Kıdem ve İhbar Tazminatı İçin Zorunlu Arabuluculuk Süreci

Kıdem ve İhbar Tazminatı İçin Zorunlu Arabuluculuk Süreci

Kıdem ve ihbar tazminatı talepleri için arabulucuya başvurmak, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca dava açılabilmesi için yerine getirilmesi gereken zorunlu bir dava şartıdır. Bu süreci tamamlamadan doğrudan mahkemeye başvurulması halinde, dava esasa girilmeksizin usulden reddedilir.

Başvuru Yeri

İşin yapıldığı veya karşı tarafın yerleşim yerindeki adliyelerde bulunan Arabuluculuk Büroları.

Süre Sınırı

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde süreci sonuçlandırmakla yükümlüdür.

Dava Şartı

Anlaşamama durumunda düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir.

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamı ve İşleyişi

Zorunlu arabuluculuk, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan önce tarafsız bir üçüncü kişi aracılığıyla çözülmesini amaçlayan bir usul hukuku kurumudur. Kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti ve kötü niyet tazminatı gibi iş ilişkisinden kaynaklanan alacaklar da bu kapsamda değerlendirilir.

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin rücu davaları ise bu zorunlu sürecin dışında tutulmuştur. Taraflar, arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabilecekleri gibi avukatları aracılığıyla da temsil edilebilirler.

Arabuluculuk Sürecinde İzlenmesi Gereken Adımlar

Süreci başlatmak için uyuşmazlığın tarafları, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki adliyede bulunan Arabuluculuk Bürosuna başvurmalıdır. Başvurular, UYAP Vatandaş Portal üzerinden elektronik ortamda da gerçekleştirilebilir.

Kıdem ve İhbar Tazminatı İçin Zorunlu Arabuluculuk Süreci
  • Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılarak sicile kayıtlı bir arabulucu atanması sağlanır.
  • Arabulucu, tarafları iletişim araçlarını kullanarak toplantıya davet eder.
  • Görüşmeler sonucunda taraflar anlaşmaya varırsa, tutanak düzenlenerek süreç sona erer.
  • Anlaşma sağlanamazsa, arabulucu tarafından son tutanak düzenlenir ve bu belge dava açmak için kullanılır.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Arabuluculuk süreci, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların hızlı ve dostane yollarla çözülmesini sağlayan bir dava şartıdır. Süreç boyunca tutulan tutanakların, talep edilen alacak kalemlerini eksiksiz ve doğru şekilde yansıtması büyük önem taşır. Yanlış veya eksik düzenlenen bir tutanak, daha sonra açılacak davalarda usulden ret kararı ile karşılaşılmasına neden olabilir. Bu nedenle, başvuru aşamasında alacak kalemlerinin netleştirilmesi ve sürece ilişkin yasal sürelerin titizlikle takip edilmesi, hak kaybı yaşanmaması adına dikkat edilmesi gereken temel hususlardır.”

Süreler ve Dava Açma Hakkı

Kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için kanunda özel bir başvuru süresi öngörülmemiştir; ancak bu alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın düzenlenmesiyle süreç resmi olarak sona erer.

Taraflar, bu tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine ekleyerek 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açabilirler. İşe iade taleplerinde ise fesihten itibaren 1 ay içinde başvuru zorunluluğu bulunduğundan, süreler konusunda dikkatli olunmalıdır.

Gerekli Belgeler ve İspat Araçları

Arabuluculuk sürecinde taraflar iddialarını desteklemek için çeşitli belgeler sunabilirler. Bordrolar ve banka kayıtları, ücretin ve tazminatın hesaplanmasına esas teşkil eden temel belgelerdir. İşyeri kayıtları ise çalışma sürelerini ve koşullarını doğrulamak için kullanılır.

Tanık beyanları, çalışma süresi veya işten ayrılış şekli gibi hususlarda sürece katkı sağlayabilir. Ancak, arabuluculuk görüşmelerinde sunulan belgelerin ve yapılan açıklamaların gizliliği esastır; bu bilgiler daha sonra açılacak bir davada delil olarak kullanılamaz.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

En sık karşılaşılan hata, arabuluculuk tutanağı alınmadan veya tutanakta yer almayan farklı bir alacak kalemi için doğrudan dava açılmasıdır; bu durum davanın usulden reddine neden olur. Ayrıca, daha önce başka bir uyuşmazlık için düzenlenen tutanağın, yeni bir alacak davası için kullanılması geçersizdir.

Her uyuşmazlık için ayrı bir arabuluculuk süreci yürütülmesi zorunludur. Anlaşamama tutanağının düzenlenmesinden itibaren 2 haftalık dava açma süresinin kaçırılması, dava hakkını zedeleyebilir veya hak kaybına yol açabilir.

