• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Vedat Can Sünerin
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Vdtcnsnrn
  • https://www.instagram.com/avvtcnsnrnn
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA

İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42

Marka Hakkına Tecavüz

Marka Hakkına Tecavüz

6769 sayılı Kanun doğrultusunda tescil edilmiş bir marka; marka sahibine ilgili Kanun doğrultusunda koruma sağlar. Bu bağlamda tescil edilmiş marka üzerinde, marka sahinin izni olmaksızın, marka üzerinde tasarrufta bulunulması marka hakkının ihlal edilmesine sebep olur. Bu bağlamda marka hakkına tecavüzde; aynı veya ayırt edilemeyecek biçimde benzerinin kullanılması daha doğrusu taklit edilmesi ve bu amaçla marka üzerinden ticari çıkar elde etmek için elde bulundurulması söz konusudur. Konuya ilişkin 6769 sayılı Kanun ile marka hakkına tecavüz sayılacak fiiller açıkça düzenlenmiştir. Ve neticesinde marka hakkına tecavüz edildiğinden söz edebilmek için sayılan fiillerden birinin gerçekleşmesi gerekmektedir.


Bu bağlamda 6769 sayılı Kanun m 29 da Marka Hakkına Tecavüz Sayılan haller; '..a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek...' şeklinde düzenlenmiştir.


Sonuç olarak marka hakkına tecavüzden söz edebilmek için; öncelikle markanın usulüne uygun bir şekilde tescil edilmiş bir marka olması gerekmektedir. Aksi halde ilgili Kanunun sağladığı koruma hükümlerinden yararlanılması mümkün değildir. Ve bununla birlikte ilgili Kanunda sayılan marka hakkına tecavüz fiillerinden birinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

Marka hakkına tecavüz sayılan fiillerin yanı sıra 6769 sayılı Kanun ile marka hakkına tecavüzde cezai hükümler de düzenlenmiştir.6769 sayılı Kanun m 30 da Marka Hakkına Tecavüzle ilgili Cezai Hükümler; '...(1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur...' şeklinde düzenlenmiştir. Ancak önemle belirtilmelidir ki; marka hakkına tecavüzden dolayı cezaya hükmedebilmek için; tek başına tecavüz edilmesi yeterli görülmemektedir. Öncelikle markanın Türkiye'de tescil edilmiş olması gerekmektedir.


6779 sayılı Kanun doğrultusunda; Marka hakkı ihlal edilen marka sahibi; fiilin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde marka hakkının tecavüz edildiği gerekçesi ile şikayette bulunmalıdır. Aksi halde kendiliğinden işlem yapılmayacaktır. Çünkü marka hakkına tecavüz şikayete bağlı suçlar arasındadır. Şikayet üzerine tecavüzün önüne geçilecektir.

Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.