• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Vedat Can Sünerin
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Vdtcnsnrn
  • https://www.instagram.com/avvtcnsnrnn
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA

İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42

İşçinin Rekabet Yasağı

İşçinin Rekabet Yasağı

İşçinin sadakat borcunda belirttiğimiz gibi, işçi iş sözleşmesi devam ettiği süre içerisinde işvereni ile rekabet etmeme borcu altındadır. Bu borcun iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra da devam edebilmesi için ya iş sözleşmesine rekabet yasağı kaydı koymak ya da bu amaçla rekabet yasağı sözleşmesi yapmak gerekir. İş Kanununda rekabet yasağı sözleşmesi düzenlenmiş değildir. Buna ilişkin düzenlemeler Türk Borçlar Kanununda yer almaktadır.


Türk Borçlar Kanununun 444. maddesine göre; “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir” denilerek rekabet yasağı sözleşmesi ifade edilmektedir.

Rekabet yasağı sözleşmesi yapılabilmesinin koşulları TBK m.444/2’de belirtilmiştir. Buna göre;

-Rekabet yasağı kaydı, ancak iş ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa,

-Aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.


Rekabet yasağı sözleşmesi işçi açısından önemli engellemeler içermektedir. Bu da işçinin ekonomik geleceği açısından risk teşkil edebilir. Bu nedenle Türk Borçlar Kanunu rekabet yasağı sözleşmesine bazı sınırlandırmalar getirmiştir:

-Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve

-Süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.

Aynı zamanda Türk Borçlar Kanunu m.445/2 uyarınca hakime rekabet etme yasağını sınırlandırabilme yetkisi verilmiştir. İlgili hükme göre; “Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” denilmektedir.

Rekabet yasağına aykırı davranmanın sonuçları Türk Borçlar Kanunu m.446’da düzenlenmiştir. Buna göre;


-Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.

-Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.

-İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.


Rekabet yasağı iki şekilde sona ermektedir. Türk Borçlar Kanunu m.447 uyarınca;

-Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer.

Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.

Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.