İşe İade Davası Kararında Boşta Geçen Süre Ücreti

İşe İade Davası Kararında Boşta Geçen Süre Ücreti

Boşta geçen süre ücreti, işe iade davasını kazanan işçinin, feshin geçersizliği nedeniyle çalıştırılmadığı dönem için hak kazandığı, en çok dört aya kadar olan ücret ve diğer haklarını ifade eder. Bu alacak, işçinin işe başlatılıp başlatılmadığına bakılmaksızın, mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesiyle doğan bir haktır.

Dört Ay Sınırı

Yargılama süresi ne kadar sürerse sürsün, bu ücret en fazla dört aylık dönem için hesaplanır.

Ücret Kapsamı

Sadece çıplak maaş değil; yol, yemek ve parayla ölçülebilen tüm sosyal haklar hesaplamaya dahil edilir.

İşe Başvuru Şartı

Kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işverene noter kanalıyla işe başlama başvurusu yapılmalıdır.

Boşta Geçen Süre Ücreti Nasıl Hesaplanır?

Mahkeme tarafından feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin çalıştırılmadığı süre için ödenmesi gereken ücret, fesih tarihindeki son giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır. Bu hesaplamaya işçinin düzenli olarak aldığı yol, yemek, yakacak yardımı ve ikramiye gibi tüm yan haklar eklenir.

Söz konusu ödeme bir ücret niteliğinde olduğundan, hesaplanan tutar üzerinden SGK primleri ve gelir vergisi kesintileri yapılır. İşçinin dava süresince başka bir işyerinde çalışmış olması, bu dört aylık ücreti alma hakkını ortadan kaldırmaz; zira bu ödeme, iş güvencesi hükümlerinin bir sonucu olarak kanunla tanınmış bir haktır.

İşe İade Sürecinde İzlenmesi Gereken Adımlar

İşe iade davası süreci, işçinin iş güvencesi kapsamında olması şartıyla belirli bir takvime bağlıdır. İş güvencesi için işyerinde en az 30 işçi çalışması, işçinin en az 6 ay kıdemi olması ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışıyor olması gerekir.

İşe İade Davası Kararında Boşta Geçen Süre Ücreti
  • Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.
  • Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.
  • Mahkeme kararı kesinleştikten sonra 10 iş günü içinde işverene noter kanalıyla işe başlama başvurusu yapılmalıdır.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Boşta geçen süre ücreti, işçinin işe başlatılıp başlatılmadığına bakılmaksızın mahkeme kararıyla doğan bir haktır. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, kararın kesinleşmesinden sonraki 10 iş günlük yasal başvuru süresinin kaçırılmasıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan, işçinin işe dönme iradesini noter kanalıyla zamanında bildirmesi, boşta geçen süre ücreti ve diğer işe iade haklarının korunması açısından hayati önem taşır. Başvurunun samimi olması ve işe dönme niyetini açıkça yansıtması, hukuki sürecin sağlıklı ilerlemesi için temel şarttır.”

İşe Başvuru Süresini Kaçırmanın Sonuçları

Kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işverene işe başlama başvurusu yapmayan işçi, işe iade davasının sağladığı hakları kaybeder. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, başvurunun yapılmaması durumunda feshin geçerli hale geldiği kabul edilir ve boşta geçen süre ücreti talep edilemez.

İşçinin işe başlama iradesinin samimi olması da hukuki bir zorunluluktur. İşçinin işe dönme niyeti taşımaksızın, yalnızca tazminat alma amacıyla yaptığı başvurular geçersiz sayılabilir. Bu nedenle, başvuru metninin işe dönme iradesini net bir şekilde yansıtması, sürecin hukuki geçerliliği açısından kritik bir öneme sahiptir.

Boşta Geçen Süre Ücreti ile İşe Başlatmama Tazminatı Farkı

Boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı, işe iade davasının iki farklı parasal sonucudur. Boşta geçen süre ücreti, çalışılmayan dört aya kadar olan dönemin ücretini kapsarken; işe başlatmama tazminatı, işçinin işe başlatılmaması durumunda ödenen, işçinin kıdemine göre 4 ile 8 ay arasında değişen bir tazminat türüdür.

Bu iki alacak kalemi birbirinden bağımsızdır ve şartları oluştuğunda her ikisi de talep edilebilir. İşveren, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra işçiyi işe davet etmezse, boşta geçen süre ücretinin yanı sıra işe başlatmama tazminatını da ödemekle yükümlü hale gelir.

İşçinin Başka Bir İşyerinde Çalışmasının Ücrete Etkisi

İşçinin dava süreci devam ederken başka bir işverene bağlı olarak çalışmaya başlaması, boşta geçen süre ücreti hakkını doğrudan sona erdirmez. Kanun koyucu, iş güvencesi kapsamında feshin geçersizliği durumunda işçinin uğradığı mahrumiyeti gidermeyi amaçladığından, bu süreye ilişkin ücretin ödenmesi işçinin başka bir gelir elde edip etmediğinden bağımsızdır. Dolayısıyla, işveren işçinin dava süresince başka bir yerde çalışmış olmasını gerekçe göstererek dört aylık ücret ödemesinden kaçınamaz.

Uygulamada işverenler, işçinin başka bir işyerinde çalışması nedeniyle boşta geçen süre ücretinin mahsup edilmesi gerektiğini savunabilmektedir. Ancak, işe iade davası sonucunda hükmedilen bu ücret, bir tazminat niteliği taşımayıp çalışılmayan dönemin karşılığı olan bir alacak kalemidir. İşçinin başka bir işyerinde çalışması, işverenin feshin geçersizliği nedeniyle doğan yasal ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir mahsup sebebi olarak kabul edilmemektedir.

