Kıdem ve İhbar Tazminatı Alacağına Uygulanacak Faiz

Kıdem ve İhbar Tazminatı Alacağına Uygulanacak Faiz

Kıdem tazminatı alacağına, iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir. İhbar tazminatı alacağına ise kural olarak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanır. Bu alacak kalemlerinin her biri farklı hukuki nitelik taşıdığından, faiz türleri ve başlangıç tarihleri de birbirinden ayrılmaktadır.

Faiz Türleri ve Başlangıç Tarihleri

Kıdem tazminatı, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi gereği iş sözleşmesinin feshedildiği anda muaccel hale gelen bir alacaktır. Bu nedenle, faiz başlangıcı doğrudan fesih tarihidir ve bankaların bir yıllık vadeli mevduata fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı esas alınır.

İhbar tazminatı ise fesih anında değil, işverenin temerrüde düşürülmesiyle faiz getirmeye başlar. Temerrüt; noter ihtarnamesinin tebliği veya arabuluculuk son tutanak tarihidir. Bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi kuraldır; temerrüt gerçekleşmemişse faiz dava veya ıslah tarihinden itibaren başlar.

Arabuluculuk Süreci ve Temerrüt Etkisi

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, işçi alacakları için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu bir dava şartıdır. Arabuluculuk süreci, alacakların talep edilmesi ve işverenin bilgilendirilmesi açısından hukuki bir eşik oluşturur.

Kıdem ve İhbar Tazminatı Alacağına Uygulanacak Faiz

Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih, işveren için temerrüt tarihi olarak kabul edilebilir. İhbar tazminatı gibi alacaklar için faiz başlangıcı belirlenirken bu tarih esas alınır. Anlaşma sağlanamadığı takdirde, son tutanağın aslı veya onaylı örneği ile iş mahkemesinde dava açılması gerekir.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarında faiz türü, alacağın niteliğine göre kesin çizgilerle ayrılmıştır. Kıdem tazminatında fesih tarihi esas alınarak en yüksek mevduat faizi uygulanırken, ihbar tazminatında temerrüt tarihi ve yasal faiz kuralı geçerlidir. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, ihbar tazminatı için de en yüksek mevduat faizi talep edilmesidir. Arabuluculuk sürecinin temerrüt üzerindeki etkisini ve sözleşmelerde kararlaştırılan özel faiz oranlarını dikkate almak, alacak hesaplamalarının doğruluğu açısından kritik bir öneme sahiptir.”

İspat Araçları ve Belge Yönetimi

Alacak kalemlerinin hesaplanmasında ve faiz başlangıcının belirlenmesinde işyeri kayıtları büyük önem taşır. Maaş bordroları, çalışma sürelerini gösteren belgeler ve banka dekontları, tazminatın miktarını ve fesih tarihini doğrulamak için kullanılır.

Tanık beyanları, özellikle çalışma süresi ve fesih nedeninin ispatında başvurulan bir diğer araçtır. Arabuluculuk son tutanağı ise dava şartı olarak zorunlu bir belge olup, faiz başlangıcının tespiti açısından dosyanın en kritik evrakları arasında yer alır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İhbar tazminatı için de kıdem tazminatındaki gibi en yüksek mevduat faizi talep edilmesi, uygulamada karşılaşılan yaygın bir hatadır. İhbar tazminatı yasal faize tabi olduğundan, talep edilen faiz türünün alacak kalemiyle uyumlu olması gerekir.

Temerrüt tarihinin doğru belirlenmemesi de bir diğer risk faktörüdür. İhtarname çekilmeden veya arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan dava açılması durumunda, faiz ancak dava tarihinden itibaren işlemeye başlar. Ayrıca, mahkeme kararlarında faiz oranı rakamsal olarak belirtilmez; hüküm, faiz türüne göre kurulur.

Zamanaşımı ve İstisnalar

25.10.2017 tarihinden sonraki fesihlerde kıdem ve ihbar tazminatı için zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar ve hak kaybına uğramamak için dikkatle takip edilmelidir.

İş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde yasal faizden daha yüksek bir faiz oranı kararlaştırılmışsa, işçi lehine olan bu özel oran uygulanabilir. Sözleşme hükümleri, genel kuralın uygulanmadığı veya işçi lehine genişletildiği durumlarda öncelik taşır.

