Kira Tespit Davası Bakımından Süreler Nasıl Hesaplanır?

Kira Tespit Davası Bakımından Süreler Nasıl Hesaplanır?

Kira tespit davasında süreler, yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önce dava açılması veya bu süre içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunulması esasına göre hesaplanır. Bu 30 günlük süre, mahkemece belirlenecek yeni kira bedelinin, içinde bulunulan veya yeni başlayacak kira döneminin başından itibaren geçerli olması için kritik bir eşiktir.

30 Gün Kuralı

Dava açma veya ihtarname gönderme süresi, yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün öncesidir.

Arabuluculuk

Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu bir dava şartıdır; süreç tamamlanmadan mahkemeye gidilemez.

Beş Yıl Şartı

Kira bedelinin emsal ve hakkaniyete göre tespiti için kural olarak sözleşmenin başlangıcından itibaren beş yılın geçmesi gerekir.

Dava Açma Zamanlaması ve 30 Gün Kuralı

Kira tespit davası, kira ilişkisi devam ettiği sürece her zaman açılabilir; ancak davanın sonuçlarının hangi dönemden itibaren hüküm doğuracağı, başvurunun zamanlamasına bağlıdır. Yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önce dava açılırsa veya bu süre içinde kiracıya yazılı bir ihtarname gönderilirse, mahkemece tespit edilen yeni kira bedeli, yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olur.

İhtarname gönderilmemişse ve dava, yeni kira döneminin başlangıcına 30 günden az bir süre kala açılmışsa, mahkemenin belirleyeceği yeni kira bedeli, ancak bir sonraki kira döneminden itibaren geçerli olur. Bu nedenle, kira döneminin başlangıç tarihini doğru tespit etmek ve 30 günlük süreyi kaçırmamak, kira kaybı yaşamamak adına temel bir adımdır.

Zorunlu Arabuluculuk Süreci ve Dava Şartı

Kira uyuşmazlıklarında arabulucuya başvurmak, dava açmadan önce yerine getirilmesi gereken zorunlu bir dava şartıdır. Arabuluculuk süreci, dava açma süresini durdurmaz ancak bu süreç tamamlanmadan doğrudan mahkemeye başvurulması, davanın usulden reddine yol açar.

Kira Tespit Davası Bakımından Süreler Nasıl Hesaplanır?

Arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru tarihi, dava açma süresinin korunması bakımından önem taşır. Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamazsa düzenlenen “anlaşamama tutanağı” ile birlikte Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açılabilir. Bu tutanağın aslı, dava dilekçesine eklenmelidir.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Kira tespit davasında en sık karşılaşılan hata, 30 günlük ihtar veya dava açma süresinin kaçırılmasıdır. Bu sürenin geçirilmesi, mahkemece belirlenecek yeni kira bedelinin içinde bulunulan dönemde değil, ancak bir sonraki kira döneminde uygulanmasına yol açar. Ayrıca, arabuluculuk sürecinin dava şartı olduğu unutulmamalıdır. Arabuluculuk tutanağı olmadan açılan davalar usulden reddedilir. Sözleşme süresi ve beş yıllık süre kuralı, davanın kabul edilebilirliği açısından her zaman öncelikli olarak kontrol edilmelidir.”

Beş Yıl Kuralı ve Kira Türü

Kira tespit davasının açılabilmesi için sözleşmenin başlangıcından itibaren beş yılın geçmiş olması veya beş yıldan sonra yenilenen dönemlere girilmiş olması gerekir. Sözleşmenin ilk beş yılı içinde, taraflar arasında kira bedelinin artışına ilişkin bir anlaşma yoksa veya artış oranı yasal sınırlar dahilindeyse, kural olarak kira tespit davası açılamaz.

Beş yılın dolmasıyla birlikte, taraflar arasındaki kira bedeli piyasa koşulları, emsal kira bedelleri ve hakkaniyet ilkeleri gözetilerek yeniden belirlenebilir. Sözleşmede kira artış oranı belirlenmemişse veya kira artışına ilişkin hüküm bulunmuyorsa, beş yıllık süre beklenmeksizin kira tespit davası açılması mümkündür.

Görevli Merci ve Başvuru Yolu

Kira tespit davalarında görevli mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise kural olarak taşınmazın bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Süreç, arabuluculuk bürosuna başvuru ile başlar. Anlaşmazlık halinde adliyelerdeki arabuluculuk bürolarından alınan son tutanakla mahkemeye dava dilekçesi sunulur. Dava dilekçesinde, kira sözleşmesi, arabuluculuk son tutanağı ve emsal kira bedellerini gösteren bilgiler delil olarak sunulmalıdır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • İhtarnameyi İhmal Etmek: Kiraya verenin, 30 günlük süreyi kaçırmasına rağmen ihtarname göndermemesi, bir yıllık kira kaybına neden olabilir.
  • Arabuluculuğu Atlamak: Dava şartı olan arabuluculuk sürecini işletmeden doğrudan mahkemeye gitmek, davanın usulden reddedilmesine ve yargılama giderlerinin artmasına yol açar.
  • Yanlış Dava Türü: Kira bedelinin uyarlanması ile kira tespit davası karıştırılmamalıdır; uyarlama davası olağanüstü durumlar için geçerlidir.

