• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Vedat Can Sünerin
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Vdtcnsnrn
  • https://www.instagram.com/avvtcnsnrnn
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA

İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42

Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Menfi tespit davası, borçlunun borcunun bulunmadığının tespiti davasıdır. Bu dava, borçlunun borcu henüz ödemeden açabileceği bir davadır. Borçlu icra takibinden önce veya sonra borçlu olmadığının tespiti için bu davayı açabilirse de; icra takibinden önce alacaklıya ne kadar borcu bulunduğunun tespiti için bu davayı açamaz. Menfi tespit davasına örnek olarak; senetteki imzanın kendisine ait olmadığının tespiti, işin yapılmadığı bu yüzden çeklerin karşılıksız kaldığının tespiti, hata, hile ve ikrah nedeniyle borç senedinin geçersiz olduğunun tespiti, alacaklının iddia ettiği alacağı ödeme nedeniyle borçlu olmadığının tespiti gibi davalar gösterilebilir.


Borçlu, menfi tespit davasını en geç borç ödeninceye kadar geçecek olan süre içerisinde açabilir. Menfi tespit davasının ne kadar süre içerisinde açılabileceği hususunda İcra ve İflas Kanunu’nda özel bir süre öngörülmemiştir.

Davanın borçlu(davacı) açısından kabulü halinde borcu ödemekten kurtulur. Davanın reddi halinde ise borçlu, borcu ödemek zorundadır. Ayrıca bu durumda dava konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata da kendiliğinden hükmedilir. Alacaklının talebinin olmasına gerek yoktur.

İstirdat davası ise; borçlu icra takibi sürecinde, borçlu olmadığı parayı cebri icra tehdidi altında ödemişse, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için alacaklıya karşı açacağı davadır. İstirdat davası; borçlunun parayı doğrudan doğruya alacaklıya ya da icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp bedelinin icra dairesi kasasına girdiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmalıdır.


İcra ve İflas Kanunu’nun 72. Maddesinde de anılan davalar açıklanmıştır. İlgili hükme göre; “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.  Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.” Denilmektedir.


Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.