ALACAĞIN TEMLİKİ

Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve devamı maddeleri ile düzenlenen alacağın devri bir borcun alacaklısına kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacak hakkını bir başka kişiye devredebilmesi yetkisini vermektedir. Alacağın devri ile alacaklı, alacak ve ona bağlı bütün hakları, alacaklı ile borçlu arasında akdedilmiş bulunan sözleşmede alacağın devredilemeyeceğine ilişkin bir hükmün bulunmaması şartı ile ve borçlunun rızası aranmaksızın devralan kişiye devredebilmektedir.

TBK m.184 uyarınca alacağın devrinin ancak yazılı olarak yapılmış olması halinde geçerli olacağı ifade edilmektedir. Ancak alacağın devri sözünü vermek herhangi bir şekle bağlı olmaksızın yapılabilmektedir.

Alacağın Devrinin Şartları

-Alacağın devrinin mümkün olabilmesi için öncelikle bir alacak hakkının bulunması gerekmektedir. Buna göre borcun hiç doğmamış olan veya borcun ödenmesi, ibrası, takas veya mahsup edilmiş olması vb nedenlerle sona eren alacak, alacağın devri işlemlerine konu olamamaktadır.

-TBK m.183 uyarınca kanun kaynaklı bir engel bulunması, taraflarca yapılan sözleşmede alacağın devredilemeyeceğinin belirtilmesi veya işin niteliği gereği devredilemeyecek olan alacakların söz konusu olması halinde devre konu olamayacaktır. 

-TBK m.184 uyarıca alacağın devri işleminin geçerliliği yazılı olarak yapılmış olmasına bağlıdır.

-Geçerli bir alacağın devri için alacağı devredenin tasarruf yetkisine sahip olması gerekmektedir.

Borçlunun Korunmasına Dair Hükümler

Alacağın devredilmesi işleminin geçerli olabilmesi için onayı alınmayan ve hatta kendisine haber dahi verilmesine gerek bulunmayan borçlunun korunması adına TBK tarafından bazı hükümler düzenlenmektedir.

1) Borçlunun eski alacaklıya ifada bulunarak borcundan kurtulması

Temlik işlemi borçluya bildirilmemişse borçlu, iyi niyetle eski alacaklıya; alacağın birden fazla temliki durumunda son alacaklı yerine önceki alacaklılardan herhangi birine ifada bulunarak borcundan kurtulur. Bildirilmişse iyi niyetten söz edilememektedir. Bildirim herhangi bir şekle bağlı değildir. Borçlu alacağın çekişmeli olmasına rağmen alacaklılardan birine ifada bulunursa ikinci kez ifayla karşı karşıya kalabilir.

2) Defi ve itiraz ( Borçlunun Savunması)

Yeni alacaklıya karşı da ileri sürülebilmektedir. Daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, temelleri öğrenildiği anda mevcut olan defi ve itirazları da ileri sürebilir. Borç takas edilecekse borçlunun alacağı devredilen alacaktan önce muaccel olmalıdır.

Alacağı Devredenin Garanti Sorumluluğu

TBK m.191, devrin bir edim karşılığı olarak yapılmış olması halinde alacağı devreden kişinin devralan kişiye karşı alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olduğunu belirtmektedir. Bu doğrultuda alacağın bir edim karşılığı olmaksızın devredilmiş olması veya kanun gereğince başkasına geçmesi hallerinde devreden veya önceki alacaklı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden ötürü herhangi bir sorumlu olmamaktadır.

TBK uyarınca düzenlenen alacağı devredenin garanti sorumluluğu kapsamında alacağı devralan kişi, alacağı devreden kişiden şu taleplerde bulunabilmektedir;

-İfa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesi,

-Devrin sebep olduğu giderleri

-Borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri

-Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararları

İfaya Yönelik Devir ve İfa Yerine Devir

 

TBK m.192 uyarınca; “Alacaklı, alacağını borcu ifaya yönelik olarak devretmekle birlikte borca mahsup edilecek miktarı belirlememişse devralan, ancak borçludan aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktarı, kendi alacağına mahsup etmek zorundadır.” denilmektedir. İfa yerine devir halinde ise alacağı devredenin garanti yükümlülüğü var kabul edilmekte ve buna göre sorumlu olmaktadır.