Sözleşme Başlangıç Tarihinin Süre Hesabındaki Rolü

Kira tespit davasında sürelerin doğru hesaplanabilmesi için kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin net bir şekilde belirlenmesi gerekir. Sözleşmede yazılı olan başlangıç tarihi, her yıl kira döneminin yenilendiği referans noktasıdır. Eğer sözleşmede açık bir başlangıç tarihi belirtilmemişse, kiracının taşınmaza fiilen girdiği ve kira ödemeye başladığı tarih esas alınır. Bu tarih, 30 günlük ihtar süresinin veya dava açma süresinin başlangıcını belirleyen temel veridir.

Uygulamada, kira sözleşmesinin yenilenme tarihinin, kira bedelinin ödendiği tarihten farklı olabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Kira bedelinin her ayın başında ödenmesi, sözleşmenin o tarihte yenilendiği anlamına gelmez; sözleşme metnindeki başlangıç günü, dönemsel artış ve tespit davası süreleri için belirleyicidir. Sözleşme süresinin bitiminden önce yapılan bildirimler, hukuki sonuç doğurmaz ve sürenin yanlış hesaplanmasına neden olur.

İhtarname ve Dava Dilekçesinde Sürelerin Korunması

Kiraya verenin, kira döneminin bitiminden en az 30 gün önce kiracıya yazılı bir ihtarname göndermesi, dava açma süresini koruyan en etkili yöntemdir. İhtarname, noter kanalıyla gönderildiğinde tebliğ tarihi resmi olarak kayıt altına alınır ve 30 günlük sürenin başlangıcı bu tebliğ tarihi üzerinden hesaplanır. İhtarname, kira bedelinin yeni dönemde artırılacağına dair iradeyi ortaya koyar ve mahkemenin belirleyeceği bedelin, yeni dönemin başından itibaren geçerli olmasını sağlar.

Dava dilekçesinin mahkemeye sunulması ile ihtarname gönderilmesi arasında hukuki bir fark bulunur; dava dilekçesi, arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra mahkemeye ulaştığı tarihte süreyi keser. Eğer arabuluculuk süreci, kira döneminin bitimine 30 günden az bir süre kala başlatılmışsa, dava açma süresi korunmuş sayılmaz. Bu nedenle, kira döneminin bitimine yakın bir zamanda arabuluculuğa başvurmak yerine, ihtarname göndererek süreyi koruma altına almak, kiraya veren için daha güvenli bir yoldur.

Kira Tespit Davasında İstisnai Durumlar ve Süre Sınırları

Beş yıllık sürenin dolması, kira tespit davası açmak için gerekli olan temel şarttır; ancak bu süre, sözleşmenin başlangıcından itibaren kesintisiz olarak hesaplanır. Eğer kiracı değişmişse, yeni kiracının sözleşmeye dahil olduğu tarih değil, taşınmazın ilk kiralandığı tarih esas alınır. Bu durum, mülkiyetin devri halinde de geçerlidir; yeni malik, önceki malikin kira sözleşmesindeki süresine halef olur ve beş yıllık sürenin hesabında önceki dönemi de dikkate almak zorundadır.

Sözleşmede kira artışına ilişkin bir hüküm bulunmaması veya artış oranının yasal sınırların altında kalması, beş yıllık sürenin beklenmesini gerektirmez. Bu gibi durumlarda, kira bedelinin hakkaniyete uygun hale getirilmesi için her zaman dava açılabilir. Ancak, beş yıllık süre dolmadan açılan davalarda, mahkeme yalnızca sözleşmedeki artış şartlarını veya yasal sınırları dikkate alarak karar verir; piyasa rayiç bedelleri, ancak beş yıllık süre dolduktan sonraki tespit davalarında esas alınır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kira tespit davasını sadece ev sahibi mi açabilir?

Hayır, hem kiraya veren hem de kiracı, kira bedelinin piyasa koşullarına göre yüksek veya düşük kaldığını iddia ederek dava açabilir.

Arabuluculukta anlaşamazsak ne olur?

Arabuluculuk sonunda düzenlenen “anlaşamama tutanağı” ile dava açma hakkınız doğar.

Dava ne kadar sürer?

Dava süresi mahkemenin iş yüküne ve emsal araştırmasının derinliğine göre değişmekle birlikte, arabuluculuk süreci bu sürece eklenmelidir.

Scroll to Top
WhatsApp