SGK Uyuşmazlıklarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

SGK Uyuşmazlıklarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, kural olarak İş Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise davanın türüne göre değişmekle birlikte, genellikle davacının yerleşim yeri veya davalı Kurum ünitesinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Görevli Merci ve Dava Şartı Olarak Başvuru

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, SGK işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargı kolu olan İş Mahkemeleri görevlidir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise bu davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri “İş Mahkemesi sıfatıyla” bakar.

Hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, SGK’ya karşı dava açmadan önce Kuruma yazılı olarak başvurulması zorunludur. Kurumun başvurunuza 60 gün içinde cevap vermemesi durumunda talep “zımnen reddedilmiş” sayılır. Bu idari başvuru yolu tüketilmeden doğrudan dava açılması halinde, mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verebilir.

Yetkili Mahkeme

SGK uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, 7036 sayılı Kanun ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde belirlenir. Genel kural olarak davacının yerleşim yeri mahkemesi veya davalı Kurum ünitesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

SGK Uyuşmazlıklarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Hizmet tespit davalarında ise hizmetin geçtiği yer mahkemesi, işverenin yerleşim yeri mahkemesi veya SGK merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olabilir. Yetki itirazının süresinde yapılmaması, mahkemenin yetkisizliğine rağmen davanın esasına girilmesine neden olabilir.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
SGK uyuşmazlıklarında dava açmadan önce Kuruma yazılı başvuru yapılması, hizmet tespiti davaları dışındaki tüm süreçler için zorunlu bir dava şartıdır. Bu adımı atlamadan Kurumun cevabını veya 60 günlük zımni ret süresini beklemek, davanın usulden reddedilmesini önlemek adına kritik bir aşamadır. Ayrıca idari para cezaları gibi özel durumlarda görevli mahkemenin İş Mahkemesi değil İdare Mahkemesi olduğunu göz önünde bulundurarak, uyuşmazlığın niteliğine göre doğru yargı yolunu belirlemek sürecin sağlıklı ilerlemesi için gereklidir.”

İstisnalar ve Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

SGK tarafından uygulanan idari para cezalarına karşı yapılan itirazlar reddedilirse, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde İdare Mahkemesi’nde dava açılması gerekmektedir. Bu, iş mahkemelerinin görev alanının dışındaki en temel istisnadır.

En sık yapılan hata, idari para cezası dışındaki uyuşmazlıklarda idare mahkemesine başvurmak veya zorunlu idari başvuru şartını yerine getirmeden doğrudan iş mahkemesine dava açmaktır. Bu tür usuli hatalar, sürecin uzamasına ve davanın esasına girilmeden usulden reddedilmesine yol açar.

Süreler ve Kanun Yolu

İdari başvuru sürecinde Kurumun cevabı veya 60 günlük zımni ret süresi beklenmelidir. İdari para cezası için tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kuruma itiraz edilebilir; itirazın reddi halinde 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.

Hizmet tespiti davalarında ise 5 yıllık hak düşürücü süre kuralı dikkate alınmalıdır. Dava dilekçesine, Kuruma yapılan başvuruya dair belgeler ve Kurumun ret cevabı eklenmelidir.

Gerekli Belge ve Deliller

Dava aşamasında mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre Kurum kayıtlarını ve işlem dosyalarını dikkate alır. İşyeri özlük dosyaları, maaş bordroları ve banka kayıtları temel deliller arasındadır.

Hizmet tespit davalarında bordrolu çalışanlar veya komşu işyeri sahiplerinin tanık beyanları önem taşır. Maluliyet veya iş kazası durumlarında ise tam teşekküllü hastane veya Adli Tıp Kurumu raporları esas alınır.

Hizmet Tespiti Davalarında Özel Yetki Kuralları

Hizmet tespiti davaları, genel yetki kurallarından ayrışan özel bir düzenlemeye tabidir. Bu tür uyuşmazlıklarda davacı, hizmetin geçtiği yer mahkemesinde dava açabileceği gibi, davanın açıldığı tarihte işverenin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesini de tercih edebilir. Eğer işveren tüzel kişi ise, işverenin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi de yetkili kabul edilir. Bu seçenekli yetki kuralı, davacının uyuşmazlığı kendi ikametgahına en yakın veya delillerin toplanmasının daha kolay olduğu yargı çevresine taşımasına olanak tanır.

