
Miras paylaşımında mirasçılardan birinin imza vermemesi, taşınmazın tapuda rızaen satışını veya devrini kural olarak durdurur; ancak bu durum mülkiyetin kilitlendiği ve hiçbir işlem yapılamayacağı anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu uyarınca mirasçılar, tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyetine sahiptir ve tasarruf işlemleri için oybirliği gerekir. Bir mirasçının rıza göstermemesi halinde, diğer mirasçılar Ortaklığın Giderilmesi Davası (izale-i şuyu) açarak mahkeme kararıyla ortaklığı sonlandırabilir ve taşınmazın satışını sağlayabilirler.
Miras Ortaklığı ve Elbirliği Mülkiyeti Nedir?
Mirasbırakanın vefatıyla birlikte, mirasçılar arasında kanun gereği kendiliğinden bir miras ortaklığı doğar. Bu ortaklıkta mirasçılar, terekeye dahil tüm malvarlığı değerleri üzerinde elbirliği mülkiyetine sahiptir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirli bir payı yoktur; her bir mirasçının hakkı, terekeye giren malların tamamına yaygındır.
Bu mülkiyet türünde, taşınmazın satışı veya devri gibi tasarruf işlemleri için tüm mirasçıların oybirliğiyle karar vermesi şarttır. Bir mirasçının imza vermemesi, bu tasarruf işleminin tapu müdürlüğünde gerçekleştirilmesini engeller. Bu nedenle, mirasçılar arasında uzlaşma sağlanamadığı durumlarda mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesi için hukuki yollara başvurulması gerekir.
Mirasçılardan Biri İmza Vermiyorsa İzlenecek Yol
Mirasçılardan biri imza vermeyi reddediyorsa veya ulaşılamıyorsa, ortak mülkiyet ilişkisini sona erdirmek için şu adımlar izlenir:

- Zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması.
- Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması halinde son tutanağın alınması.
- Sulh Hukuk Mahkemesi’nde ortaklığın giderilmesi davasının açılması.
Arabuluculuk süreci tamamlanmadan doğrudan dava açılması, davanın usulden reddine yol açar. Bu nedenle dava şartı olan arabuluculuk aşaması, sürecin en kritik halkasını oluşturur. Arabuluculukta tarafların anlaşamaması durumunda, mahkeme süreci taşınmazın satışını veya aynen taksimini değerlendirmek üzere başlatılır.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Miras ortaklığının giderilmesi sürecinde en kritik nokta, dava şartı olan arabuluculuk aşamasının eksiksiz tamamlanmasıdır. Bir mirasçının imza vermemesi, mülkiyetin paylaşımını imkansız kılmaz ancak izlenecek usulü değiştirir. Özellikle taşınmaz üzerinde bulunan yapılar veya muhdesat durumu, davanın seyrini ve sonuçlarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle, dava açmadan önce tüm mirasçıların tespiti ve taşınmazın hukuki durumunun netleştirilmesi, sürecin daha öngörülebilir ilerlemesini sağlar. İntikal işleminin yapılmamış olması dava açılmasına engel teşkil etmez, ancak sürecin resmi kayıtlara tam yansıması için gereklidir.”
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ortaklığın giderilmesi davalarına bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmalıdır ve bu yetki kuralı kesindir.
Mahkeme, öncelikle taşınmazın aynen taksim edilip edilemeyeceğini değerlendirir. Eğer taşınmazın niteliği veya imar durumu bölünmeye uygun değilse, satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilir. Satış, açık artırma usulüyle gerçekleştirilir ve elde edilen bedel, mirasçıların payları oranında paylaştırılır.
İntikal İşlemi ve Dava İlişkisi
İntikal, vefat eden kişinin tapuda kayıtlı taşınmazlarının, mirasçılık belgesinde belirtilen mirasçılar adına tapu siciline tescil edilmesi işlemidir. İntikal işlemi, mirasçıların taşınmaz üzerindeki haklarını resmi kayıtlara geçirmek için gereklidir.
İntikal yapılmazsa, taşınmaz üzerinde satış veya devir gibi işlemler gerçekleştirilemez. Ancak, intikal yapılmamış olması ortaklığın giderilmesi davası açılmasına engel değildir; dava sürecinde mahkemece intikal işlemleri de tamamlanabilir. Bu durum, mirasçıların dava açma hakkını kısıtlamaz.
Taşınmazın Aynen Taksimi ve Satış Yöntemleri
Mahkeme, ortaklığın giderilmesi davasında öncelikle taşınmazın aynen taksim edilip edilemeyeceğini değerlendirir. Aynen taksim, taşınmazın paylar oranında bölünerek mirasçılara ayrı ayrı mülkiyet olarak verilmesidir.
Eğer taşınmazın niteliği veya imar durumu bölünmeye uygun değilse, satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilir. Satış, açık artırma usulüyle gerçekleştirilir ve elde edilen bedel, mirasçıların payları oranında paylaştırılır. Taşınmazın aynen taksimi, ancak taşınmazın değer kaybına uğramadan bölünebilir olması durumunda mümkündür.
