• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Vedat Can Sünerin
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Vdtcnsnrn
  • https://www.instagram.com/avvtcnsnrnn
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA

İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42

Haczedilemez Konut

Haczedilemez Konut

Haciz işlemi, alacaklının talebi üzerine borçlunun para, aylık ya da taşınır taşınmaz malları üzerine alacak miktarı kadar icra dairesi vasıtasıyla el konulmasıdır. Hukukumuzda icrai ve hacze bağlı işlemler, İcra ve İflas Kanunun’da belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülmektedir.

Mevzuatımızca borcunu zamanında ödemeyen borçlulara karşı taşınır ve taşınmazları üzerinde haciz hakkı tanınsa da bu hakkın kullanımı sınırsız değildir. Nitekim İcra İflas Kanunu’nun 82. Maddesinde belirtildiği üzere, borçluya ait bazı mallar üzerine haciz konulması ve sonrasında satış işlemlerinin yapılması kanunen engellenmiştir.


İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun "haline münasip" evin haczedilemesi mümkün değildir. Bir meskenin, borçlunun haline münesaip ev kavrmaına uygun olup olmadığı konusu borçlunun haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin temel ihtiyaçlarına göre belirlenmektedir. Buradaki "aile" terimi,  borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri de  kapsamaktadır. Bu nedenle borçlunun borçlarından dolayı yaşadığı eve haciz  gelmesi durumunda; borçlunun ve geniş anlamda ailesinin birlikte barınabilecekleri haline münasip evin asgari ihtiyaçları belirlenerek haczedilen yerin kıymeti tespit edilmektedir. Yapılan kıtmet takdiri sonrasında evde bulunan, mahkul ölçüleri geçen  ve temel ihtiyaçlar kapsamnda bulunmayan eşyalar haczedilebilmektedir.

İİKmadde 82 kapsamında hacze kabil olmayan mallara örenek olarak: “Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, ekonomik faaliyeti bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya ile aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,  olarak sıralanabilir. Burada önemli olan nokta kanun koyucu tarafından borçlunun ve ailesinin yaşamlarını idame ettirmek için gerekli olan mal varlıklarının korunması yoluna gidilmiş olmasıdır.

Meskeniyet iddiası da borçlunun ve geniş anlamda ailesinin yaşamlarını idame ettirebilmeleri için kullandıkları haline münasip ev kavramı üzerindedir. Borçlunun yaşam tarzı, maddi geliri, asgari ihtiyaçlar üzerinden evin, haline münasip ev kapsamında olup olmadığına yapılan incelemeler ve tespitler sonucunda karar verilmektedir.

Borcundan dolayı evine haciz konulan borçlunun, yedi günlük şikayet süresi içerisinde İcra Mahkemeleri nezdinde “haczedilmezlik şikayeti” nde bulunması üzerine mahkeme kararına göre;

-Haciz kaldırılabilir,

-Dava reddedilebilir,

-Uzman kişilerce yapılan ev değer tepitinde, evin değeri çok yüksek çıkarsa ev satılabilir, borçluya haline münasip ev değerinde tutar ayrıldıktan sonra alacaklıya alacağı kadar ödeme yapılabilir.

Sonuç olarak; borçlunun ve ailesinin yaşamlarını idame ettirdikleri ev, asgari koşulları sağlamak kaydıyla ve haline münasip ev olmaları nedeniyle  haczedilemezler.

Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.