Uygulamada, hizmetin geçtiği yer ile işverenin yerleşim yerinin farklı yargı çevrelerinde olması durumunda, davacının tercih hakkı mahkemece dikkate alınır. Ancak, yetki kuralının kamu düzenine ilişkin olduğu hallerde mahkeme, yetkisizlik kararını kendiliğinden verebilir. Hizmet tespiti davalarında yetki itirazı, cevap dilekçesi ile birlikte ilk itiraz olarak ileri sürülmelidir. Süresinden sonra yapılan yetki itirazları, mahkemece dikkate alınmaz ve dava mevcut mahkemede görülmeye devam eder.

Kurum İşlemlerine Karşı İdari Başvuru ve Dava Süreçlerinin Ayrımı

SGK’nın tesis ettiği idari işlemler, Kurumun kendi iç denetim mekanizması olan idari başvuru yoluyla öncelikle Kurum nezdinde incelenmelidir. Emeklilik işlemleri, prim borçları veya sigortalılık statüsüne ilişkin uyuşmazlıklarda, Kurumun ret cevabı veya 60 günlük zımni ret süresinin dolması, dava açma hakkının doğması için zorunlu bir ön koşuldur. Bu aşamada Kuruma sunulan dilekçenin içeriği, daha sonra açılacak davanın sınırlarını belirleyen temel belge niteliğindedir. Kuruma yapılan başvuruda ileri sürülmeyen bir talep, dava aşamasında yeni bir talep olarak genişletilemez.

İdari başvuru süreci tamamlandıktan sonra açılacak davalarda, dava dilekçesine Kurumun ret yazısının veya başvuruya ilişkin alındı belgesinin eklenmesi usuli bir zorunluluktur. Kurumun ret cevabı tebliğ edilmemişse, başvuru tarihini kanıtlayan evrakın dosyaya sunulması, dava şartının yerine getirildiğini ispatlamak için yeterlidir. İdari başvuru yapılmadan açılan davalarda mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse, bu noksanlığın giderilmesi için davacıya kesin bir süre verir. Bu süre içerisinde başvuru şartı yerine getirilmezse, dava esasa girilmeden reddedilir.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Uyuşmazlıklarında Görevli Mahkeme

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan zararların tazmini ile bu olayların tespiti talepleri, İş Mahkemelerinin görev alanına giren özel bir uyuşmazlık türüdür. Bu tür davalarda, olayın meydana geldiği yer mahkemesi yetkili olduğu gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili kılınmıştır. İş kazasının gerçekleştiği yerin tespiti, davanın yetkili mahkemede açılması açısından kritik bir öneme sahiptir. Özellikle işin farklı şantiyelerde veya farklı lokasyonlarda yürütüldüğü durumlarda, kazanın gerçekleştiği fiili yerin belirlenmesi, yetkili mahkemenin tayininde esas alınır.

İş kazası veya meslek hastalığına ilişkin uyuşmazlıklarda, Kurumun rücu davaları da yine İş Mahkemelerinde görülür. Kurumun sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemelerin işverene rücu edilmesi süreçlerinde, işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi görevli ve yetkilidir. Bu davalarda, Kurumun yaptığı ödemelerin dayanağı olan tahsis dosyası ve kaza tutanakları, mahkemenin inceleyeceği temel belgelerdir. Tarafların, kaza sonrası düzenlenen müfettiş raporlarına veya Kurumun rücu miktarına ilişkin itirazlarını, dava dilekçelerinde somut delillerle desteklemeleri gerekir.

Uygulama Notu: SGK uyuşmazlıklarında dava açmadan önce Kurum kayıtlarının güncelliğini kontrol etmek ve idari başvuru dilekçesinde tüm talepleri açıkça belirtmek, dava sürecinin usulden reddedilmesini önleyen en önemli adımdır. Yetki itirazlarının süresinde yapılması, davanın doğru mahkemede görülmesini sağlayarak yargılama süresini kısaltır.

Sıkça Sorulan Sorular

SGK’ya başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?

Hizmet tespiti davaları hariç, SGK’ya başvuru zorunlu bir dava şartıdır; başvurmadan açılan davalar usulden reddedilir.

İş mahkemesi olmayan yerde dava nerede açılır?

O yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde “İş Mahkemesi sıfatıyla” açılır.

İdari para cezasına itirazda görevli mahkeme neresidir?

İdari para cezaları için görevli merci İdare Mahkemesi’dir.

Scroll to Top
WhatsApp