
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda hapis cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gibi kurumların uygulanması, suçun niteliğine ve kanuni sınırlamalara bağlı olarak oldukça kısıtlıdır. Bu suçlarda infaz rejimi, genel hükümlerden farklı olarak daha ağır yaptırımlar ve özel denetim yükümlülükleri içermekte olup, infazın ertelenmesi hakkı bu suç tipleri için kanunen yasaklanmıştır.
Suçun Maddi ve Manevi Unsurları
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz olarak sınıflandırılır. Maddi unsur, failin mağdurun vücut dokunulmazlığını veya cinsel özgürlüğünü rızası dışında ihlal eden fiziksel veya sözlü eylemlerini kapsar. Manevi unsur ise failin cinsel arzularını tatmin amacıyla hareket etme iradesidir; suçun oluşması için cinsel arzunun fiilen tatmin edilmiş olması şart değildir, bu yönde bir hareketin gerçekleştirilmesi yeterlidir.
HAGB ve Erteleme Uygulaması
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda HAGB ve ceza erteleme kurumlarının uygulanması, kamu vicdanı ve mağdurun korunması ilkesi gereği oldukça sınırlıdır. CMK 231. maddesi uyarınca, bu suçların birçoğunda HAGB uygulanması yasal olarak engellenmiştir. Hapis cezasının ertelenmesi kurumu ise infaz rejimindeki özel kısıtlamalar nedeniyle bu suçlardan mahkûm olanlar için uygulanması oldukça zor bir mekanizmadır.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda infaz rejimi, genel suç tiplerinden farklı olarak daha ağır yaptırımlar ve özel denetim yükümlülükleri içermektedir. Özellikle koşullu salıverilme oranlarının yüksekliği ve infaz erteleme yasağı, bu suçlardan mahkûm olanlar için sürecin cezaevi dışında geçirilmesini imkânsız kılmaktadır. HAGB gibi kurumların uygulanabilirliği de yasal düzenlemelerle oldukça kısıtlanmıştır. Bu nedenle, infaz aşamasında infaz hakimliğinin yetkileri ve hükümlüye getirilebilecek tıbbi veya sosyal yükümlülüklerin kapsamı, sürecin takibi açısından dikkatle değerlendirilmelidir.”
İnfaz Rejimi ve Özel Yükümlülükler
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan hüküm giyenler için infaz rejimi, genel suçlulara göre daha katı kurallara tabidir. Bu suçlardan hüküm giyenler için koşullu salıverilme oranı, süreli hapis cezalarında genellikle dörtte üç (3/4) olarak uygulanır. İnfaz süresince ve koşullu salıverilme döneminde, infaz hakimi tarafından hükümlüye tıbbi tedaviye tabi tutulma, mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmama veya çocuklarla bir arada olmayı gerektiren işlerde çalışmama gibi özel yükümlülükler getirilebilir.
İnfazın Ertelenmesi Yasağı
5275 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar, hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi hakkından yararlanamazlar. Bu suçlar, kanun koyucu tarafından infaz erteleme yasağı kapsamına alınmıştır. Bu nedenle, mahkûmiyet kararı kesinleştiğinde cezanın infazı için cezaevine giriş süreci genel hükümlere göre daha hızlı işlemektedir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada karşılaşılan en yaygın hatalardan biri, HAGB kararının bir mahkûmiyet olmadığını düşünerek memuriyet veya güvenlik soruşturmalarında sorun yaratmayacağını varsaymaktır. Kurumlar, HAGB kararlarını güvenlik soruşturmalarında olumsuz değerlendirebilmektedir. Ayrıca, cinsel taciz suçu şikâyete tabi olsa da, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçları şikâyete tabi değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.
Süreç ve Görevli Merciler
- Soruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından deliller toplanır.
- Kovuşturma evresinde Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemeleri yargılamayı yürütür.
- İnfaz aşamasındaki kararlara karşı infaz hakimliğine başvurulabilir.
- İnfaz erteleme veya özel durumlar için tam teşekküllü hastanelerden alınacak sağlık kurulu raporları, infaz savcılığına sunulması gereken en kritik belgelerdir.
