
Aile içi şiddet ve koruma tedbirleri, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişilerin can güvenliğini sağlamak ve şiddeti durdurmak amacıyla uygulanan, delil veya belge şartı aranmaksızın mağdurun beyanının esas alındığı acil hukuki koruma mekanizmalarıdır. Bu tedbirler, şiddet mağdurunu korumaya yönelik koruyucu ve şiddet uygulayanın davranışlarını sınırlamaya yönelik önleyici tedbirler olarak iki ana başlıkta uygulanır.
Koruyucu ve Önleyici Tedbirlerin Kapsamı
Koruyucu tedbirler, şiddet mağdurunun fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü korumaya odaklanan önlemlerdir. Bu kapsamda mağdura barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım yapılması, kreş imkânı sunulması, aile konutu şerhi konulması veya hayati tehlike durumunda geçici koruma altına alınması gibi destekler sağlanabilir.
Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayanın davranışlarını kısıtlamaya yöneliktir. Bu tedbirler arasında şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılması, mağdurun bulunduğu yere yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi ve varsa silahlarını kolluğa teslim etmesi gibi yükümlülükler yer alır.
Başvuru Adımları ve Yetkili Merciler
Şiddet veya şiddet tehlikesi durumunda mağdur, en yakın polis merkezi veya jandarma karakoluna başvurabilir. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler İl veya İlçe Müdürlükleri, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), Cumhuriyet Başsavcılıkları veya Aile Mahkemeleri de yetkili merciler arasındadır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri tarafından önleyici tedbirler derhal uygulanabilir. Kolluk tarafından verilen bu tedbir kararları, en kısa sürede hâkimin onayına sunulur. Başvurular yazılı veya sözlü olarak yapılabilir ve bu süreçte herhangi bir harç veya masraf alınmaz.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri, şiddet mağdurunun beyanını esas alan ve delil şartı aramayan acil bir koruma mekanizmasıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, tedbir süresinin kendiliğinden sona ermesi nedeniyle koruma kalkanının kalkmasıdır. Mağdurun, tedbir süresi dolmadan önce uzatma talebinde bulunması ve tedbir kararına aykırılık durumunda derhal kolluk birimlerine bildirimde bulunarak zorlama hapsi sürecini işletmesi, kişisel güvenlik açısından kritik bir adımdır. Bu süreçte harç veya masraf alınmadığı unutulmamalıdır.”
Süre, İtiraz ve Kanun Yolu
Tedbir kararları belirli bir süre için verilir ve bu süre ilk seferde genellikle en fazla altı ay olarak belirlenir. Şiddet tehlikesinin devam etmesi halinde, sürenin bitimine yakın yeniden talepte bulunularak tedbirin uzatılması istenebilir.
Verilen tedbir kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde Aile Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Tedbir kararı, verildiği andan itibaren yürürlüğe girer ve infaz süreci derhal başlatılır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Mağdurların darp raporu veya somut bir delil sunamadıkları gerekçesiyle başvurudan kaçınmaları, uygulamada karşılaşılan en büyük hatalardan biridir. Kanun, şiddet tehlikesinin varlığına dair mağdurun beyanını yeterli kabul eder ve herhangi bir ispat şartı aramaz.
Bir diğer önemli husus, tedbir süresinin takibidir. Tedbir kararı kendiliğinden sona erer; bu nedenle sürenin bitiminde korumanın devamı için yeniden talepte bulunulması gerekir. Ayrıca tedbir kararına aykırı davranılması durumunda, kolluğa veya savcılığa bildirimde bulunarak zorlama hapsi talep edilmelidir.
Tedbir Kararlarının İnfazı ve Kolluk Birimlerinin Rolü
Koruma tedbirlerinin etkinliği, kararın verildiği andan itibaren kolluk birimleri tarafından süratle infaz edilmesine bağlıdır. Hâkim tarafından verilen veya kolluk amiri tarafından onaylanan tedbir kararları, derhal ilgili kolluk biriminin kayıtlarına işlenir ve şiddet uygulayan kişiye tebliğ edilir. Bu süreçte kolluk birimleri, mağdurun güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm fiziksel önlemleri almakla yükümlüdür.
