
Mal ayrılığı sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu m. 205 uyarınca noter huzurunda düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmak zorundadır; bu şekil şartına uyulmadan, adi yazılı veya sözlü olarak yapılan anlaşmalar hukuken geçersizdir. Sözleşmenin üçüncü kişilere etkisi ise sınırlıdır; mal ayrılığı rejimi, borçlu eşin alacaklılarına karşı mutlak bir koruma kalkanı sağlamaz ve alacaklıların iyi niyetini veya icra takibi haklarını doğrudan ortadan kaldırmaz. Bu sözleşme, eşlerin evlilik birliği içerisindeki malvarlığı yönetimini belirleyen bir seçimlik rejim olup, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için noter onaylı olması yeterlidir.
Mal Rejimi Sözleşmesinin Şekil Şartları
Türk hukukunda mal rejimi sözleşmesinin geçerliliği, kamu düzeni gereği sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Sözleşmenin geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen yöntemlerden birinin tercih edilmesi zorunludur.
- Noterde Düzenleme: Sözleşme metninin noter tarafından bizzat hazırlandığı ve taraflarca imzalandığı yöntemdir.
- Noterde Onaylama: Eşlerin hazırladığı metnin noterce tasdik edildiği yöntemdir.
- Evlenme Başvurusu: İstisnai olarak, evlenme başvurusu sırasında tarafların seçtikleri mal rejimini yazılı olarak bildirmeleri de geçerli bir yöntemdir.
Sözleşme şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, eşlerin noterde bizzat bulunmaları ve imzalamaları şarttır. Vekâletname ile mal rejimi sözleşmesi yapılması kural olarak geçersizdir. Bu yöntemlerin dışındaki adi yazılı belgeler veya sözlü anlaşmalar boşanma aşamasında mal paylaşımını engellemez.
Üçüncü Kişilere Etkisi ve Alacaklıların Durumu
Mal ayrılığı sözleşmesi, eşlerin kendi aralarındaki iç ilişkiyi düzenler; ancak üçüncü kişilere karşı mutlak bir koruma sağlamaz. Alacaklılar, borçlu eşin malvarlığı üzerinde hak iddia etmeye devam edebilirler. Eşlerin mal ayrılığı rejimini seçmiş olması, borçlu eşin mevcut borçlarından kurtulmasını sağlamaz.

Eşlerin mal rejimi değişikliği ile alacaklılardan mal kaçırma amacı güttüğü durumlarda, alacaklılar İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde tasarrufun iptali davası açabilirler. Ayrıca eşlerden biri, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla karşılıksız kazandırmalarda bulunursa, bu işlemler üçüncü kişilere karşı dava konusu edilebilir.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Mal ayrılığı sözleşmesi yaparken en kritik nokta, işlemin noterde bizzat yapılması zorunluluğudur. Vekâletname ile yapılan sözleşmeler geçersiz kabul edilir. Ayrıca, bu sözleşmenin eşler arasındaki iç ilişkiyi düzenlediği, ancak alacaklıların haklarını doğrudan ortadan kaldırmadığı unutulmamalıdır. Özellikle borçların doğum tarihi ile sözleşme tarihi arasındaki kronolojik bağ, üçüncü kişilere karşı ileri sürülecek haklar bakımından belirleyicidir. Aile konutu üzerindeki yasal korumanın, mal ayrılığı sözleşmesi ile bertaraf edilemeyeceği de göz önünde bulundurulmalıdır.”
Aile Konutu Koruması ve Mal Ayrılığı
Mal ayrılığı rejiminin seçilmiş olması, Türk Medeni Kanunu m. 194 ile düzenlenen aile konutu korumasını ortadan kaldırmaz. Bu koruma emredici niteliktedir ve mal rejimi sözleşmesi ile bertaraf edilemez. Eşler mal ayrılığı rejiminde olsalar dahi, aile konutu üzerinde diğer eşin açık rızası olmadan tasarrufta bulunamazlar.
Satış veya ipotek gibi işlemlerde diğer eşin rızası aranır. Mal ayrılığı rejiminde olunsa dahi, aile konutu üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlamak ve korumayı güvenceye almak için tapu kütüğüne aile konutu şerhi işlenmesi tavsiye edilir.
