İşveren Danışmanlığı Bakımından Alt İşveren ve Taşeron İlişkisi

İşveren Danışmanlığı Bakımından Alt İşveren ve Taşeron İlişkisi

Alt işverenlik ilişkisi, bir işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerini veya asıl işin bir bölümünü, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri, başka bir işverene devretmesiyle kurulan hukuki bir yapıdır. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı, iş sözleşmesinden veya kanundan doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.

Alt İşverenlik İlişkisinin Kurulma Şartları

Bir ilişkinin hukuken alt işverenlik olarak kabul edilebilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması zorunludur. Taraflar arasında bu ilişkiyi düzenleyen yazılı bir sözleşme bulunması, ilişkinin temelini oluşturur.

  • İki ayrı tüzel veya gerçek kişi işveren sıfatıyla yer almalıdır.
  • İş, asıl işverenin işyerinde yürütülen yardımcı bir iş olmalı veya asıl işin bir bölümü teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmelidir.
  • Alt işveren, görevlendirdiği işçilerini sadece asıl işverenin işyerinde aldığı işte çalıştırmalıdır.

İşveren Danışmanlığı Bakımından Uygulanabilir Adımlar

Hukuki riskleri minimize etmek amacıyla işverenlerin süreç yönetimi sırasında dikkat etmesi gereken adımlar bulunmaktadır. Sözleşme aşamasından başlayarak işin yürütülmesine kadar olan süreçte denetim mekanizmaları aktif tutulmalıdır.

İşveren Danışmanlığı Bakımından Alt İşveren ve Taşeron İlişkisi
  • Sözleşme Denetimi: Sözleşmenin asıl işin tamamının devri gibi muvazaalı bir içerik taşımadığından emin olunmalıdır.
  • Bildirim Yükümlülüğü: Alt işverenlik ilişkisi kurulduğunda, ilgili Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne gerekli bildirimler yapılmalıdır.
  • Özlük Dosyası Yönetimi: Alt işveren işçilerinin özlük dosyalarının, puantaj kayıtlarının ve disiplin süreçlerinin alt işveren tarafından tutulduğu denetlenmelidir.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Alt işverenlik ilişkisinde asıl işverenin müteselsil sorumluluğu, sözleşme metninden bağımsız olarak kanundan doğan bir yükümlülüktür. Uygulamada en büyük risk, işin yürütülüş biçiminin sözleşmedeki tanımla örtüşmemesidir. Özellikle emir ve talimat zincirinin alt işveren bünyesinde kalması, muvazaa iddiasını önlemek adına kritik bir ayrım noktasıdır. İşverenlerin, alt işverenin SGK ve İSG yükümlülüklerini sadece sözleşme ile değil, düzenli saha denetimleri ve belge kontrolleri ile takip etmeleri, hukuki koruma sağlamaları açısından büyük önem taşır.”

Ücret ve Sosyal Güvenlik Süreçlerinde Kontrol

Asıl işverenin müteselsil sorumluluğu nedeniyle, alt işverenin mali yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği düzenli olarak takip edilmelidir. Hakediş ödemeleri öncesinde yapılan kontroller, ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıkların önüne geçilmesini sağlar.

Alt işverenin işçilerine ait SGK primlerini ödeyip ödemediği her ay kontrol edilmelidir. Ayrıca, alt işverenin işçilik alacaklarını ödememesi riskine karşı, hakedişlerden kesinti yapma veya doğrudan ödeme mekanizmalarının sözleşmeye eklenmesi tavsiye edilir.

İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Koordinasyonu

İşyerinde İSG kurulu varsa, alt işverenin temsilcisinin bu kurula katılımı sağlanmalıdır. Asıl işveren, alt işverenin kendi işçilerine İSG eğitimi verdiğini ve gerekli kişisel koruyucu donanımları sağladığını belgelemekle yükümlüdür.

Asıl işveren olarak, alt işverenin İSG önlemlerini alıp almadığı düzenli aralıklarla denetlenmelidir. Bu denetimler, iş kazası veya meslek hastalığı durumunda asıl işverenin sorumluluk sınırlarını belirleyen önemli deliller arasında yer alır.

Muvazaa Riski ve Emir-Talimat İlişkisi

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, asıl işin bölünerek uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene devredilmesidir. Bu durum muvazaa olarak kabul edilir ve alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılmasına yol açar.

Asıl işveren, alt işveren işçilerine doğrudan emir ve talimat vermekten kaçınmalıdır. Talimatlar, alt işverenin kendi amirleri aracılığıyla iletilmelidir; aksi takdirde işçilerle asıl işveren arasında doğrudan bir iş ilişkisi kurulduğu iddiası gündeme gelebilir.

