İş Kazası ve Meslek Hastalığı Uyuşmazlığında Kusur ve Nedensellik

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Uyuşmazlığında Kusur ve Nedensellik

İş kazası ve meslek hastalığı uyuşmazlıklarında kusur ve nedensellik bağı, işverenin tazminat sorumluluğunu belirleyen temel hukuki unsurlardır. İşverenin tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmesi için, meydana gelen zararın işin yürütümüyle uygun bir nedensellik bağı içinde olması ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal ederek kusurlu bulunması şarttır.

Kusur ve Nedensellik Bağının Hukuki Niteliği

İş kazası, 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalıyı bedenen veya ruhen zarara uğratan olay olarak tanımlanır. Ancak bir olayın SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmesi, işverenin tazminat sorumluluğunun otomatik olarak doğduğu anlamına gelmez. Tazminat sorumluluğu için işverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile belirlenen gözetim, denetim ve koruyucu donanım sağlama yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği incelenir.

Nedensellik bağı ise, meydana gelen zarar ile işin yürütümü arasında doğrudan bir ilişki bulunmasını ifade eder. Eğer kaza, işçinin ağır kusuru, üçüncü bir kişinin müdahalesi veya mücbir sebep gibi illiyet bağını kesen bir nedenle gerçekleşmişse, işverenin sorumluluğu azalabilir veya tamamen ortadan kalkabilir.

Adım Adım Süreç Yönetimi

İş kazası veya meslek hastalığı durumunda hak kaybına uğramamak için izlenmesi gereken adımlar belirli bir düzeni takip eder:

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Uyuşmazlığında Kusur ve Nedensellik
  • Bildirim: İşveren, kazayı kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya ise mevzuatta belirtilen süre içerisinde bildirmekle yükümlüdür.
  • Delil Tespiti: Olay yeri tutanakları, kamera kayıtları, tanık ifadeleri ve iş ekipmanı bakım kayıtları gibi delillerin korunması, kusur tespiti aşamasında kritik rol oynar.
  • Bilirkişi İncelemesi: Dava aşamasında mahkeme; iş güvenliği uzmanı, makine mühendisi ve tıp bilirkişilerinden oluşan bir heyet aracılığıyla kusur oranlarını ve maluliyet derecesini belirler.
  • Tazminat Hesabı: Kusur oranları ve maluliyet derecesi üzerinden aktüeryal hesaplama yapılarak maddi ve manevi tazminat miktarı belirlenir.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
İş kazası ve meslek hastalığı uyuşmazlıklarında kusur tespiti, yalnızca kazanın gerçekleştiği anla sınırlı olmayıp işverenin tüm iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini kapsayan teknik bir incelemedir. SGK tarafından düzenlenen raporlar idari nitelikte olup mahkemeyi bağlamaz; bu nedenle dava sürecinde bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak kusur ve nedensellik incelemesi tazminatın belirlenmesinde belirleyicidir. Arabuluculuk dava şartı olmasa da, tarafların delil tespiti ve teknik inceleme süreçlerini titizlikle takip etmeleri hak kaybını önlemek adına gereklidir.”

Arabuluculuk İstisnası ve Görevli Mahkeme

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Bu uyuşmazlıklarda taraflar, arabulucuya başvurma zorunluluğu olmaksızın doğrudan İş Mahkemelerinde dava açabilirler.

Görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre İş Mahkemeleridir. Taraflar, dava sürecini beklemeden ihtiyari arabuluculuk yöntemini tercih edebilirler; ancak bu durum bir zorunluluk teşkil etmez.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biri, SGK müfettişlerinin hazırladığı kusur raporunun nihai kabul edilmesidir. Oysa bu raporlar idari niteliktedir ve mahkemeyi bağlamaz; mahkeme süreci içerisinde bilirkişi heyeti aracılığıyla yeniden kusur tespiti yaptırılması mümkündür.

Bir diğer hata ise, sadece kazanın gerçekleştiği ana odaklanmaktır. Kusur tespiti, işverenin risk değerlendirmesi, işçiye verilen eğitimler ve denetim yükümlülükleri gibi genel süreçlerin tamamını kapsar. Ayrıca, delillerin korunmaması veya olay yerinin değiştirilmesi, kusur oranlarının belirlenmesinde ciddi ispat zorluklarına yol açabilir.

Kusur Oranlarının Belirlenmesinde Teknik İnceleme ve Bilirkişi Raporları

İş kazası uyuşmazlıklarında kusur oranları, olayın meydana geldiği iş yerindeki teknik şartlar ve iş güvenliği önlemleri üzerinden uzman bilirkişi heyetleri tarafından belirlenir. Mahkeme, iş güvenliği uzmanı, makine mühendisi veya inşaat mühendisi gibi teknik uzmanlardan oluşan bir heyet aracılığıyla işverenin 6331 sayılı Kanun’daki önleyici tedbirleri alıp almadığını denetler. Bu inceleme, yalnızca kazanın gerçekleştiği anı değil, iş yerindeki risk değerlendirme raporlarını, periyodik bakım kayıtlarını ve işçiye verilen eğitim belgelerini de kapsar.

