
İşe iade davasında feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverene aittir; işçi ise yalnızca iş güvencesi kapsamında olduğunu ve feshin gerçek sebebinin farklı olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçi, iş güvencesi kapsamında olduğunu iddia etmekle yükümlü olup, işveren ise fesih bildiriminde belirttiği sebebin geçerli veya haklı olduğunu somut delillerle kanıtlamak zorundadır.
İş Güvencesi Kapsamı ve İspat Yükümlülüğü
İşçinin işe iade davası açabilmesi için öncelikle iş güvencesi kapsamında olduğunu ispatlaması gerekir. Bu kapsam, işyerinde aynı işkolunda toplam 30 veya daha fazla işçi çalışması, işçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması ve iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması şartlarına bağlıdır.
İşçi, dilekçesinde bu şartları taşıdığını somutlaştırmalıdır. İşveren ise fesih bildiriminde gösterdiği sebebin geçerli olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. İşveren, fesih bildiriminde belirttiği sebebin dışına çıkarak yeni bir gerekçe ileri süremez.
İşe İade Süreci: Adım Adım Zaman Çizelgesi
İşe iade süreci, hak düşürücü sürelere tabidir ve bu sürelerin kaçırılması davanın reddine yol açar. Süreç, işçinin fesih bildirimini tebliğ almasıyla başlar.

- Fesih Bildirimi: İşveren feshi yazılı yapmalı ve sebebini açıkça belirtmelidir.
- Arabuluculuk Başvurusu: Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulması zorunludur.
- Arabuluculuk Süreci: Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır.
- Dava Açma: Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.
- İşe Başlatma Başvurusu: Dava kazanılıp karar kesinleştikten sonra, işçi 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
İşe iade davalarında ispat yükü paylaşımı, işverenin fesih bildirimindeki gerekçesini somutlaştırması ve işçinin iş güvencesi kapsamına girdiğini ortaya koyması üzerine kuruludur. Uygulamada en sık karşılaşılan risk, arabuluculuk süreci ile dava açma süresinin birbirine karıştırılmasıdır. İşveren, fesih bildiriminde belirttiği sebebin dışına çıkamayacağı için, fesih anındaki yazılı bildirim ve bu bildirime dayanak teşkil eden belgeler davanın seyrini belirleyen temel unsurlardır. İşçi ise iş güvencesi şartlarını dilekçesinde net bir şekilde ifade etmelidir.”
İspat İçin Gerekli Deliller ve Belgeler
İşveren, feshin geçerli olduğunu kanıtlamak için savunma istem yazısı, işçinin savunması, performans değerlendirme formları, tutanaklar ve ekonomik gerekçeleri gösteren belgeleri sunmalıdır. Bu belgeler, feshin son çare olduğu ilkesine uygunluğunu göstermelidir.
İşçi ise iş sözleşmesi, SGK hizmet dökümü ve fesih bildirim yazısını delil olarak kullanabilir. İşyerindeki işçi sayısının tespiti gibi işçinin kendi imkanlarıyla ulaşamadığı bilgiler, mahkemece müzekkere ile ilgili kurumlardan istenebilir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Arabuluculuk sürecini atlayarak doğrudan dava açmak, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine neden olur. Bu durum, işçinin hak kaybına uğramasına ve dava masraflarının artmasına yol açar.
Sürelerin karıştırılması da yaygın bir hatadır. 1 aylık arabuluculuk başvuru süresi ile 2 haftalık dava açma süresi birbirinden farklı aşamalardır. İşçinin, iş güvencesi kapsamında olduğunu dilekçesinde somutlaştırmaması, mahkemenin araştırmasını zorlaştırır ve davanın esasına girilmesini geciktirebilir.
Feshin Son Çare Olması İlkesinin İspatı
İşverenin feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispatlaması, tek başına yeterli olmayıp feshin ‘son çare’ olduğu ilkesine uygunluğunu da ortaya koymasını gerektirir. İşveren, işçinin iş sözleşmesini feshetmeden önce işçiyi başka bir pozisyonda değerlendirip değerlendiremeyeceğini veya eğitimle işe uyumunun sağlanıp sağlanamayacağını kanıtlamakla yükümlüdür. Bu ilke, işçinin iş güvencesinden yararlanmasının temel dayanaklarından biridir ve işverenin fesih kararını almadan önce alternatif yolları tükettiğini gösteren belgeler, ispat sürecinde belirleyici rol oynar.
