• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Vedat Can Sünerin
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Vdtcnsnrn
  • https://www.instagram.com/avvtcnsnrnn
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA

İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42

İş Sözleşmesi Türleri

İş Sözleşmesi Türleri

İşçi ile işveren arasındaki sözleşme, İş Sözleşmesi’dir. Bu sözleşme türü Borçlar Kanunu’nun 393.maddesinde;“İş sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.  

Belirsiz Süreli Sözleşme

İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin hangi tarihte sona ereceği belirlenmemiş olan sözleşmelere belirsiz süreli iş sözleşmeleri denilmektedir. 

Belirli Süreli İş Sözleşmesi

Belirli süreli iş sözleşmesi İş Kanunun 11. maddesinde; “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.” olarak tanımlanmıştır.  Kanun hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere iş sözleşmelerinde esas olan iş ilişkisinin belirsiz süreli olması ise de belirli bir olgunun ortaya çıkması ve objektif koşullar gibi nedenlerle iş ilişkisi belirli süreli olarak da kurulabilmektedir.


İş kanununa göre belirli süreli iş sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerekmektedir. Her ne kadar belirsiz süreli iş sözleşmesi bakımından şekil serbestisi bulunmaysa da İş Kanunu belirli süreli iş sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunluluğunu getirmiştir. Bununla birlikte İş Kanunu’nun 12. maddesine göre de belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamamaktadır.

Belirli süreli olarak düzenlenen bir sözleşmenin kanunen geçerliliğinin olması için bazı şartlar söz konusudur. Bunlar; işin belirli süreli olması, belirli bir işin tamamlanmasına yönelik olması, belirli bir olgunun ortaya çıkması ve yazılı olarak yapılmasıdır.

Kısmi Süreli İş Sözleşmesi

İş Kanunu’nda işçiler için normal haftalık 45 saatlik çalışma süresi belirlenmiştir. İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir. İş Kanunu’na İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.6 uyarınca; “İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışma sayılır.” hükmü yer almaktadır. Örneğin tam süreli iş yerinde normal haftalık çalışma süresi eğer İş Kanunu düzenlemesine uygun olarak 45 saat ise haftada en fazla 30 saate kadar yapılan çalışmaları kapsayan iş sözleşmeleri kısmi süreli sayılacaktır.


Tam Süreli İş Sözleşmesi

Bilindiği üzere 4857 Sayılı İş Kanununda haftalık çalışma saati olarak 45 saat belirlenmiştir. Bu anlamda 4857 Sayılı İş Kanununda tam süreli iş sözleşmesinin net olarak bir tanımı yapılmamış olmakla birlikte haftalık 45 saat çalışan bir kişinin sözleşmesi tam süreli iş sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir.

Çağrı Üzerine Çalışma İş Sözleşmesi

Çağrı üzerine çalışmaya dayalı iş sözleşmesi, İş Kanunu’nun 14.maddesi hükmünde düzenlenmiştir. İş Kanununun 14.maddesi hükmüne göre; “Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir. Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır. İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat çalıştırmak zorundadır” şeklinde düzenlenmiştir. Çağrı üzerine çalışmaya dayalı iş sözleşmesi, bir esnek kısmi süreli çalışma türüdür.


Deneme Süreli İş Sözleşmesi

Taraflarca iş sözleşmesinde bir deneme süresi öngörülmesi halinde ortaya çıkan sözleşme türüdür.

4857 Sayılı İş Kanununun Deneme süreli iş sözleşmesi başlıklı 15. maddesinde; “Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda, bunun süresi en çok iki ay olabilir. Ancak deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.” denilmektedir.


Takım İş Sözleşmesi

Birden çok işçinin meydana getirdiği takımı temsilen, işçilerden birinin işveren ile yaptığı sözleşme takım iş sözleşmesidir.

4857 Sayılı İş Kanununun Takım sözleşmesi ile oluşturulan iş sözleşmeleri başlıklı 16. Maddesinde; “Birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden birinin, takım kılavuzu sıfatıyla işverenle yaptığı sözleşmeye takım sözleşmesi denir. Takım sözleşmesinin, oluşturulacak iş sözleşmeleri için hangi süre kararlaştırılmış olursa olsun, yazılı yapılması gerekir. Sözleşmede her işçinin kimliği ve alacağı ücret ayrı ayrı gösterilir. Takım sözleşmesinde isimleri yazılı işçilerden her birinin işe başlamasıyla, o işçi ile işveren arasında takım sözleşmesinde belirlenen şartlarla bir iş sözleşmesi yapılmış sayılır. Ancak, takım sözleşmesi hakkında Borçlar Kanununun 110 uncu maddesi hükmü de uygulanır. İşe başlamasıyla iş sözleşmesi kurulan işçilere ücretlerini işveren veya işveren vekili her birine ayrı ayrı ödemek zorundadır. Takım kılavuzu için, takıma dahil işçilerin ücretlerinden işe aracılık veya benzeri bir nedenle kesinti yapılamaz.” denilmektedir.


Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.