Delil Toplama Süreci ve Koruma Tedbirlerinin Sınırları
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda soruşturma evresi, delillerin niteliği gereği oldukça hassas bir süreçtir. Mağdurun beyanı, olayın aydınlatılmasında temel delil niteliği taşımakla birlikte, bu beyanların diğer yan delillerle desteklenmesi yargılamanın seyri açısından belirleyicidir. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, mağdurun ikincil örselenmesini önlemek amacıyla ifade alma işlemlerini özel görüşme odalarında ve uzman desteğiyle gerçekleştirebilir. Bu süreçte, şüpheli hakkında uygulanan koruma tedbirleri, suçun ağırlığı ve delillerin karartılma şüphesi ile orantılı olmalıdır. Tutuklama kararı, yalnızca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı ve kaçma veya delilleri yok etme şüphesinin somut olgularla desteklenmesi durumunda bir tedbir olarak başvurulabilecek bir yoldur. Hukuki süreçte, delillerin hukuka uygunluğu ve elde ediliş biçimi, savunma hakkının korunması bakımından kritik bir öneme sahiptir.
Şikâyetten Vazgeçme ve Etkin Pişmanlık Hükümleri
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda şikâyet kurumu, suçun türüne göre farklılık gösterir. Cinsel taciz suçu şikâyete tabi bir suç olup, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi kovuşturma aşamasında davanın düşmesine yol açabilir. Ancak cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı gibi suçlar, şikâyete tabi olmayan suçlar kategorisindedir; bu nedenle mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, kamu davasının yürütülmesine veya ceza tayinine doğrudan engel teşkil etmez. Etkin pişmanlık kurumu ise her suç tipi için ayrı düzenlenmiştir. Örneğin, cinsel saldırı suçunda failin, mağdurun vücut bütünlüğüne yönelik eylemi gerçekleştirdikten sonra mağdurun uğradığı zararı gidermesi veya mağdurun özgürlüğünü kendi rızasıyla iade etmesi gibi durumlar, ilgili suç maddesindeki özel hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Bu durum, cezada indirim yapılmasını sağlayan bir sebep olarak öngörülmüş olsa da, her somut olayda etkin pişmanlığın şartlarının oluşup oluşmadığı mahkeme tarafından titizlikle incelenir. Failin pişmanlığının samimiyeti ve mağdurun zararının giderilme biçimi, ceza tayininde dikkate alınan temel unsurlardır.
İnfaz Aşamasında Denetimli Serbestlik ve Yükümlülükler
Hükümlülerin ceza infaz kurumundan tahliyesinden sonraki süreçte, toplumla bütünleşmelerini sağlamak ve tekrar suç işlemelerini önlemek amacıyla denetimli serbestlik tedbirleri uygulanabilir. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan hüküm giyenler için infaz hakimi, koşullu salıverilme süresince veya denetimli serbestlik döneminde, hükümlünün belirli yerlere gitmesini yasaklayabilir veya belirli programlara katılmasını zorunlu tutabilir. Bu yükümlülükler arasında, cinsel eğilimleri kontrol etmeye yönelik tıbbi tedaviye uyum sağlama, mağdurun ikamet ettiği veya çalıştığı bölgelere yaklaşmama veya çocukların yoğun bulunduğu alanlarda çalışma yasağı gibi kısıtlamalar yer alabilir. İnfaz hakimliğinin belirlediği bu yükümlülüklere aykırı davranılması, denetimli serbestlik kararının kaldırılarak hükümlünün kalan cezasını ceza infaz kurumunda çekmesine neden olabilir. İnfaz süreci, yalnızca hapis cezasının çekilmesi değil, aynı zamanda hükümlünün toplumsal hayata uyum sağlama kapasitesinin denetlendiği bir aşamadır.
Uygulama Notu: Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda infaz rejimi, 5275 sayılı Kanun’un özel hükümleri uyarınca oldukça katı bir yapıya sahiptir. Hükümlülerin koşullu salıverilme oranları ve infaz erteleme yasakları, suçun niteliğine göre değişen yasal kısıtlamalara tabidir. İnfaz aşamasındaki yükümlülüklerin takibi ve infaz hakimliğine yapılacak başvurularda, güncel mevzuat değişikliklerinin ve infaz rejimindeki özel düzenlemelerin dikkate alınması zorunludur.
Sık Sorulan Sorular
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma mümkün müdür?
Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı gibi suçlar uzlaştırma kapsamında değildir. Yalnızca cinsel taciz suçu şikâyete tabi olmakla birlikte, bu suç tipi de uzlaştırma prosedürüne dahil değildir.
HAGB kararı cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uygulanabilir mi?
Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların büyük çoğunluğunda HAGB uygulanması yasal olarak engellenmiştir. Bu suçlarda HAGB kararı verilmesi, mağdurun korunması ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
İnfazın ertelenmesi cinsel suçlarda neden yasaktır?
Kanun koyucu, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların niteliği ve toplumsal etkisi nedeniyle, bu suçlardan hüküm giyenlerin infaz erteleme hakkından yararlanmasını 5275 sayılı Kanun ile yasaklamıştır.
