
Adli sicil kaydındaki hatalı bilgilerin düzeltilmesi, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü nezdinde yürütülen idari bir işlemdir. Hatalı olduğunu düşündüğünüz kayıtlar için e-Devlet Kapısı üzerinden sunulan “Adli Sicil Silme ve Düzeltme Talebi” hizmetini kullanarak dijital başvuru yapabilir veya doğrudan Genel Müdürlüğe yazılı dilekçe ile başvuruda bulunabilirsiniz. Başvuru sürecinde, hatanın türüne göre kesinleşme şerhli mahkeme kararı veya infaz belgesi gibi kanıtlayıcı belgelerin sunulması zorunludur.
Adli sicil düzeltme işlemleri yalnızca Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür.
Kesinleşme şerhli mahkeme kararı veya infazı gösteren yerine getirme fişi gibi resmi belgeler ispat için şarttır.
e-Devlet üzerinden dijital başvuru yapılabileceği gibi, posta yoluyla yazılı dilekçe ile de müracaat edilebilir.
Adli Sicil ve Arşiv Kaydı Nasıl Alınır?
Adli sicil ve arşiv kaydınızı almanın en hızlı yolu e-Devlet Kapısı üzerinden “Adli Sicil Kaydı Sorgulama” hizmetini kullanmaktır. Sisteme giriş yaptıktan sonra belgenin verileceği kurum türünü (resmi, özel veya yabancı ülke) seçerek barkodlu belgenizi anında oluşturabilirsiniz.
e-Devlet şifresi olmayan veya fiziki belgeye ihtiyaç duyan kişiler, bulundukları yerdeki adliyelerde bulunan Adli Sicil Bürolarına kimlik belgeleri ile bizzat başvurabilirler. Vekalet yoluyla yapılacak başvurularda, vekaletnamede adli sicil bilgilerini talep etme konusunda özel yetkinin bulunması zorunludur.
Adli Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Arasındaki Fark Nedir?
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu kapsamında bu iki kayıt türü farklı hukuki statülere sahiptir. Adli sicil kaydı, kişinin kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarını ve güvenlik tedbirlerini içeren güncel ve aktif kayıtların bulunduğu temel sistemdir.

Arşiv kaydı ise infazı tamamlanmış, adli sicilden silinmesi gereken ancak yasal sürelerle saklanmaya devam eden geçmiş mahkûmiyet bilgilerinin tutulduğu ikincil kayıt sistemidir. Bir belgede “Adli sicil kaydı yoktur, arşiv kaydı vardır” ibaresinin yer alması, kişinin güncel bir mahkûmiyeti olmadığını ancak geçmişte infazı tamamlanmış bir kaydının bulunduğunu ifade eder.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Adli sicil kaydındaki hatalı verilerin düzeltilmesi idari bir süreçtir ve doğrudan Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü nezdinde yürütülür. Başvuru yaparken, hatanın mahiyetine uygun belgelerin, özellikle kesinleşme şerhli mahkeme kararlarının eksiksiz sunulması, sürecin hızlı sonuçlanması açısından kritiktir. Silme ve düzeltme taleplerinin hukuki dayanakları farklı olduğundan, başvurunun içeriği bu ayrım gözetilerek hazırlanmalıdır. Yanlış merciye yapılan başvurular zaman kaybına yol açabileceği için kurumun yetki alanı ve başvuru yöntemleri dikkatle incelenmelidir.”
Hatalı Kayıt Düzeltme Süreci ve Adımlar
Hatalı bir kayıtla karşılaşıldığında izlenmesi gereken adımlar, hatanın türüne göre değişiklik gösterir. İlk olarak isim benzerliği, beraat kararının işlenmemesi veya infazın tamamlanmasına rağmen kaydın silinmemesi gibi durumları netleştirmeniz gerekir.
İlgili mahkemeden kesinleşme şerhli karar örneğini veya infazı gösteren yerine getirme fişini temin ettikten sonra e-Devlet üzerindeki “Adli Sicil Silme ve Düzeltme Talebi” hizmetini kullanın. Yazılı başvuru tercih ederseniz, dilekçenizi ve ekindeki belgeleri Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne posta yoluyla gönderebilirsiniz.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Adli sicil kayıtları idari bir işlem olduğundan, düzeltme talepleri doğrudan mahkemelere değil, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne yapılmalıdır. Mahkemeler, adli sicil kaydının düzeltilmesi konusunda doğrudan bir başvuru mercii değildir.
Silme ve düzeltme süreçlerinin birbirine karıştırılması başvuruların reddedilmesine yol açan en yaygın hatalardan biridir. Silme işlemi yasal sürelerin dolmasıyla gerçekleşen bir süreçken, düzeltme mevcut verinin yanlış olduğunun ispatına dayanır. Ayrıca mahkeme kararlarında kesinleşme şerhinin bulunmaması, inceleme sürecini uzatan en önemli eksikliktir.
