
Adli sicil kaydı, Türk mahkemeleri veya Türk hukukuna göre tanınan yabancı mahkeme kararlarıyla verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin, infaz süreci devam ettiği müddetçe tutulduğu resmi kayıttır. Bu kayıt, mahkûmiyet kararının kesinleşmesiyle birlikte otomatik olarak oluşur ve cezanın infazı tamamlanana kadar adli sicil sisteminde görünür kalır. Soruşturma veya kovuşturma aşamasındaki bir kişi hakkında, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığından adli sicil kaydı oluşmaz.
Mahkûmiyet kararının kesinleşmesi gerekir.
Adli sicil ve arşiv kaydı olarak iki aşamalıdır.
İnfaz tamamlandığında kayıt resen arşive alınır.
Adli Sicil ve Arşiv Kaydı Arasındaki Fark Nedir?
Adli sicil sistemi, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca iki aşamalı bir yapıdan oluşur. Adli sicil kaydı, halk arasında bilinen adıyla sabıka kaydı, kesinleşmiş mahkûmiyetin infazı devam ederken aktif olarak görünen kısımdır. Hapis cezasının infazı veya adli para cezasının ödenmesi gibi süreçler sürdüğü müddetçe bu kayıt sistemde yer alır.
Arşiv kaydı ise infazın tamamlanmasıyla birlikte kaydın adli sicilden silinerek aktarıldığı bölümdür. Arşiv kaydı, adli sicil kaydına göre daha kısıtlı bir erişime sahiptir. Ancak bu kayıtlar, kanunda öngörülen süreler geçene kadar sistemde tutulmaya devam eder ve tamamen silinmez.
Hangi Kararlar Adli Sicil Kaydına İşlenir?
Bir mahkûmiyetin adli sicil kaydına işlenebilmesi için temel şart, kararın kesinleşmiş olmasıdır. Devam eden soruşturma veya kovuşturma süreçleri, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet içermediği için adli sicil kaydında yer almaz. Soruşturma aşamasındaki bir kişi hakkında adli sicil kaydı oluşmaz.

Adli sicile kaydedilen başlıca bilgiler arasında hapis cezasına mahkûmiyet kararları, adli para cezasına ilişkin hükümler, koşullu salıverilme ve denetim süresine ilişkin kararlar bulunur. Hapis cezasının ertelenmesi durumunda ise denetim süresi ve infaz bilgileri sicile işlenir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararları ise teknik olarak bir mahkûmiyet hükmü sayılmadığından adli sicil kaydına işlenmez.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı arasındaki ayrım, infazın tamamlanma durumuyla doğrudan ilişkilidir. Birçok kişi, infaz süreci bittikten sonra kaydın kendiliğinden silineceğini varsayarak arşiv kaydını göz ardı etmektedir. Oysa arşiv kaydının silinmesi için kanunda öngörülen sürelerin dolması ve bazı durumlarda yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması gerekebilir. Başvuru yapmadan önce infaz durumunuzu gösteren belgeleri temin ederek, kaydın hangi aşamada olduğunu netleştirmeniz hak kayıplarını önlemek adına oldukça önemlidir.”
Adli Sicil Kaydından Arşive Geçiş ve Silme İşlemleri
Cezanın infazı tamamlandığında, kayıt adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır. Bu işlem, kural olarak Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından resen gerçekleştirilir. İnfazın tamamlandığı tarih, hapis cezası için bihakkın tahliye tarihi, adli para cezası için ise ödeme tarihidir.
Eğer infaz tamamlanmasına rağmen kayıt adli sicilden silinmemişse veya arşiv kaydının silinmesi için gerekli süreler dolmuşsa, ilgililer başvuru yapabilir. Başvuru, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne yazılı dilekçe ile veya e-Devlet üzerinden yapılabilir. İnfazın tamamlandığını gösteren belgelerin başvuruya eklenmesi, sürecin takibi açısından kolaylık sağlar.
Arşiv Kaydının Silinme Süreleri
Genel suçlar için arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl geçmesi gerekir. Özel kanunlarda hak yoksunluğu içeren suçlar için yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa 15 yıl beklenir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmamışsa, bu suçlar için arşiv kaydının silinme süresi 30 yıldır.
İlgilinin ölümü halinde kayıtlar doğrudan silinir. Fiilin suç olmaktan çıkarılması durumunda ise talep aranmaksızın kayıtlar tamamen silinir. Bu sürelerin hesaplanmasında infazın tamamlandığı tarih esas alınır.
Yabancı Mahkeme Kararlarının Adli Sicil Kaydına Etkisi
Yabancı bir ülke mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararlarının Türk adli sicil sistemine işlenebilmesi için öncelikle bu kararın Türk hukuk düzeninde tanınması gerekir. Tanıma işlemi, kararın Türk mahkemeleri tarafından incelenerek infaz edilebilir nitelikte olduğunun tespit edilmesini ifade eder.
