• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Vedat Can Sünerin
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Vdtcnsnrn
  • https://www.instagram.com/avvtcnsnrnn
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA

İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42

İtirazın İptali Davası

İtirazın İptali Davası

Genel haciz yoluyla ilamsız takiplerde borçlunun itirazı (ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde)  üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlardan biri İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası takip alacaklısı tarafından itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. İtirazın iptali davası, borcun tamamına veya bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz hallerinde de açılabilir.


İcra ve İflas Kanunu  m.68 ve m.68/a’ da sayılan belgelerden birine sahip olan alacaklı itirazı hükümden düşürmek için itirazın kaldırılması davası açabiliyorken; İcra ve İflas Kanunu’nun 68 ve 68/a maddelerinde sözü edilen belgelerden birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz geçerli değil ise alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yarar yoktur.

İcra ve İflas Kanunu m.67/1 uyarınca; “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.”  Yani itirazın iptali davası; alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde, borçlunun itiraz ettiği alacağın tespiti ve ödetilmesi istemiyle açtığı bir davadır. Davacı alacaklı, itirazın iptali davasında; takip konusu alacağın varlığına, davalı borçlunun dava konusu alacağı bu takipte ödemek zorunda olduğuna karar verilmesini ve borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini isteyecektir. Mahkemece söz konusu alacağın varlığına ilişkin karar verilirse; itirazın iptal edilmesine ve takibin devam edilmesine karar verir.


İcra İnkar Tazminatı

İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrasında ise; itirazın iptali davası sonucunda borçlu tarafından yapılan itirazın haksızlığına karar verilirse, borçlu hükmolunan borç miktarının asgari yüzde yirmisi oranında bir tazminata hükmedilir. Dava sonucundan icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafından dava dilekçesinde açıkça tazminatın istenmiş olması gereklidir. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için ödeme emrine kötü niyetli itiraz etmiş olması kural olarak şart değildir. Ancak alacağın likit olması yani belirli ya da belirlenebilir bir alacak olması icra inkar tazminatına hükmedilmesi için önem arz etmektedir.


İlgili hükme göre de; “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” Denilmektedir.

Kötü Niyet Tazminatı

Yukarıda bahsedilen ilgili hüküm gereğince, itirazın iptali davasının alacaklı aleyhine sonuçlanması halinde borçlu lehine tazminata hükmedilecektir. Bu tazminat kötü niyet tazminatıdır. Kötü niyet tazminatı, red olunan alacağın yüzde yirmisinden az olamaz.


Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.