Yabancı Ülke Mahkeme Kararlarının Adli Sicil Kaydına Etkisi
Yabancı bir ülkede verilen mahkûmiyet kararlarının Türkiye’deki adli sicil kayıtlarına işlenebilmesi için öncelikle bu kararların Türk hukuk sisteminde tanınması ve tenfizi gerekir. Yabancı mahkeme kararı, Türk mahkemeleri tarafından tanınmadığı sürece adli sicil sistemine doğrudan veri girişi yapılamaz. Bu nedenle, yabancı bir ülkede alınan cezanın sicilinizde hatalı veya eksik göründüğünü düşünüyorsanız, öncelikle kararın Türkiye’de tanınmasına ilişkin hukuki süreci tamamlamanız şarttır.
Tanıma ve tenfiz kararı kesinleştikten sonra, ilgili mahkeme kararı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne iletilerek kaydın güncellenmesi talep edilebilir. Yabancı dildeki belgelerin noter onaylı Türkçe tercümeleri ve apostil şerhi gibi usul şartları, başvurunun kabul edilebilirliği açısından kritik öneme sahiptir. Eksik veya usulüne uygun olmayan belgelerle yapılan başvurular, idari inceleme aşamasında reddedilebilir.
Arşiv Kaydının Silinmesi ve Memnu Hakların İadesi
Arşiv kaydında yer alan bilgilerin silinmesi, kural olarak kişinin ölümü veya cezanın infazından itibaren belirli sürelerin geçmesiyle kendiliğinden gerçekleşir. Ancak, bazı suç tiplerinde veya özel kanunlarda öngörülen durumlarda, arşiv kaydının silinmesi için mahkemeden “memnu hakların iadesi” kararı alınması gerekebilir. Bu karar, kişinin mahkûmiyetten kaynaklanan yasaklılık halini ortadan kaldırarak, arşiv kaydının adli sicil sisteminden tamamen temizlenmesine olanak tanır.
Memnu hakların iadesi kararı alındığında, bu kararın kesinleşmiş örneği ile birlikte Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulunulmalıdır. Kararın sisteme işlenmesi, kişinin geçmiş mahkûmiyetine bağlı olarak karşılaştığı hak mahrumiyetlerini sonlandırır. Başvuru sırasında mahkeme kararının kesinleşme şerhini taşıması, idari işlemin hızlı sonuçlanması için zorunludur. Kararın sisteme işlenmemesi durumunda, arşiv kaydı görünmeye devam edebilir ve bu durum idari bir hata olarak değerlendirilerek düzeltme talebine konu edilebilir.
Adli Sicil Kaydında İsim ve Kimlik Bilgisi Uyuşmazlıkları
Adli sicil kayıtlarında en sık karşılaşılan teknik hatalardan biri, isim benzerliği veya hatalı T.C. kimlik numarası girişi nedeniyle başkasına ait mahkûmiyetin kişinin siciline işlenmesidir. Bu tür bir hata tespit edildiğinde, sadece dilekçe vermek yeterli olmayıp, kişinin ilgili mahkûmiyetin kendisine ait olmadığını ispat etmesi gerekir. Başvuru sırasında nüfus kayıt örneği ile birlikte parmak izi verilerinin karşılaştırılmasına yönelik talep, hatanın hızlıca tespit edilmesini sağlayan en etkili yöntemdir.
Uygulamada, kişinin kimlik bilgileri ile sistemdeki verinin eşleşmemesi durumunda, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ilgili mahkemeden dosya numarasını teyit eder. Eğer mahkeme kayıtlarında kişinin kimlik bilgileri ile hükümlünün bilgileri arasında bir çelişki tespit edilirse, kayıt idari yolla düzeltilir. Bu süreçte, kişinin kendi kimlik bilgilerini kanıtlayan resmi belgeleri eksiksiz sunması, inceleme süresini doğrudan etkileyen bir unsurdur. Yanlış işlenen kaydın düzeltilmesi için mahkemeye değil, doğrudan Genel Müdürlüğe başvurulması, sürecin usul ekonomisi açısından en doğru yoldur.
Sıkça Sorulan Sorular
Adli sicil kaydım neden silinmiyor?
Yasal sürelerin dolup dolmadığını kontrol etmelisiniz. İnfaz tamamlanmış olsa dahi, arşiv kaydına alınma ve oradan silinme süreleri suçun türüne göre değişiklik gösterebilir.
İsim benzerliği nedeniyle başkasının suçu benim sicilimde görünüyor, ne yapmalıyım?
Nüfus kayıt örneğinizle birlikte parmak izi verilerinizin karşılaştırılmasını talep eden bir dilekçe ile Genel Müdürlüğe başvurmanız en etkili yöntemdir.
HAGB kararı sicilde görünür mü?
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararları adli sicil kaydına işlemez; yalnızca yargı mercilerinin görebildiği özel bir sicilde tutulur.
Başvurumun sonucunu nasıl öğrenebilirim?
Başvurularınızı e-Devlet üzerinden “Adli Sicil Silme ve Düzeltme Talebi” hizmeti ile takip edebilir, cep telefonu numaranızın kayıtlı olması halinde SMS ile bilgilendirme alabilirsiniz.