İşe Başlatma Davetinin Şekli ve İçeriği

İşveren, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra işçiyi işe başlatmak isterse, bu daveti işçinin bildirdiği adrese veya kayıtlı adresine yazılı olarak yapmalıdır. Sözlü olarak yapılan işe davet çağrıları, ispat hukuku açısından işverenin işe başlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini kanıtlamaya yetmeyebilir. İşveren, işçiyi işe davet ederken işe başlama tarihini, işin niteliğini ve çalışma koşullarını net bir şekilde belirtmelidir.

İşçinin işe başlama başvurusunu noter kanalıyla yapması, ileride yaşanabilecek ispat sorunlarını önlemek adına en güvenli yoldur. İşçi, işe başlama iradesini noter aracılığıyla bildirdiğinde, işverenin bu başvuruya karşı sessiz kalması veya işçiyi işe başlatmaması, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin tahsili sürecini başlatır. İşveren, işçinin başvurusuna rağmen makul bir süre içinde işe davet etmezse, işçinin işe başlatılmadığı kabul edilir ve tazminat yükümlülüğü doğar.

Boşta Geçen Süre Ücretinde Zamanaşımı ve İcra Süreci

İşe iade davası sonucunda hükmedilen boşta geçen süre ücreti, işçinin işe başlatılmaması veya işe başlatılmasına rağmen ödenmemesi durumunda icra takibine konu edilebilir. Bu alacak kaleminin zamanaşımı süresi, işe iade kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar ve genel zamanaşımı kurallarına tabidir. İşçi, mahkeme ilamını icraya koyarak hem boşta geçen süre ücretini hem de işe başlatmama tazminatını işverenden talep edebilir.

İcra takibi aşamasında, mahkeme ilamında belirtilen brüt tutar üzerinden hesaplama yapılır ve yasal kesintiler icra dairesi tarafından dikkate alınır. İşveren, ilamda belirtilen tutarı ödemediği takdirde, işçi icra yoluyla haciz işlemlerine başvurma hakkına sahiptir. Bu süreçte işçinin elinde mahkeme ilamı bulunduğundan, alacağın varlığı tartışmasızdır ve işveren sadece ödeme yapmadığı takdirde icra masrafları ve vekalet ücreti ile karşılaşma riskiyle karşı karşıya kalır.

Boşta Geçen Süre Ücretinde Vergi ve Prim Kesintileri

Mahkeme ilamında hüküm altına alınan boşta geçen süre ücreti, işçinin çalışmadığı dönemde elde edemediği gelirlerin telafisi niteliğinde olduğundan, hukuken ücret olarak kabul edilir. Bu nedenle, işveren tarafından ödenen bu tutar üzerinden gelir vergisi, damga vergisi ve Sosyal Güvenlik Kurumu prim kesintileri yapılması zorunludur. İşçinin eline geçecek net tutar, bu yasal kesintilerin brüt tutardan düşülmesiyle belirlenir.

Uygulamada işverenlerin, ödemeyi tazminat gibi değerlendirerek kesinti yapmadan ödeme yapma eğilimi, ileride vergi dairesi veya SGK denetimlerinde idari para cezası riski doğurabilir. İşçi, icra takibi başlatırken ilamda belirtilen brüt tutarı esas almalı, ancak tahsilat aşamasında işverenin yasal kesintileri yapma yükümlülüğünü göz önünde bulundurmalıdır. Kesintilerin doğru hesaplanmaması, icra dosyasının infazı sırasında taraflar arasında yeni bir uyuşmazlığa yol açabilir.

İşe Başlatma Davetinin Hukuki Sonuçları ve İspat Yükü

İşverenin işçiyi işe davet etmesi, işe başlatmama tazminatı ödeme yükümlülüğünü sona erdiren bir irade beyanıdır. Ancak bu davetin, işçinin işe iade davası açmadan önceki çalışma koşullarıyla aynı veya benzer şartlarda yapılması gerekir. İşveren, işçiyi daha düşük bir pozisyonda veya farklı çalışma koşullarında işe davet ederse, bu durum işçinin işe başlama iradesini kullanmasını engellediği için işe başlatmama tazminatı ödeme yükümlülüğü devam eder.

İşveren, işçinin işe davet edildiğini ve bu davetin işçiye ulaştığını ispat etmekle yükümlüdür. İspat aracı olarak noter kanalıyla gönderilen ihtarname veya tebligatlar, işverenin işe başlatma iradesini kanıtlamak için en güvenilir yöntemdir. İşçi, işe davet yazısını tebellüğ ettikten sonra, işe başlama iradesini yine yazılı olarak bildirmelidir. İşçinin işe davete icabet etmemesi veya makul sürede işe başlamaması durumunda, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti hakları sona erer.

Sık Sorulan Sorular

Dava süreci 4 aydan uzun sürerse ne olur?

Yargılama süresi ne kadar uzun olursa olsun, boşta geçen süre ücreti en fazla dört ay ile sınırlandırılmıştır.

İşveren işe başlatmazsa ne yapmalıyım?

İşveren işe başlatmadığı takdirde, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti dahil tüm alacaklarınızı iş mahkemesi aracılığıyla talep edebilirsiniz.

İşveren vekilleri işe iade davası açabilir mi?

İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri, iş güvencesi kapsamında olmadıkları için işe iade davası açamazlar.

Scroll to Top
WhatsApp