Kısmi Ödeme ve Faiz İşletimindeki Mahsup Kuralları

İşveren tarafından fesih sonrası yapılan kısmi ödemelerin kıdem ve ihbar tazminatı faiz hesaplamasına etkisi, ödemenin niteliğine göre farklılık gösterir. Eğer işveren, tazminatın bir kısmını fesih tarihinden sonra ancak dava açılmadan önce ödemişse, bu miktar öncelikle faiz borcundan, artan kısım ise ana paradan mahsup edilir. Bu hesaplama yöntemi, işçinin alacağının zamanında ödenmemesinden doğan faiz kaybını minimize etmeyi amaçlar.

Kısmi ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için ana para üzerinden faiz işletilmeye devam edilirken, ödeme yapıldığı andan itibaren faiz yürütülecek ana para miktarı azalır. İşçinin eline geçen ödemenin hangi alacak kalemine (kıdem mi yoksa ihbar mı) mahsup edileceği, ödeme dekontunda belirtilen açıklamalara göre belirlenir. Açıklama bulunmayan durumlarda, ödemenin öncelikle muaccel olan ve faiz yükü daha ağır olan kıdem tazminatına mahsup edilmesi genel bir uygulama eğilimidir.

Faiz Oranlarının Değişimi ve Uygulama Farklılıkları

Kıdem tazminatında uygulanan en yüksek mevduat faizi, bankaların bir yıllık vadeli mevduat hesaplarına verdikleri oranlar üzerinden belirlenir ve bu oranlar zaman içerisinde değişkenlik gösterebilir. Mahkeme sürecinde veya arabuluculuk aşamasında, faiz oranının sabit bir rakam değil, değişken bir oran olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Hesaplama yapılırken, fesih tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süredeki faiz oranlarının dönemlik değişimleri dikkate alınarak birikimli bir hesaplama yapılması esastır.

İhbar tazminatında uygulanan yasal faiz oranı ise, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri çerçevesinde belirlenir. Yasal faiz oranı, piyasa koşullarından bağımsız olarak mevzuatla sabitlenmiş olup, dönemler itibarıyla güncellenmektedir. İşçi, ihbar tazminatı alacağını talep ederken, temerrüt tarihinden itibaren geçerli olan yasal faiz oranlarını takip etmeli ve hesaplamasını bu oranlar üzerinden gerçekleştirmelidir. Sözleşmede daha yüksek bir faiz oranı kararlaştırılmadığı sürece, yasal faiz oranının dışına çıkılması hukuken mümkün değildir.

Dava Dilekçesinde Faiz Talebinin Belirtilmesi

İş mahkemesinde açılacak bir davada, kıdem ve ihbar tazminatı için faiz talep edilebilmesi için dava dilekçesinde bu hususun açıkça belirtilmesi zorunludur. Mahkeme, talep edilmeyen bir faiz türüne veya başlangıç tarihine kendiliğinden hükmedemez; bu durum taleple bağlılık ilkesinin bir gereğidir. İşçi, dava dilekçesinde kıdem tazminatı için ‘en yüksek mevduat faizi’, ihbar tazminatı için ise ‘yasal faiz’ ibarelerini kullanarak talebini netleştirmelidir.

Dava sürecinde alacak miktarının artırılması (ıslah) durumunda, artırılan kısım için faiz başlangıcı ıslah tarihi olarak kabul edilir. İlk dava dilekçesinde talep edilen miktar için fesih veya temerrüt tarihi esas alınırken, ıslahla artırılan miktar için faiz işletilmeye başlanması, işçinin dava dilekçesindeki talebinin kapsamına göre şekillenir. Bu nedenle, dava açılış aşamasında alacak kalemlerinin doğru hesaplanması ve faiz başlangıç tarihlerinin dilekçede doğru kurgulanması, hak kaybını önlemek adına kritik bir adımdır.

Uygulama Notu: Kıdem tazminatı için fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi, ihbar tazminatı için ise temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmelidir. Kısmi ödemelerin mahsup sırası ve ıslahla artırılan alacaklar için faiz başlangıç tarihleri, hesaplamanın doğruluğunu doğrudan etkileyen teknik detaylardır.

Sık Sorulan Sorular

Kıdem tazminatı faizi hangi tarihten itibaren başlar?

Kıdem tazminatı faizi, iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar.

İhbar tazminatına hangi faiz türü uygulanır?

İhbar tazminatına kural olarak yasal faiz uygulanır.

Arabuluculuk başvurusu faiz başlangıcını etkiler mi?

Evet, arabuluculuk son tutanak tarihi işveren için temerrüt tarihi olarak kabul edilebilir ve faiz başlangıcı olarak esas alınabilir.

Zamanaşımı süresi ne kadardır?

25.10.2017 tarihinden sonraki fesihlerde kıdem ve ihbar tazminatı için zamanaşımı süresi 5 yıldır.

Scroll to Top
WhatsApp