Tanıma kararı kesinleştiğinde, yabancı mahkûmiyet hükmü Türk adli sicil sistemine kaydedilir ve yerli mahkûmiyetlerle aynı hukuki sonuçları doğurur. Uygulamada sıkça karşılaşılan bir hata, yabancı mahkeme kararının doğrudan Türk makamlarına bildirilmesiyle kaydın oluşacağını düşünmektir. Oysa tanıma kararı olmaksızın yabancı bir mahkûmiyetin adli sicil kaydına işlenmesi mümkün değildir.
Adli Sicil Kaydına Erişim Yetkisi ve Kısıtlamalar
Adli sicil kayıtlarına erişim, kişisel verilerin korunması ilkesi gereği oldukça sıkı kurallara bağlanmıştır. Kural olarak, adli sicil kaydı yalnızca ilgili kişinin kendisi veya yasal temsilcisi tarafından talep edilebilir. Bununla birlikte, kamu kurumları ve belirli meslek grupları, kanunlarda açıkça belirtilen görevlerini yerine getirebilmek amacıyla bu kayıtlara erişim yetkisine sahiptir. Örneğin, bir kamu görevine atanma sürecinde veya özel kanunlarda öngörülen güvenlik soruşturmalarında, ilgili makamlar adli sicil bilgilerini sorgulayabilir.
Özel sektörde ise işverenlerin, işe alım süreçlerinde adli sicil kaydı talep etme yetkisi sınırlıdır. İşin niteliği gereği adli sicil kaydının sunulmasının zorunlu olduğu durumlar dışında, işverenlerin bu veriyi talep etmesi kişisel verilerin korunması mevzuatına aykırılık teşkil edebilir. Bu nedenle, adli sicil kaydının hangi amaçla istendiği ve bu verinin hangi hukuki dayanağa göre işleneceği, veri sorumlusu konumundaki kurumlar için temel bir kontrol noktasıdır.
Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi ve Hukuki Etkisi
Bazı suç tipleri veya ceza süreleri, infazın tamamlanmasından sonra da kişinin belirli haklarını kullanmasını engelleyen mahrumiyetler doğurabilir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi, bu mahrumiyetlerin ortadan kaldırılmasına yönelik mahkeme tarafından verilen bir karardır. Bu karar, kişinin adli sicil kaydındaki mahkûmiyetin hukuki sonuçlarını tamamen ortadan kaldırmaz; ancak kişinin belirli meslekleri icra etmesi veya seçme ve seçilme hakkı gibi konulardaki engellerin aşılmasını sağlar.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alındığında, bu durum adli sicil sistemine işlenir ve arşiv kaydının silinme süreleri üzerinde doğrudan etki eder. Özellikle özel kanunlarda hak yoksunluğu öngörülen suçlarda, bu kararın alınması arşiv kaydının silinmesi için gereken 15 yıllık sürenin başlangıcını veya uygulanabilirliğini belirleyen kritik bir unsurdur. Kararın kesinleşmiş bir mahkeme hükmü olması şarttır; bu nedenle ilgili kişinin, infazın tamamlanmasından sonra mahkemeye başvurarak bu kararı talep etmesi gerekir.
Adli Sicil Kaydındaki Hatalı Verilerin Düzeltilmesi
Adli sicil sistemindeki verilerin güncelliği ve doğruluğu, infaz süreçlerinin takibi açısından büyük önem taşır. İnfazın tamamlanmasına rağmen kaydın adli sicilde görünmeye devam etmesi veya arşiv kaydına aktarılmaması durumunda, ilgili kişinin düzeltme talebinde bulunma hakkı mevcuttur. Bu tür hatalar genellikle infaz kurumlarından gelen verilerin sisteme işlenmesindeki gecikmelerden veya teknik aksaklıklardan kaynaklanabilir.
Düzeltme talebi için, infazın tamamlandığını kanıtlayan tahliye belgesi, cezanın ödendiğine dair makbuz veya ilgili mahkemenin infazın bittiğine dair yazısı gibi belgelerin sunulması gerekir. Başvuru, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne yapılır. İdare, sunulan belgeleri inceleyerek sistemdeki kaydı günceller veya hatalı veriyi siler. Eğer idari başvuru sonuçsuz kalırsa, kişinin idari yargı yoluna başvurarak kaydın düzeltilmesini talep etme hakkı saklıdır.
Sık Sorulan Sorular
Soruşturma aşamasında adli sicil kaydı oluşur mu?
Hayır, soruşturma veya kovuşturma aşamasındaki bir kişi hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığından adli sicil kaydı oluşmaz.
HAGB kararı adli sicil kaydında görünür mü?
Hayır, HAGB kararları teknik olarak bir mahkûmiyet hükmü sayılmadığından standart adli sicil kaydında görünmez.
İnfaz tamamlandıktan sonra kayıt kendiliğinden silinir mi?
Evet, infazın tamamlanmasıyla birlikte kayıt adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır. Bu işlem Adalet Bakanlığı tarafından resen yapılır.
Arşiv kaydını sildirmek için ne yapmalıyım?
Arşiv kaydının silinmesi için kanunda öngörülen sürelerin dolması gerekir. Süreler dolmuşsa, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne e-Devlet üzerinden veya yazılı dilekçe ile başvuru yapılabilir.
