Konkordatoda Alacak Bildirimi ve Çekişmeli Alacağın Korunması

Konkordatoda Alacak Bildirimi ve Çekişmeli Alacağın Korunması

Konkordato sürecinde alacak bildirimi, alacaklının borçlu şirketten olan alacağını konkordato komiserliğine yazılı olarak bildirmesidir. İcra ve İflas Kanunu uyarınca, kesin mühlet kararının ilanından itibaren 15 gün içinde yapılması gereken bu bildirim, alacaklının oylamaya katılabilmesi ve sıra cetvelinde yer alabilmesi için zorunludur. Bildirimde bulunmayan alacaklılar, borçlunun bilançosunda kayıtlı değillerse konkordato projesinin müzakerelerinde oy kullanamazlar. Ancak bu durum alacak hakkının tamamen sona erdiği anlamına gelmez; yalnızca sürecin oylama ve tasdik aşamalarındaki temsil yetkisini kısıtlar.

Konkordato Alacak Kaydı Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Alacak bildirimi, komiserliğe hitaben hazırlanan yazılı bir dilekçe ile gerçekleştirilir. Dilekçenin içeriği, alacağın varlığını ve miktarını şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlamalıdır. İspat yükü alacaklıda olduğundan, bildirim dilekçesi ile birlikte tüm dayanak belgelerin sunulması gerekir.

  • Alacaklı ve borçlunun tam unvanı ile iletişim bilgileri.
  • Alacağın türü (adi, rehinli veya imtiyazlı) ve toplam tutarı.
  • Anapara, mühlet tarihine kadar işlemiş faiz ve diğer fer’i kalemlerin dökümü.
  • Yabancı para cinsinden alacaklar için bildirim tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı.
  • Sözleşme, fatura, irsaliye, çek, senet veya cari hesap ekstresi gibi dayanak belgeler.

Çekişmeli Alacak Nedir ve Nasıl Korunur?

Borçlunun, komiserliğe bildirilen alacağı kabul etmemesi veya miktarında itirazda bulunması durumunda alacak “çekişmeli” sıfatını kazanır. Bu durum, alacağın konkordato projesindeki ödeme planına dahil edilip edilmeyeceği konusunda belirsizlik yaratır. Çekişmeli alacakların korunması için tasdik yargılaması aşamasında mahkemeden, bu alacağa isabet eden payın dava sonuçlanana kadar bir bankaya depo edilmesini talep etmek mümkündür.

Konkordatoda Alacak Bildirimi ve Çekişmeli Alacağın Korunması

Tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre dava açılması, alacağın kesinleşmesi için gerekli bir adımdır. Bu dava süreci, alacağın konkordato projesi dışındaki genel icra takibi veya dava yollarıyla tahsil edilemeyeceği durumlarda, projedeki payın güvence altına alınmasını sağlar.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Konkordato sürecinde alacak bildirimi, yalnızca bir kayıt işlemi değil, alacaklının oylama ve tasdik aşamasındaki haklarını koruyan temel bir adımdır. Borçlunun itirazı ile çekişmeli hale gelen alacaklarda, tasdik kararından sonra açılacak davanın süresi ve mahkemenin depo kararı, alacağın tahsil edilebilirliği açısından belirleyicidir. Bilançoda kayıtlı olsanız dahi, hak kaybına uğramamak adına komiserliğe yazılı bildirimde bulunmak ve süreci resmi ilanlar üzerinden takip etmek, alacaklılar için en güvenli yoldur.”

Tebligat ve Süre Kontrolü

Konkordato sürecinde süreler, hak düşürücü nitelik taşıyabilir. 15 günlük alacak bildirim süresi, kesin mühlet kararının ilan edildiği tarihten itibaren başlar. Bu sürenin takibi, ilanların resmi kaynaklardan düzenli kontrol edilmesiyle mümkündür. Müzakere süreçleri veya komiserle yapılan sözlü görüşmeler, kanuni süreleri kendiliğinden durdurmaz.

Alacaklılar, bildirimlerini iadeli taahhütlü posta, noter kanalıyla veya komiserlikten havale kaşeli suret alarak yapmalıdır. Bildirim alındısı, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıklarda başvurunun zamanında yapıldığını ispatlayan en önemli delildir. Sürelerin hesaplanmasında tebligat mazbatası veya ilan tarihi esas alınmalı, son gün beklenmeden başvuru tamamlanmalıdır.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Hatalar

Alacaklıların en sık yaptığı hata, borçlunun bilançosunda kayıtlı olduklarını düşünerek bildirim yapma yükümlülüğünü ihmal etmeleridir. Bilançoda kayıtlı olmak, komiserliğin listesinde yer almayı garanti etmez; bu nedenle her alacaklının kendi bildirimini yapması en güvenli yoldur. Ayrıca, bildirimin mahkemeye değil, doğrudan konkordato komiserliğine yapılması gerektiği unutulmamalıdır.

Bir diğer hata ise, konkordato ilanının devam eden diğer hukuki süreçleri otomatik olarak durdurduğunun varsayılmasıdır. Konkordato süreci, alacaklıların kendi haklarını aktif olarak takip etmelerini gerektiren teknik bir süreçtir. Eksik belge sunulması veya alacak kalemlerinin (faiz, kur farkı vb.) hatalı hesaplanması, borçlunun itiraz etme ihtimalini artırarak alacağın çekişmeli hale gelmesine neden olabilir.