Taşınmaz Üzerindeki Muhdesat ve Paylaşım Etkisi
Miras kalan taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç veya benzeri yapılar, hukuk dilinde muhdesat olarak adlandırılır ve ortaklığın giderilmesi davasında mülkiyetin paylaşımını karmaşık hale getirebilir. Eğer bir mirasçı, taşınmaz üzerindeki yapının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa, bu durumun tapu kütüğüne şerh edilmesi veya ayrı bir tespit davası ile belirlenmesi gerekebilir. Muhdesatın varlığı, taşınmazın aynen taksimi veya satışı aşamasında değerleme raporlarını doğrudan etkiler.
Mahkeme, taşınmazın satış bedelinin paylaştırılması sırasında, muhdesatın kime ait olduğunun tespit edilmesini bekleyebilir. Eğer mirasçılar arasında muhdesatın aidiyeti konusunda uyuşmazlık varsa, bu durum ortaklığın giderilmesi davasında bekletici mesele yapılabilir. Bu nedenle, taşınmazın değerini artıran yapıların varlığı durumunda, mirasçıların dava öncesinde bu yapıların hukuki statüsünü netleştirmesi, satış sonrası paylaşımlarda yaşanabilecek hak kayıplarını önlemek adına kritik bir adımdır.
Mirasçılardan Birine Ulaşılamaması ve Tebligat Süreci
Mirasçılardan birinin imza vermemesinin ötesinde, adresinin bilinmemesi veya kendisine ulaşılamaması durumu, ortaklığın giderilmesi davasının seyrini teknik olarak uzatabilir. Mahkeme, davalı mirasçıya tebligat yapılabilmesi için MERNİS adreslerini esas alır; ancak bu adreste tebligat yapılamazsa, ilan yoluyla tebligat gibi usullere başvurulur. Bu süreç, davanın sonuçlanma süresini doğrudan etkileyen bir prosedürdür.
Dava sürecinde mirasçılardan birinin ölmüş olması durumunda ise, o mirasçının kendi mirasçılarının davaya dahil edilmesi zorunludur. Mahkeme, terekenin tam olarak belirlenmesi için tüm paydaşların davada taraf olmasını şart koşar. Eğer bir mirasçıya ulaşılamadığı için süreç tıkanırsa, mahkeme tarafından atanan kayyım aracılığıyla da işlemlerin yürütülmesi mümkün olabilir. Bu tür teknik engeller, davanın usulden reddedilmemesi için mirasçıların tereke kayıtlarını güncel tutmalarını gerektirir.
Satış Bedelinin Paylaştırılmasında Paydaş Hakları
Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın açık artırma ile satılması durumunda, elde edilen satış bedeli tüm mirasçılara miras payları oranında dağıtılır. Satış bedelinden öncelikle satış masrafları, harçlar ve varsa taşınmaz üzerindeki ipotek gibi yükümlülükler düşülür. Kalan tutar, mirasçılık belgesindeki paylar esas alınarak paydaşlara ödenir; mirasçılardan birinin imza vermemesi, bu ödeme aşamasında herhangi bir hak kaybına yol açmaz.
Eğer mirasçılardan biri, taşınmazın satışına rıza göstermediği için dava açılmasına sebebiyet vermişse, yargılama giderleri ve vekalet ücreti paydaşlar arasında payları oranında paylaştırılır. Ancak, davanın açılmasına neden olan mirasçının, diğer mirasçıların haklarını kötü niyetli olarak engellediği durumlarda, mahkeme yargılama giderlerinin farklı bir şekilde paylaştırılmasına karar verebilir. Satış bedelinin mirasçılara ulaştırılması, mahkeme veznesi aracılığıyla veya doğrudan banka hesaplarına gönderilerek gerçekleştirilir; bu aşamada mirasçıların kendi aralarında tekrar bir imza süreci yürütmelerine gerek kalmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Babadan kalan hisseli tapu nasıl alınır?
Babadan kalan taşınmazlar için öncelikle veraset ilamı alınmalıdır. Ardından tapu müdürlüğüne başvurarak intikal işlemi yapılabilir. Eğer mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa, ortaklığın giderilmesi davası ile süreç mahkeme eliyle yürütülür.
Anne yaşarken malını istediğine verebilir mi?
Evet, kişi hayattayken malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. Ancak saklı pay sahibi mirasçıların hakları, miras hukukundaki tenkis davası gibi yollarla korunabilir.
Baba yaşarken miras davası açılır mı?
Hayır, miras ancak ölümle birlikte açılır. Kişi hayattayken miras davası açılamaz.
Veraset ilamı imzalamazsa ne olur?
Veraset ilamı, mirasçıların kim olduğunu gösteren resmi bir belgedir. Bu belgenin alınması için diğer mirasçıların imzasına gerek yoktur; herhangi bir mirasçı tek başına başvurarak bu belgeyi alabilir.
