Taşınmaz, Şirket Payı ve Banka Hesapları Tasfiyeye Nasıl Dahil Edilir?

Taşınmaz, Şirket Payı ve Banka Hesapları Tasfiyeye Nasıl Dahil Edilir?

Taşınmaz, şirket payı ve banka hesapları, boşanma davasının açıldığı tarihte mevcut olan değerleri üzerinden, edinilmiş mal veya kişisel mal ayrımı yapılarak tasfiyeye dahil edilir. Bu varlıklar üzerindeki hak talebi, mülkiyetin devri şeklinde değil, hesaplanan katılma alacağı veya değer artış payı tutarında bir para alacağı olarak ileri sürülür.

Tasfiyeye Dahil Etme Süreci ve Adımlar

Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasının kesinleşmesiyle birlikte yürütülen ayrı bir hukuki süreçtir. İlk adım olarak boşanma davasının açıldığı tarihte eşlerin sahip olduğu tüm taşınmazlar, şirket hisseleri ve banka hesapları belirlenir.

İkinci aşamada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca evlilik birliği içinde edinilen değerler “edinilmiş mal”, evlilik öncesi sahip olunanlar veya miras/bağış yoluyla gelenler “kişisel mal” olarak sınıflandırılır. Tasfiye anındaki piyasa rayiç değerleri üzerinden hesaplama yapılır ve edinilmiş malların toplam değerinden borçlar düşülerek kalan “artık değerin” yarısı üzerinde diğer eşin katılma alacağı doğar.

Varlık Türlerine Göre Tasfiye

Evlilik içinde edinilen taşınmazlar, aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal sayılır. Taşınmazın alımında kişisel mal kullanılmışsa, bu oran nispetinde “değer artış payı” hesaplanır.

Taşınmaz, Şirket Payı ve Banka Hesapları Tasfiyeye Nasıl Dahil Edilir?

Şirket paylarında ise şirketin evlilik öncesi kurulmuş olması durumunda, evlilik süresince elde edilen kâr payları veya değer artışları edinilmiş mal olarak tasfiyeye dahil edilir. Banka hesaplarında boşanma dava tarihindeki bakiye esas alınır; paranın kaynağı edinilmiş mal ise paylaşılır, ancak miras veya kişisel malın geliri ise kişisel mal olarak ayrılır.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Mal rejiminin tasfiyesinde en kritik nokta, boşanma davasının açıldığı tarihteki malvarlığı değerlerinin doğru tespit edilmesidir. Bir malın kişisel mal olduğu iddiası, tanık beyanıyla değil, tapu, banka dekontu veya mirasçılık belgesi gibi somut delillerle ispatlanmalıdır. Ayrıca, tasfiye davasının boşanma davasından ayrı bir süreç olduğu ve boşanma kararı kesinleşmeden esasa girilemeyeceği unutulmamalıdır. Talep edilen hakkın ayni bir hak değil, hesaplanan değer üzerinden bir para alacağı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.”

Önemli Şartlar ve İstisnalar

Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma davasının sonucuna bağlıdır ve boşanma davası kesinleşmeden tasfiye davası sonuçlandırılamaz. Eşlerden birinin, diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla boşanmadan önce yaptığı karşılıksız kazandırmalar veya mal kaçırma işlemleri, sanki mevcutmuş gibi tasfiye hesabına eklenir.

Tasfiye davasında taşınmazın tapusunun yarısını istemek mümkün değildir; talep, hesaplanan değerin para karşılığıdır. İspat yükü konusunda, bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bu iddiasını somut belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.

Görevli Merci, Süre ve Deliller

Aile Mahkemeleri bu davalarda görevlidir. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde mal rejiminin tasfiyesi davası açılmalıdır.

Tapu kayıtları, ticaret sicil kayıtları, banka hesap dökümleri ve kredi sözleşmeleri temel delillerdir. Mahkeme, tarafların talebi üzerine ilgili kurumlara müzekkere yazarak bu kayıtları celp eder.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

En sık karşılaşılan hata, boşanma davası kesinleşmeden tasfiye davasının esasına girileceğinin düşünülmesidir. Ayrıca, katılma alacağı yerine doğrudan taşınmazın tapusunun devrinin talep edilmesi hukuken mümkün değildir.

Kişisel mal iddiasının somut delillerle desteklenmemesi de büyük bir risktir; ispatlanamayan her malın edinilmiş mal sayılacağı kuralı göz ardı edilmemelidir.