Bilirkişi raporlarında işveren, işçi ve varsa üçüncü kişilerin kusur oranları yüzde üzerinden paylaştırılır. İşverenin, işçinin kişisel koruyucu donanım kullanıp kullanmadığını denetleme yükümlülüğü, işçinin ihmali olsa dahi işverenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Eğer işveren, işçinin kurallara uymadığını tespit etmesine rağmen gerekli disiplin süreçlerini işletmemişse, bu durum işverenin kusur oranını artıran bir faktör olarak değerlendirilir. Teknik raporlara karşı tarafların itiraz süresi ve usulü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde yürütülür.

Nedensellik Bağını Kesen Haller ve Mücbir Sebep Ayrımı

Nedensellik bağının varlığı, iş kazasının işin yürütümü sırasında veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelmiş olması şartına bağlıdır. İşverenin sorumluluğunun doğması için kazanın işin bir parçası olması gerekirken, işçinin işin yürütümüyle ilgisi olmayan kişisel bir eylemi veya iradesi sonucu oluşan durumlar illiyet bağını kesebilir. Örneğin, işçinin iş yerinde kendi özel işlerini yaparken veya işin gerektirdiği görev tanımının tamamen dışında, işveren tarafından öngörülemeyecek bir eylemde bulunması durumunda nedensellik bağı tartışmalı hale gelir.

Mücbir sebep, işverenin tüm önlemleri almasına rağmen önleyemediği, dışsal ve kaçınılmaz olayları ifade eder. Deprem, sel gibi doğal afetler veya iş yerinin kontrolü dışında gelişen ani dış müdahaleler, işverenin kusursuz sorumluluğunu dahi ortadan kaldırabilecek nitelikte olabilir. Ancak işverenin, iş yerindeki riskleri önceden öngörüp gerekli tedbirleri alması beklenir; bu nedenle her beklenmedik olay mücbir sebep olarak kabul edilmez. Uygulamada, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerindeki eksikliği, mücbir sebep savunmasının kabul edilmesini zorlaştıran en önemli unsurdur.

Maluliyet Oranı ve Tazminat Hesabında Aktüeryal Veriler

İş kazası sonucu oluşan bedensel zararın tazminat hesabına yansıması, SGK tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik derecesine göre şekillenir. Maluliyet oranı, işçinin çalışma gücünü ne oranda kaybettiğini gösterir ve bu oran tazminatın maddi boyutunu doğrudan etkiler. Aktüeryal hesaplamalarda, işçinin kaza tarihindeki yaşı, bakiye ömrü, kaza anındaki geliri ve kusur oranları temel alınır. SGK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri, hesaplanan toplam maddi tazminattan düşülerek işverenin ödemesi gereken bakiye miktar ortaya çıkarılır.

Tazminat hesaplamalarında yapılan en yaygın hatalardan biri, işçinin gerçek gelirinin doğru tespit edilememesidir. İşçinin bordroda görünen maaşı ile fiilen aldığı ücret arasında fark varsa, gerçek ücretin tanık beyanları ve emsal ücret araştırması ile belirlenmesi gerekir. Ayrıca, işçinin kaza sonrası başka bir işte çalışıp çalışmadığı veya çalışma gücünü ne ölçüde kullanabildiği, tazminatın hesaplanmasında dikkate alınan diğer değişkenlerdir. Bu hesaplamalar, teknik bir uzmanlık gerektirdiğinden, genellikle aktüerya bilirkişileri tarafından hazırlanan raporlarla mahkemeye sunulur.

Uygulama Notu: Kusur ve nedensellik bağı, her somut olayın kendi teknik verileriyle şekillenir; bu nedenle iş yeri kayıtlarının, eğitim belgelerinin ve kaza anına ilişkin tutanakların eksiksiz korunması, tazminat sürecinin sağlıklı ilerlemesi için temel şarttır.

Sıkça Sorulan Sorular

İşçinin kusuru tazminat miktarını etkiler mi?

Evet, işçinin kendi kusuru oranında tazminat miktarı düşürülür. Ancak işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal etmesi durumunda, işçi kusuru genellikle sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmaz.

SGK tarafından bağlanan gelir tazminattan düşülür mü?

Evet, SGK tarafından işçiye bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri, hesaplanan maddi tazminat miktarından mahsup edilir.

İş kazası tespiti davası ne zaman açılır?

SGK olayı iş kazası olarak kabul etmezse, olayın iş kazası olduğunun tespiti için İş Mahkemesinde dava açılabilir.

Scroll to Top
WhatsApp