
Kripto varlıklar, Türk hukukunda ekonomik değeri olan gayri maddi malvarlığı değerleri olarak kabul edildiğinden, İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca haczedilebilir niteliktedir. Borçlunun kripto varlık hizmet sağlayıcıları (borsalar) nezdindeki varlıkları, İİK m. 89 kapsamında üçüncü kişi nezdindeki alacak veya hak olarak haczedilebilir. Borçlunun kendi kontrolündeki cüzdanlarda bulunan varlıklar ise İİK m. 85 uyarınca borçlunun yedindeki taşınır mal hükmünde haczedilmeye çalışılır; ancak bu varlıkların tespiti ve fiilen muhafaza altına alınması teknik zorluklar içermektedir.
Kripto Varlıkların Hukuki Niteliği ve Haczedilebilirlik
Kripto varlıklar, 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen tanımlar çerçevesinde, dağıtık defter teknolojisi kullanılarak oluşturulan ve değer veya hak ifade eden gayri maddi varlıklardır. İİK m. 82’de sayılan haczi yasak mallar arasında yer almadıkları için, borçlunun malvarlığının bir parçası olarak cebri icra takibine konu edilebilirler.
Bu varlıkların haczedilebilirliği, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi ile doğrudan bağlantılıdır. Haciz işlemi, varlığın bulunduğu platformun veya cüzdanın hukuki statüsüne göre farklılık gösterir.
Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları (Borsalar) Nezdindeki Haciz
Türkiye’de faaliyet gösteren ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisansına sahip kripto varlık hizmet sağlayıcıları (KVHS), icra dairelerinin haciz ihbarnamelerine uymakla yükümlü finansal kuruluşlar statüsündedir.

- İcra dairesi, borçlunun hesaplarının bulunduğu borsaya İİK m. 89 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderir.
- Borsa, ihbarnameyi tebellüğ ettikten sonra borçlunun nezdindeki varlıklarını dondurur ve durumu icra dairesine bildirir.
- Haczedilen varlıklar, icra dairesinin talimatı doğrultusunda borsa tarafından satılarak nakde dönüştürülür ve icra dosyasına aktarılır.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Kripto varlıkların haczi sürecinde en kritik ayrım, varlığın bir hizmet sağlayıcı nezdinde mi yoksa borçlunun kendi kontrolündeki bir cüzdanda mı tutulduğudur. Hizmet sağlayıcılar nezdindeki varlıklar için İİK m. 89 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmesi usulü işletilirken, kişisel cüzdanlarda fiili haciz ve muhafaza işlemleri gündeme gelir. Her iki durumda da varlığın tespiti ve değerlemesi, dijital varlığın teknik yapısı ile icra hukukunun genel ilkeleri arasında uyumlu bir uygulama gerektirir.”
Kişisel (Self-Custody) Cüzdanlardaki Varlıkların Haczi
Borçlunun kendi kontrolündeki cüzdanlarda (donanım cüzdanlar veya yazılım cüzdanları) tutulan varlıkların haczi, merkezi bir kayıt sistemi bulunmaması nedeniyle oldukça zordur.
Tespit aşamasında borçlunun mal beyanında bulunması veya dijital izlerin takibi ile varlıkların varlığı ortaya çıkarılabilir. İcra memuru, borçludan özel anahtarı (private key) teslim etmesini talep edebilir. Cihazın fiziksel olarak bulunması durumunda, İİK m. 80 kapsamında kıymetli şey olarak muhafaza altına alınması mümkündür.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hatalar ve Riskler
Borsadaki varlıklar için İİK m. 85 (fiili haciz) yerine İİK m. 89 (haciz ihbarnamesi) yönteminin kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Soğuk cüzdanlarda özel anahtarın borçlu tarafından gizlenmesi veya kaybedilmesi durumunda, icra dairesinin zorla erişim sağlaması teknik olarak çoğu zaman mümkün değildir.
Haciz ihbarnamesine cevap süresi ve itiraz süreleri gibi genel icra hukuku süreleri, kripto varlık hacizlerinde de aynen geçerlidir. Bu sürelerin kaçırılması, alacaklı veya üçüncü kişi bakımından hak kayıplarına yol açabilir.
