Aile İçi Şiddet ve Koruma Tedbirleri Başvurusunda Acil Durum Kontrol Listesi

Aile İçi Şiddet ve Koruma Tedbirleri Başvurusunda Acil Durum Kontrol Listesi

Aile içi şiddet veya şiddet tehlikesiyle karşılaşıldığında, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri alabilmek için en hızlı yol en yakın kolluk birimine, mülki amirliğe veya doğrudan Aile Mahkemesi hakimine başvurmaktır. Bu süreçte şiddetin varlığına dair herhangi bir delil veya belge sunma zorunluluğu bulunmamakta olup, mağdurun beyanı esas alınarak ivedilikle karar verilmektedir.

Adım Adım Başvuru Süreci

Şiddet veya şiddet tehlikesi anında izlenmesi gereken yol, güvenliğin sağlanması ve resmi makamların bilgilendirilmesi üzerine kuruludur. Süreç, mağdurun beyanının alınması ve risk değerlendirmesinin yapılmasıyla başlar.

  1. Acil Çağrı: Can güvenliğinin tehlikede olduğu her an 112 Acil Çağrı Merkezi aranabilir veya KADES uygulaması üzerinden bildirimde bulunulabilir.
  2. Resmi Başvuru: En yakın polis merkezi, jandarma karakolu, mülki amirlik veya Aile Mahkemesine gidilerek durum sözlü veya yazılı olarak beyan edilir.
  3. Değerlendirme: Başvurulan merci, olayın niteliğine göre koruyucu veya önleyici tedbirlerden birine veya birkaçına karar verir.
  4. Tebliğ ve Uygulama: Alınan tedbir kararı şiddet uygulayan kişiye tebliğ edilir ve kolluk birimleri tarafından derhal uygulamaya konulur.

Koruyucu ve Önleyici Tedbirler Arasındaki Fark

Koruyucu tedbirler, şiddet mağdurunun güvenliğini, barınmasını ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik destekleyici önlemlerdir. Bu kapsamda barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, kreş imkanı veya kimlik bilgilerinin gizlenmesi gibi destekler talep edilebilir.

Aile İçi Şiddet ve Koruma Tedbirleri Başvurusunda Acil Durum Kontrol Listesi

Önleyici tedbirler ise doğrudan şiddet uygulayan kişiye yönelik yaptırımları içerir. Müşterek konuttan uzaklaştırılması, mağdurun bulunduğu yere yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi veya silahını kolluğa teslim etmesi gibi kısıtlamalar bu kategoride yer alır.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep ederken delil sunma zorunluluğunuz bulunmadığını unutmamalısınız. Mağdurun beyanı, tedbir kararının verilmesi için yeterli kabul edilir. Başvuru sürecinde en hızlı sonuç için en yakın kolluk birimine veya nöbetçi aile mahkemesine başvurmak, şiddet tehlikesini önlemek adına kritik bir adımdır. Uzlaşma veya arabuluculuk gibi yolların şiddet vakalarında uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığını göz önünde bulundurarak, doğrudan koruma mekanizmalarını işletmeniz güvenliğiniz açısından esastır.”

Görevli Merciler ve Yetki Sınırları

Tedbir kararları, olayın aciliyetine ve niteliğine göre farklı merciler tarafından verilebilir. Aile Mahkemesi hakimi, tedbir kararlarının alınmasında temel yetkili merci konumundadır.

Mülki amirler, özellikle barınma ve maddi yardım gibi koruyucu tedbirlerde yetkilidir. Kolluk birimleri ise gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, koruyucu ve önleyici tedbirleri derhal alabilir ve sonrasında onay için mülki amire veya hakime sunar.

Süre ve İtiraz Yolu

Tedbir kararları, şiddet tehlikesinin devam etme ihtimaline göre belirli bir süre için verilir. Kararlar ilk defasında en çok altı ay için düzenlenir; ancak şiddet tehlikesinin sürmesi halinde bu süre uzatılabilir.

Verilen tedbir kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Aile Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesin niteliktedir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Mağdurların en sık yaptığı hatalardan biri, elinde darp raporu veya şahit gibi somut deliller olmadığı gerekçesiyle başvurudan vazgeçmektir. Kanun, mağdurun beyanını esas aldığından, delil eksikliği koruma kararı alınmasına engel teşkil etmez.

Bir diğer hata ise acil durumlarda adliyeye gitmeye çalışarak zaman kaybetmektir. Çok acil durumlarda en yakın kolluk birimine başvurmak, koruma tedbirinin daha hızlı devreye girmesini sağlar. Ayrıca şiddet vakalarında taraflar arasında uzlaşma veya arabuluculuk yollarına başvurulması yasal olarak mümkün değildir.