İnfaz aşamasında kolluk birimlerinin temel görevi, şiddet uygulayanın tedbir kararına aykırı hareket edip etmediğini denetlemektir. Eğer şiddet uygulayan kişi, uzaklaştırma veya iletişim kurmama gibi yükümlülükleri ihlal ederse, mağdurun durumu derhal kolluğa bildirmesi gerekir. Kolluk, bu ihlali tutanak altına alarak durumu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirir ve ihlalin niteliğine göre zorlama hapsi sürecinin başlatılması için gerekli işlemleri yapar.
Zorlama Hapsi ve Tedbirin İhlali Durumunda İzlenecek Yol
Tedbir kararına aykırı davranışlar, sadece bir idari yaptırım değil, aynı zamanda hapis cezası ile sonuçlanabilecek hukuki bir ihlaldir. Şiddet uygulayan kişi, hakkında verilen önleyici tedbir kararına aykırı hareket ettiğinde, mağdurun veya kolluk birimlerinin başvurusu üzerine hâkim tarafından zorlama hapsine hükmedilebilir. Bu hapis cezası, tedbirin ihlal edildiği her bir olay için ayrı ayrı uygulanabilir ve infazı ertelenemez.
Zorlama hapsi talebinde bulunurken, ihlalin gerçekleştiği tarih, saat ve ihlalin mahiyeti gibi somut bilgilerin yer aldığı bir dilekçe ile Aile Mahkemesine başvurulması yeterlidir. Mağdurun, ihlali kanıtlayabilecek her türlü delili (kısa mesaj kayıtları, tanık beyanları veya kolluk tutanakları) dosyaya sunması, sürecin hızlanmasını sağlar. Ancak, delil eksikliği mağdurun korunma hakkını ortadan kaldırmaz; hâkim, dosyadaki mevcut bilgiler ışığında ihlalin gerçekleştiğine kanaat getirirse zorlama hapsine karar verebilir.
Çocukların Korunması ve Tedbirlerin Genişletilmesi
Aile içi şiddet vakalarında, şiddet uygulayanın sadece eşe değil, aynı zamanda çocuklara yönelik tutumu da tedbirlerin kapsamını belirleyen kritik bir unsurdur. Hâkim, mağdurun yanında bulunan çocukların da şiddet tehlikesi altında olduğunu değerlendirirse, koruyucu ve önleyici tedbirleri çocuklar için de genişletebilir. Bu durumda, şiddet uygulayanın çocuklarla kişisel ilişki kurması tamamen yasaklanabilir veya sınırlandırılabilir.
Çocukların korunması amacıyla alınan tedbirler, velayet hakkını doğrudan ortadan kaldırmaz ancak çocuğun üstün yararı gözetilerek geçici bir süre için kısıtlanabilir. Eğer şiddet uygulayanın çocuklara yönelik fiziksel veya psikolojik bir tehdit oluşturduğu tespit edilirse, çocuk için ayrı bir koruyucu tedbir kararı alınması mümkündür. Bu tür durumlarda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uzmanlarının görüşleri alınarak çocuğun güvenli bir ortamda kalması sağlanır ve şiddet uygulayanın çocukla teması tamamen kesilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tedbir kararı için boşanma davası açılması şart mıdır?
Hayır, tedbir kararı almak için herhangi bir boşanma veya ceza davası açılması şart değildir; bu bağımsız bir koruma mekanizmasıdır.
Şiddet uygulayan kişi evden nasıl uzaklaştırılır?
Önleyici tedbir kararı ile hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri, şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılmasına karar verebilir.
Tedbir kararı ne zaman yürürlüğe girer?
Karar, verildiği andan itibaren tefhim veya tebliğ ile yürürlüğe girer ve derhal kolluk birimlerine iletilerek infaz süreci başlatılır.