Arabuluculuk Görüşmelerinde İspat ve Belge Yönetimi

Arabuluculuk sürecinde tarafların sunduğu belgeler, tazminat hesaplamalarının doğruluğunu belirleyen temel unsurlardır. İşçi, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini desteklemek amacıyla maaş bordrolarını, banka dekontlarını ve varsa çalışma süresini gösteren SGK hizmet dökümlerini arabulucuya sunmalıdır. Bu belgelerin eksikliği, arabulucunun tazminat miktarını sağlıklı bir şekilde öngörmesini zorlaştırır ve tarafların anlaşma zeminini zayıflatır.

İşveren tarafı ise, işçinin çalışma süresini ve işten ayrılış nedenini kanıtlayan işyeri kayıtlarını, devamsızlık tutanaklarını veya istifa dilekçelerini dosyaya ekleyebilir. Özellikle kıdem tazminatına hak kazanma şartı olan ‘işçinin kendi kusuruyla işten çıkarılmadığı’ veya ‘işverenin haklı fesih nedenlerinin varlığı’ gibi hususlar, bu belgeler üzerinden tartışılır. Belgelerin asıllarının veya onaylı suretlerinin sunulması, ileride olası bir dava sürecinde delil bütünlüğünü korumak adına kritik bir öneme sahiptir.

Kısmi Anlaşma ve İhtiyari Arabuluculuk Ayrımı

Arabuluculuk görüşmeleri sırasında taraflar, talep edilen tüm alacak kalemleri üzerinde uzlaşmak zorunda değildir. İşçi, kıdem tazminatı konusunda anlaşmaya varırken, ihbar tazminatı veya fazla mesai alacakları konusunda anlaşmazlık tutanağı düzenlenmesini talep edebilir. Bu durumda, üzerinde anlaşılan kalemler için ‘kısmi anlaşma tutanağı’ düzenlenir ve bu kısım icra edilebilir hale gelir; anlaşmazlık yaşanan kalemler için ise dava yolu açık kalır.

Zorunlu arabuluculuk sürecinin dışında kalan, örneğin iş sözleşmesinden kaynaklanmayan veya işçi-işveren ilişkisi dışındaki uyuşmazlıklarda ise ihtiyari arabuluculuk yöntemi tercih edilebilir. İhtiyari arabuluculukta taraflar, dava şartı olan 3 haftalık süre kısıtlamasına bağlı kalmaksızın süreci daha esnek bir takvimle yürütebilirler. Ancak, kıdem ve ihbar tazminatı gibi zorunlu arabuluculuğa tabi alacaklarda, ihtiyari arabuluculuk yoluna gidilmesi dava şartını yerine getirilmiş saydırmaz; bu nedenle başvuru türünün doğru seçilmesi hukuki bir zorunluluktur.

Arabuluculuk Sonrası İcra Edilebilirlik Şerhi

Tarafların arabuluculuk sürecinde vardıkları anlaşma, arabuluculuk tutanağına bağlanarak imza altına alınır ve bu belge ilam niteliğinde kabul edilir. Anlaşma tutanağının icra edilebilir olması için tarafların ve arabulucunun imzası yeterlidir; ancak işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda, anlaşmanın içeriğinin iş hukuku mevzuatına uygunluğu denetlenmelidir. Özellikle kıdem tazminatı gibi haklardan feragat içeren anlaşmaların, işçinin iradesini sakatlamayacak şekilde düzenlenmesi gerekir.

Anlaşma tutanağına icra edilebilirlik şerhi alınması, tarafların yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Bu şerh, anlaşmanın mahkeme kararı gücünde olduğunu ve taraflardan birinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde doğrudan icra takibi başlatılabileceğini tescil eder. Şerh alınması, özellikle taksitli ödeme planlarında veya işverenin ödeme taahhüdünde bulunduğu durumlarda, işçinin alacağını güvence altına alan en etkili hukuki araçtır.

Uygulama Notu: Arabuluculuk tutanağında yer alan rakamların brüt mü yoksa net mi olduğu açıkça belirtilmelidir. Hesaplama hatalarını önlemek için, tazminat kalemlerinin dayanağı olan son brüt ücretin ve çalışma süresinin tutanakta net bir şekilde ifade edilmesi, ileride doğabilecek icra uyuşmazlıklarını engeller.

Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculuk ücretini kim öder?

Arabuluculuk sürecinin ilk 2 saati Hazine tarafından karşılanır. Taraflar anlaşırsa, aksi kararlaştırılmadıkça ücret taraflarca eşit paylaşılır. Anlaşma sağlanamazsa, 2 saati aşan kısım için ücret tarafların anlaşmasına veya Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir.

Arabuluculuk anlaşması bağlayıcı mıdır?

Evet, tarafların arabuluculuk sürecinde vardığı anlaşma tutanağı ilam niteliğinde belge sayılır ve mahkeme kararı gibi icra edilebilir.

Arabulucuya başvurmak için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, taraflar arabuluculuk sürecine bizzat katılabilirler. Ancak hukuki hak kaybına uğramamak adına avukat desteği alınması önerilir.

Scroll to Top
WhatsApp