Uygulamada işveren, işçinin performans düşüklüğü nedeniyle işten çıkarıldığını iddia ediyorsa, sadece genel bir beyan yeterli görülmez. İşçinin görev tanımına uygun olarak belirlenen hedeflerin neler olduğu, bu hedeflere ulaşılamadığının nasıl tespit edildiği ve işçiye bu süreçte gerekli uyarıların yapılıp yapılmadığına dair yazılı belgeler sunulmalıdır. İşçinin savunmasının alınmış olması ve bu savunmanın fesih kararında değerlendirilmiş olması, feshin usulüne uygunluğunu ispat etmek için işverenin dosyasına eklemesi gereken temel belgeler arasındadır.
İşyeri İşçi Sayısının Tespiti ve İspat Yükü
İş güvencesi hükümlerinin uygulanabilmesi için işyerinde aynı işkolunda toplam 30 veya daha fazla işçi çalışması şartı, davanın kabulü için öncelikli bir inceleme konusudur. İşçi, dava dilekçesinde işyerindeki işçi sayısının 30 ve üzerinde olduğunu iddia etmeli, işveren ise bu sayının altında kaldığını savunuyorsa bunu kanıtlamalıdır. İşveren, işyerindeki çalışan sayısını gösteren SGK kayıtlarını, işyeri sicil dosyalarını ve bordroları mahkemeye sunarak bu savunmasını destekleyebilir.
İşçinin işyerindeki toplam işçi sayısını tam olarak bilmesi her zaman mümkün olmayabilir; bu durumda işçi, işyerinin bağlı olduğu SGK müdürlüğünün veya ilgili kurumların kayıtlarının mahkemece celbini talep edebilir. Mahkeme, işyerinin merkez ve şubeleri dahil olmak üzere aynı işkolundaki tüm çalışanların sayısını dikkate alarak iş güvencesi kapsamını belirler. İşveren, işyerinde çalışan sayısının 30’un altında olduğunu ispatlayamadığı takdirde, iş güvencesi şartlarının sağlandığı kabul edilerek davanın esasına geçilir.
İşçinin İddiasını İspatlaması Gereken Durumlar
İspat yükü kural olarak işverende olsa da, işçi feshin gerçek sebebinin işverenin bildirdiğinden farklı olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Örneğin, işveren feshin ‘ekonomik nedenlerle’ yapıldığını bildirdiğinde, işçi feshin aslında sendikal faaliyetlere katılması veya ayrımcı bir tutum nedeniyle gerçekleştiğini ileri sürüyorsa, bu iddiasını destekleyecek somut deliller sunmalıdır. İşçi, bu tür iddialarını tanık beyanları, yazışmalar veya diğer somut olgularla destekleyerek ispat yükünü yerine getirebilir.
İşçinin iş güvencesi kapsamında olduğunu ispatlaması gereken bir diğer durum ise, iş sözleşmesinin niteliğinin belirlenmesidir. İşveren, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu iddia ederek iş güvencesi kapsamı dışında kaldığını savunuyorsa, işçi sözleşmenin aslında belirsiz süreli olduğunu veya belirli süreli yapılması için objektif bir neden bulunmadığını ispatlamalıdır. Bu noktada, iş sözleşmesinin içeriği, işin niteliği ve tarafların iradesi, sözleşmenin türünü belirleyen temel deliller olarak mahkeme tarafından değerlendirilir.
Sık Sorulan Sorular
İşveren fesih sebebini sonradan değiştirebilir mi?
Hayır, işveren fesih bildiriminde belirttiği sebebin dışına çıkamaz ve mahkemede yeni bir gerekçe ileri süremez.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa ne yapılmalıdır?
Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.
İşçi işe iade davasını kazanırsa ne olur?
Karar kesinleştikten sonra işçi 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır; işveren işe başlatmazsa tazminat ödemekle yükümlü olur.