Tedbir Kararlarının Uygulanmasında Kolluk Birimlerinin Rolü

Kolluk birimleri, şiddet tehlikesinin varlığına dair bir ihbar veya başvuru aldığında, olayın aciliyetine göre gecikmeksizin müdahale etmekle yükümlüdür. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, kolluk amiri tarafından verilen koruyucu veya önleyici tedbir kararları, kararın verildiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde mülki amirin veya hakimin onayına sunulur. Bu onay süreci, tedbirin hukuki geçerliliğinin devamı için zorunlu bir aşamadır; onaylanmayan tedbirler kendiliğinden hükümsüz hale gelir.

Uygulama aşamasında kolluk birimleri, şiddet uygulayan kişinin silah taşıma yetkisi varsa, bu silahların geçici olarak teslim alınması veya muhafaza altına alınması konusunda da yetkilidir. Ayrıca, şiddet uygulayan kişinin müşterek konuttan uzaklaştırılması durumunda, kolluk birimleri bu kararın fiilen yerine getirilmesini sağlar ve gerekirse konutun anahtarlarının teslimi veya eşyaların alınması gibi hususlarda mağdurun güvenliğini gözeterek refakat eder. Kolluk birimlerinin bu süreçteki ihmali veya gecikmesi, mağdurun güvenliğini doğrudan riske atabileceğinden, tedbirin uygulanma aşaması yakından takip edilmelidir.

Tedbir Kararının İhlali ve Zorlama Hapsi Uygulaması

Önleyici tedbir kararlarına aykırı davranılması durumunda, şiddet uygulayan kişi hakkında hakim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir. Bu yaptırım, tedbirin ilk ihlalinde doğrudan uygulanabileceği gibi, ihlalin tekrarı halinde her defasında on beş günden otuz güne kadar artırılarak devam ettirilebilir. Zorlama hapsi, bir ceza mahkumiyeti niteliğinde olmayıp, tedbir kararının etkinliğini sağlamaya yönelik idari bir yaptırım türüdür.

Zorlama hapsinin uygulanabilmesi için, tedbir kararının şiddet uygulayan kişiye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması veya tebliğ edilmese dahi kararın içeriğinin kendisine bildirilmiş olması şarttır. İhlalin gerçekleştiğine dair tutanaklar veya kolluk raporları, zorlama hapsi talebi için temel delil niteliğindedir. Mağdurun, tedbirin ihlal edildiğini öğrendiği anda durumu derhal kolluk birimlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmesi, yaptırım sürecinin başlatılması için kritik bir adımdır. İhlal şikayetinin zamanında yapılmaması, şiddet uygulayan kişinin caydırıcılığını azaltabilir ve mağdurun güvenliğini zayıflatabilir.

Çocukların Korunması ve Özel Tedbirler

Aile içi şiddet vakalarında, şiddet uygulayan kişi ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması veya bu ilişkinin sınırlandırılması konusunda özel tedbirler alınabilir. Eğer şiddet uygulayan kişinin çocukla görüşmesi, çocuğun fiziksel veya ruhsal gelişimini tehlikeye atıyorsa, hakim kişisel ilişkiyi tamamen kaldırabilir veya bu görüşmenin ancak bir uzman eşliğinde, belirli bir mekanda gerçekleşmesine karar verebilir. Bu tedbirler, çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek, şiddet mağduru ebeveynin talebi olmasa dahi hakim tarafından resen değerlendirilebilir.

Çocuklar için alınan koruyucu tedbirler, sadece şiddet uygulayan ebeveyne karşı değil, aynı zamanda çocuğun eğitimine veya sağlığına yönelik riskleri önlemek için de uygulanabilir. Örneğin, çocuğun okul değişikliği veya sağlık hizmetlerine erişimi konusunda özel koruma kararları verilebilir. Bu süreçte, sosyal hizmet uzmanlarının hazırladığı sosyal inceleme raporları, hakimin karar verme aşamasında dikkate aldığı en önemli belgelerden biridir. Mağdur ebeveyn, çocukla ilgili tedbir taleplerini dilekçesinde açıkça belirterek, çocuğun maruz kaldığı riskleri somutlaştırmalıdır.

Uygulama Notu: Tedbir kararlarının etkinliği, kararın tebliğinden itibaren kolluk birimleriyle kurulan iletişimin sürekliliğine bağlıdır. İhlal durumunda tutanak tutulması ve bu tutanağın derhal ilgili mercilere iletilmesi, zorlama hapsi sürecini hızlandıran en önemli adımdır.

Sık Sorulan Sorular

Başvuru için harç ödenmesi gerekir mi?

Hayır, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular harçtan muaftır.

Erkekler de koruma talep edebilir mi?

Evet, kanun cinsiyet ayrımı gözetmeksizin şiddet mağduru veya şiddet tehlikesi altında olan herkesi korur.

Adres bilgileri gizli tutulabilir mi?

Evet, hayati tehlike durumunda kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi talep edilebilir.

Scroll to Top
WhatsApp