Alacak Bildiriminde Faiz ve Kur Farkı Hesaplama Yöntemleri

Konkordato komiserliğine sunulan alacak bildirimlerinde, alacağın mühletin başlangıç tarihi itibarıyla güncel ve doğru hesaplanmış olması, borçlunun itiraz riskini minimize eden en önemli unsurdur. Özellikle ticari alacaklarda, mühletin ilanından önce işlemiş olan faizlerin, sözleşmede belirlenen oranlar veya yasal faiz oranları üzerinden ayrı bir kalem olarak gösterilmesi gerekir. Faiz hesaplamasında, temerrüt tarihinden mühletin başlangıç tarihine kadar geçen süre esas alınmalı ve hesaplama tablosu dilekçeye eklenmelidir.

Yabancı para cinsinden alacaklarda ise, bildirim dilekçesinde alacağın döviz cinsinden tutarı ile birlikte, konkordato mühletinin ilan edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılığı açıkça belirtilmelidir. Kur farkı hesaplamasında, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, mühletin ilan edildiği günün kuru esas alınır. Bu hesaplamanın hatalı yapılması, alacağın bir kısmının çekişmeli hale gelmesine veya oylama sırasında oy hakkının yanlış hesaplanmasına yol açabilir.

Konkordato Projesinde Teminatlı ve İmtiyazlı Alacakların Ayrımı

Alacak bildirim dilekçesinde, alacağın niteliğinin (rehinli, imtiyazlı veya adi alacak) doğru sınıflandırılması, konkordato projesinin tasdiki aşamasında alacaklının haklarını koruması bakımından kritiktir. Rehinli alacaklılar, rehinle karşılanan kısım için konkordato projesinden bağımsız olarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapma hakkına sahip olabilirler. Bu nedenle, rehinli alacaklıların bildirimlerinde, rehinli alacak tutarı ile rehinle karşılanmayan adi alacak tutarını birbirinden ayırarak beyan etmeleri gerekir.

İmtiyazlı alacaklar ise, konkordato projesinde diğer adi alacaklara göre öncelikli ödeme planına tabi tutulabilir. İşçi alacakları veya kamu alacakları gibi imtiyazlı statüdeki alacakların, bildirim dilekçesinde ilgili mevzuat hükümlerine atıf yapılarak belirtilmesi, komiserin hazırlayacağı alacaklılar listesinde doğru kategoride yer almasını sağlar. Yanlış sınıflandırılan bir alacak, projenin oylanması sırasında oy ağırlığının hatalı hesaplanmasına ve dolayısıyla tasdik kararının hukuki denetiminde sorun yaşanmasına neden olabilir.

Çekişmeli Alacaklarda Pay Ayırma ve İhtiyati Tedbirin İşlevi

Borçlunun alacağı reddetmesi veya kısmen kabul etmesi durumunda, çekişmeli hale gelen alacak için konkordato projesinde bir pay ayrılması, alacaklının ileride kazanacağı dava sonucunda tahsilat yapabilmesi için hayati önem taşır. Mahkeme, çekişmeli alacaklar için konkordato projesinde öngörülen ödeme planına uygun bir payın, dava sonuçlanıncaya kadar bir banka hesabında bloke edilmesine veya teminat altına alınmasına karar verebilir. Bu talep, tasdik yargılaması sırasında mahkemeye sunulacak bir dilekçe ile somutlaştırılmalıdır.

Çekişmeli alacak davası açılırken, davanın konusu ve talep edilen miktar, komiserliğe bildirilen tutarla uyumlu olmalıdır. Eğer dava dilekçesinde, komiserliğe bildirilen tutardan farklı bir miktar talep edilirse, bu durum alacağın ispatında çelişki yaratabilir. Ayrıca, çekişmeli alacak davası devam ederken konkordato projesinin tasdik edilmesi, alacaklının dava sonucunda elde edeceği ilamı icra takibine koymasına engel teşkil etmez; ancak tahsilat, projenin ödeme planı ve ayrılan pay ile sınırlı kalabilir. Bu süreçte, davanın takibi ve projenin uygulanması arasındaki koordinasyon, alacaklının alacağına kavuşma ihtimalini doğrudan etkiler.

Uygulama Notu: Konkordato komiserliğine yapılan bildirimlerde, alacağın dayanağı olan tüm belgelerin (sözleşme, fatura, mutabakat mektubu) aslı veya onaylı suretlerinin dilekçeye eklenmesi, borçlunun itiraz etme ihtimalini azaltan en etkili yöntemdir. Özellikle cari hesap ilişkilerinde, borçlu ile yapılan son mutabakatın tarih ve içeriği, alacağın kesinleşmesinde belirleyici bir delil niteliği taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Alacak bildirimi yapmazsam alacağım silinir mi?

Hayır, alacak hakkınız silinmez. Ancak konkordato sürecinde oy kullanamaz ve projeden yararlanamazsınız; tasdik edilen konkordato projesi bildirim yapmayanları da bağlar.

Çekişmeli alacak davası zorunlu arabuluculuğa tabi midir?

Bu konuda doktrinde görüş birliği yoktur. Ancak davanın genel hükümlere tabi bir eda davası olduğu göz önüne alındığında, ihtiyatlı davranarak arabuluculuk sürecinin değerlendirilmesi önerilir.

Konkordato mühletinde faiz işler mi?

Rehinsiz alacaklarda geçici mühlet kararı ile faiz işlemesi kural olarak durur. Rehinli alacaklarda ise rehin sözleşmesi gereğince faiz işlemeye devam edebilir.

Bildirim için özel bir form var mı?

Kanunda matbu bir form zorunluluğu yoktur; ancak alacak detaylarını ve dayanak belgeleri içeren yazılı bir dilekçe, ispat kolaylığı açısından şarttır.

Scroll to Top
WhatsApp