Şirket Paylarının Değerlemesinde İzlenecek Yöntemler

Şirket paylarının tasfiyeye dahil edilmesinde, hissenin edinildiği tarih ile boşanma davasının açıldığı tarih arasındaki değer artışı kritik bir rol oynar. Şirket, evlilik öncesinde kurulmuş olsa dahi, evlilik süresince şirketin öz sermayesinde meydana gelen artışlar veya şirketin ticari faaliyetlerinden elde edilen ve eşlerin ortak tasarrufunda bulunan birikimler edinilmiş mal niteliği taşır. Bu noktada, şirketin tasfiye tarihindeki gerçek piyasa değeri, uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılacak ticari defter ve kayıt incelemeleriyle belirlenir.

Uygulamada, şirketin sadece kayıtlı sermayesi üzerinden değil, şirketin sahip olduğu taşınmazlar, demirbaşlar ve ticari itibar gibi tüm aktif ve pasif kalemleri dikkate alınarak hesaplama yapılması esastır. Eğer şirket payı, eşlerden birine miras yoluyla intikal etmişse veya kişisel malın satılmasıyla elde edilen bedelle iktisap edilmişse, bu paylar tasfiye hesabının dışında tutulur. Ancak, bu payların evlilik birliği süresince elde edilen gelirleri, aksi kararlaştırılmadıkça edinilmiş mal olarak kabul edilerek paylaşıma konu edilir.

Banka Hesaplarında Kaynak ve Hareket Analizi

Banka hesaplarındaki bakiyelerin tasfiyeye dahil edilmesi, paranın kaynağının ispatlanmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Boşanma davasının açıldığı tarihte mevcut olan hesap bakiyeleri, aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal karinesine tabidir. Bir eş, hesabındaki paranın kişisel malından (örneğin evlilik öncesi birikim, miras veya tazminat) geldiğini iddia ediyorsa, bu iddiasını banka dekontları, havale kayıtları veya hesap hareketlerini gösteren belgelerle kanıtlamak zorundadır.

Özellikle evlilik süresince banka hesabına giren düzenli maaş ödemeleri, kira gelirleri veya ticari kazançlar, edinilmiş mal havuzunun temelini oluşturur. Eğer hesapta hem kişisel hem de edinilmiş mallar birbirine karışmışsa, paranın kaynağının ayrıştırılamadığı durumlarda, mevcut bakiye edinilmiş mal olarak değerlendirilir. Bu nedenle, hesap hareketlerinin dökümü alınırken, paranın giriş ve çıkış tarihlerinin evlilik birliği süreciyle uyumu, tasfiye alacağının miktarını doğrudan etkileyen bir unsurdur.

Taşınmazlarda Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Ayrımı

Taşınmazların tasfiyesinde, malın edinilme biçimi ile ödeme kaynağı arasındaki ilişki, talep edilecek alacağın türünü belirler. Eğer bir eş, kendi kişisel malını kullanarak diğer eşin üzerine kayıtlı bir taşınmazın alınmasına veya değerinin artmasına katkıda bulunmuşsa, bu durumda ‘değer artış payı’ alacağı doğar. Değer artış payı, katkı oranına göre hesaplanan bir alacak türü olup, katılma alacağından farklı olarak, malın tasfiye tarihindeki değerinden ziyade, yapılan katkının güncel değerine odaklanır.

Katılma alacağı ise, edinilmiş malların toplam değerinden borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerindeki haktır. Bir taşınmazın alımında hem kişisel mal hem de edinilmiş mal kullanılmışsa, mahkemece öncelikle kişisel malın oranı belirlenerek değer artış payı düşülür, ardından kalan kısım üzerinden katılma alacağı hesaplanır. Bu ayrım, özellikle krediyle alınan konutlarda, peşinatın kaynağı ile taksitlerin ödendiği dönemin niteliği (evlilik içi veya sonrası) dikkate alınarak yapılır.

Uygulama Notu: Mal rejiminin tasfiyesinde, her bir varlık türü için ayrı bir ispat stratejisi izlenmelidir. Taşınmazlarda tapu kayıtları ve kredi ödeme planları, şirket paylarında ticari defterler ve banka hesaplarında ise geriye dönük hesap hareketleri, tasfiye davasının temelini oluşturan en önemli delillerdir. İddia edilen her bir kişisel malın, edinilmiş mal karinesini çürütecek somut belgelerle desteklenmesi, alacak miktarının doğru hesaplanması için zorunludur.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası açıldıktan sonra alınan mal tasfiyeye girer mi?

Hayır, mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer; bu tarihten sonra edinilen mallar tasfiyeye dahil edilmez.

Kredi ile alınan ev nasıl paylaşılır?

Evlilik içinde ödenen kredi taksitleri edinilmiş mal sayılır. Boşanma davasından sonra ödenen taksitler ise ödeyen eşin kişisel malı kabul edilir.

Hesaplama nasıl yapılır?

Evlilik içinde 1.000.000 TL’ye alınan bir taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri 4.000.000 TL ise ve tamamı edinilmiş mal ise, diğer eş 2.000.000 TL katılma alacağı talep edebilir.

Scroll to Top
WhatsApp