+95321366754

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sunerinhukuk
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Sunerinhukuk
  • https://www.instagram.com/sunerinhukuk
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Mirasın Paylaşılması

Mirasın Paylaşılması

Kanun veya muris tarafından tespit edilmiş oranlara göre tereke mallarının ayrılması ve ayrılan malların mirasçıların kişisel malvarlığına girmesi için yapılması gereken işlemlerin tümü paylaşma olarak ifade edilmektedir.

Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Bu talebi diğerleri de kabul ederse rızai paylaşma yapılır. Ancak mirasçılar veya içlerinden biri ya da birkaçı paylaşma istemini kabul etmezse, yahut paylaşmanın nasıl yapılacağı konusunda mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkarsa, paylaşmayı gerçekleştirmek üzere paylaşma isteyen mirasçının dava yoluna başvurması zorunlu olur. Paylaşma davası miras bırakanın yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır. Paylaşmayı isteme hakkı herhangi bir süreye tabi değildir.

mirasın paylaşılması

Paylaşma davası çift yönlü bir dava olduğundan, taraflar hem davacı hem davalı durumundadır. Paylaşma davası kural olarak mirasçılar (yasal-atanmış) tarafından açılır. Dava açma hakkı olan bir mirasçı ölürse onun mirasçıları da bu davayı açabilir. İcra mahkemesinden yetki belgesi almışsa alacaklılar da bu davayı açabilir. Vasiyet alacaklısının bu davayı açma hakkı yoktur. Davalı olarak taksime yanaşmayan bütün mirasçıların gösterilmesi gerekir. Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur.

Paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle teselsül sona erer. Paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yükletilmemiş olan bir tereke borcunu veya üzerine üzerine aldığı miktardan fazlasını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara rücu edebilir. Rücu hakkı, ilk önce, ödenmiş olan borcu paylaşma sözleşmesiyle üstlenmiş bulunan mirasçıya karşı kullanılır. Diğer hallerde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, mirasçılardan her biri terekedeki borçları miras payı oranında ödemekle yükümlüdür.

Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.