Kripto Varlıkların Paraya Çevrilmesinde Satış Yöntemi ve İcra Dairesinin Yetkisi
Kripto varlıkların paraya çevrilmesi süreci, klasik taşınır malların satışından farklı olarak icra dairesinin doğrudan platforma verdiği talimatla gerçekleşir. İcra dairesi, haczedilen varlığın piyasa değerini tespit ettirmek için borsa kayıtlarını esas alır ve varlığın satışını borsa üzerinden gerçekleştirilmek üzere ilgili kuruma bildirir. Bu aşamada icra dairesi, varlığın satışından elde edilen tutarın, icra dosyasına ait banka hesabına aktarılmasını talep eder.
Satışın gerçekleşmesi için varlığın likiditesinin yüksek olması ve platformun teknik altyapısının bu işleme uygunluğu önem taşır. Eğer varlık, borsada işlem görmeyen veya likiditesi düşük bir varlık ise satış süreci uzayabilir ve icra dairesi tarafından farklı bir değerleme yöntemi belirlenmesi gerekebilir. Satış işlemi tamamlandığında, borsa tarafından düzenlenen işlem dekontu ve bakiye dökümü, satışın hukuki delili olarak dosyaya sunulmalıdır.
Kripto Varlık Hacizlerinde Üçüncü Kişi Platformların Sorumluluğu
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, haciz ihbarnamesini tebellüğ ettikleri andan itibaren borçlunun varlıkları üzerinde tasarruf etmesini engellemekle yükümlüdür. Platform, borçlunun hesabını dondurmakla kalmayıp, aynı zamanda borçlunun o anki bakiye bilgilerini ve varsa bekleyen emirlerini icra dairesine bildirmek zorundadır. İhbarnameye süresi içinde cevap vermeyen veya borçlunun varlıklarını kaçırmasına olanak tanıyan platformlar, İİK m. 89/4 uyarınca alacaklının uğradığı zarardan sorumlu tutulabilir.
Platformun sorumluluğu, yalnızca haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihteki bakiye ile sınırlı değildir; ihbarname tarihinden sonra borçlunun hesabına giren veya borçlunun hesabında bulunan varlıkların akıbeti de platformun denetimindedir. Platformun, borçlunun varlıklarını başka bir cüzdana transfer etmesine izin vermesi, haciz ihbarnamesinin ihlali anlamına gelir. Bu durumda alacaklı, platforma karşı tazminat davası açma veya icra dairesi nezdinde şikayet yoluna başvurma haklarını değerlendirebilir.
Dijital Delillerin Korunması ve İspat Yükü
Kripto varlıkların takibinde, borçlunun varlık sahibi olduğunu kanıtlayan dijital izlerin bütünlüğü, icra sürecinin başarısı için kritik bir öneme sahiptir. Borçlunun borsa hesap hareketleri, cüzdan adresleri ve işlem geçmişi, icra dairesine sunulacak dilekçelerde somut verilerle desteklenmelidir. Özellikle self-custody cüzdanlarda, varlığın borçluya ait olduğunu ispatlamak için blokzinciri üzerindeki işlem kayıtları (hash bilgileri) ve cüzdan adresleri delil olarak kullanılabilir.
Dijital delillerin sunulmasında, verilerin değiştirilmediğini gösteren zaman damgaları ve ekran görüntüleri, ispat yükünü yerine getirmek için yeterli olmayabilir; bu nedenle mümkünse noter onaylı tespit veya bilirkişi incelemesi talep edilmelidir. Borçlunun varlıklarını gizlediği şüphesi varsa, icra dairesinden ilgili platformlara veya bankalara müzekkere yazılarak, borçlunun kripto varlık alım satımı için kullandığı finansal kanalların araştırılması istenebilir. Bu süreçte elde edilen her türlü veri, dosya numarası ile ilişkilendirilerek kronolojik bir sırayla muhafaza edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kripto varlıklar icra takibinde para olarak mı kabul edilir?
Hayır, kripto varlıklar Türk hukukunda para değil, ekonomik değeri olan gayri maddi malvarlığı olarak nitelendirilir.
Yurt dışı borsalardaki varlıklar haczedilebilir mi?
Yurt dışı borsalar Türk icra dairelerinin doğrudan yetki alanında olmadığından, bu varlıkların haczi uluslararası hukuki iş birliği gerektirir ve pratikte oldukça zordur.
Kripto varlıkların değerlemesi nasıl yapılır?
Haciz anındaki piyasa değeri esas alınır. Borsalar, icra dairesinin talebi üzerine varlığın o anki TL karşılığını bildirmekle yükümlüdür.
Borçlu kripto varlıklarını gizlerse ne olur?
Borçlunun mal beyanında bulunmaması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması, İİK’daki ilgili yaptırımların uygulanmasına yol açabilir.