Alt İşverenlik Sözleşmelerinde Hakediş ve Ödeme Güvencesi

Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı kanunen müteselsil sorumlu olduğundan, hakediş ödemeleri sırasında işçilik alacaklarının ödendiğine dair belgeleri talep etmelidir. Sözleşme aşamasında, alt işverenin SGK prim borcu bulunmadığına dair güncel yazıyı ve işçilerin maaş ödeme bordrolarını her ay ibraz etme yükümlülüğü açıkça hüküm altına alınmalıdır. Bu belgelerin eksikliği durumunda, asıl işveren hakediş ödemesini durdurma veya doğrudan işçilerin banka hesaplarına ödeme yapma yetkisini kullanmalıdır.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir hata, hakedişlerin kontrolsüz şekilde ödenmesi ve ardından alt işverenin işçilik alacaklarını ödemeden işten ayrılmasıdır. Bu durumda asıl işveren, ödemeyi yapmış olsa dahi işçiye karşı sorumluluktan kurtulamaz. İşveren danışmanlığı kapsamında, alt işverenin mali durumunun ve işçi ödemelerinin düzenli takibi, asıl işverenin rücu hakkını kullanabilmesi için gerekli olan ödeme dekontlarının ve bordroların arşivlenmesini zorunlu kılar.

İş Sözleşmesi Fesih Süreçlerinde Asıl İşverenin Rolü

Alt işveren işçisinin iş sözleşmesinin feshi, kural olarak alt işveren ile işçi arasında gerçekleşen bir işlemdir. Ancak asıl işveren, işyerindeki disiplin yönetmeliğine aykırı davranışlar veya İSG ihlalleri nedeniyle alt işverenden sözleşmenin feshini talep edebilir. Bu talep, asıl işverenin işyerindeki düzeni sağlama yetkisi kapsamında değerlendirilir; ancak feshin geçerli veya haklı nedene dayanması yükümlülüğü doğrudan alt işverene aittir.

Asıl işveren, alt işveren işçisinin işten çıkarılma sürecine doğrudan müdahil olmamalıdır. Fesih bildiriminin alt işveren tarafından yapılması, işçinin işe iade davası açması durumunda asıl işverenin taraf sıfatını ve sorumluluk sınırlarını belirleyen temel unsurdur. Eğer asıl işveren, alt işveren işçisinin işten çıkarılmasına doğrudan karar verirse veya fesih sürecini yönetirse, bu durum işçinin asıl işverenin işçisi olduğu iddiasını güçlendiren bir delil olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, disiplin süreçlerinde asıl işverenin rolü, yalnızca alt işverene sözleşmesel uyarılar yapmakla sınırlandırılmalıdır.

Alt İşverenlikte İSG ve Özlük Dosyası Denetim Listesi

İşveren danışmanlığı sürecinde, asıl işverenin alt işvereni denetleme yükümlülüğü, işyerindeki tüm yasal kayıtların eksiksiz tutulmasını gerektirir. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine ait özlük dosyalarını, işe giriş bildirgelerini ve İSG eğitim kayıtlarını periyodik olarak incelemelidir. Bu denetimler, işyerinde meydana gelebilecek bir iş kazası veya denetim anında asıl işverenin sorumluluğunu kanıtlayabilmesi için kritik öneme sahiptir.

Denetim sırasında kontrol edilmesi gereken temel belgeler şunlardır: İşçilerin mesleki yeterlilik belgeleri, periyodik sağlık muayene formları ve işyerine özgü risk analizi bilgilendirme tutanakları. Alt işverenin bu belgeleri düzenli tutmaması, asıl işverenin de idari para cezalarıyla karşılaşmasına yol açabilir. Bu nedenle, sözleşmeye ‘denetim hakkı’ maddesi eklenerek, asıl işverenin alt işverenin işyerindeki tüm kayıtlarına erişim yetkisi güvence altına alınmalıdır. Eksik veya hatalı tutulan kayıtlar, iş kazası sonrası yapılacak incelemelerde asıl işverenin kusur oranını doğrudan etkileyen bir faktördür.

Uygulama Notu: Alt işverenlik ilişkisinde asıl işverenin sorumluluğu, sözleşme ile üçüncü kişilere devredilemez. Hakediş ödemelerinde işçilik alacaklarının ödendiğini tevsik eden belgeleri (bordro, banka dekontu, SGK tahakkuk fişi) almadan ödeme yapmak, asıl işveren için ciddi bir mali risk oluşturur. Sözleşmelerde ‘işçilik alacaklarının ödenmemesi halinde asıl işverenin doğrudan ödeme yapma yetkisi’ bulunması, hukuki koruma sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Alt işveren işçisinin alacağı için kime başvurulur?

İşçi, alacakları için hem alt işverene hem de asıl işverene ayrı ayrı veya birlikte başvurabilir; asıl işveren müteselsilen sorumludur.

Yardımcı iş nedir?

Yemek, temizlik, güvenlik gibi asıl işin yürütülmesine yardımcı olan ancak mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturmayan işlerdir.

Muvazaa tespiti durumunda ne olur?

Muvazaa tespiti halinde, alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır ve tüm haklar bu statü üzerinden değerlendirilir.

Scroll to Top
WhatsApp