Mal Rejimi Sözleşmesinin Zaman Bakımından Uygulanması
Mal ayrılığı sözleşmesi, kural olarak yapıldığı tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğurur; geçmişe dönük olarak evlilik birliğinin başından itibaren geçerli olacak şekilde düzenlenemez. Sözleşmenin yürürlük tarihi ile borçların doğum tarihi arasındaki kronolojik ilişki, üçüncü kişilerin hakları bakımından belirleyici bir kriterdir.
Eğer bir borç, mal ayrılığı sözleşmesinin noterde tescil edildiği tarihten önce doğmuşsa, alacaklılar bu borcun tahsili için eşlerin ortak malvarlığına veya diğer eşin malvarlığına başvurma haklarını korurlar. Sözleşme, ancak tescil tarihinden sonra kurulan borçlar üzerinde eşlerin malvarlıklarını birbirinden ayırır.
Mal Rejimi Sözleşmesinin İptali ve Geçersizlik Halleri
Mal ayrılığı sözleşmesi, tarafların irade beyanlarının sakatlanması veya kanunun öngördüğü şekil şartlarına aykırılık durumunda geçersizlik yaptırımıyla karşılaşabilir. Sözleşmenin kurulması sırasında eşlerden birinin hata, hile veya korkutma gibi iradeyi sakatlayan haller altında bulunması durumunda, genel hükümler çerçevesinde sözleşmenin iptali gündeme gelebilir. Bu tür bir iptal davası, sözleşmenin geçersizliğini ileri süren eş tarafından açılmalı ve iddialar somut delillerle desteklenmelidir.
Sözleşmenin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmaması, doğrudan mutlak butlan sebebidir. Noter huzurunda gerçekleşmeyen, sadece adi yazılı belge ile yapılan veya tarafların kendi aralarında imzaladıkları protokoller, mal rejimi değişikliği için hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda, evlilik birliği içerisinde yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliliğini korumaya devam eder. Eşlerin bu geçersiz sözleşmeye dayanarak mal paylaşımı yapmaları, ileride boşanma aşamasında diğer eşin itirazı ile karşılaşabilir.
Mal Ayrılığı Rejiminde Borçlardan Sorumluluk ve İcra Takibi
Mal ayrılığı rejiminin varlığı, eşlerin üçüncü kişilere olan borçlarından sorumluluğunu tamamen birbirinden bağımsız hale getirmez. Eşlerden biri, evlilik birliğinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yaptığı borçlardan diğer eşle birlikte müteselsilen sorumlu olabilir. Bu durum, mal ayrılığı sözleşmesinin eşlerin kendi aralarındaki iç ilişkiyi düzenlemesine rağmen, dış ilişkide alacaklılara karşı yasal bir koruma kalkanı sağlamadığını gösterir.
Alacaklılar, borçlu eşin malvarlığı üzerinde icra takibi başlatırken, sözleşmenin tarihini ve borcun doğum anını dikkate almalıdır. Eğer borç, mal ayrılığı sözleşmesinin noterde tescil edildiği tarihten önce doğmuşsa, alacaklılar borçlu eşin malvarlığına yönelik tüm yasal yollara başvurabilirler. Sözleşme, ancak tescil tarihinden sonra kurulan borçlar üzerinde eşlerin malvarlıklarını birbirinden ayırır. Borçlu eşin malvarlığının yetersiz kalması durumunda, alacaklıların diğer eşin malvarlığına başvurabilmesi için borcun niteliği ve eşlerin sorumluluk sınırları mahkemece değerlendirilir.
Mal Rejimi Değişikliğinde Üçüncü Kişilerin Haklarının Korunması
Eşlerin evlilik birliği devam ederken mal ayrılığı rejimine geçmeleri, alacaklıların mevcut haklarını doğrudan sona erdirmez. Eğer mal rejimi değişikliği, alacaklılardan mal kaçırma kastıyla yapılmışsa, alacaklılar İcra ve İflas Kanunu’ndaki tasarrufun iptali davası hükümlerine başvurabilirler. Bu davada, mal rejimi değişikliğinin borçlunun ödeme gücünü azalttığı ve alacaklıların haklarını zedelediği ispat edilmelidir. Mahkeme, yapılan değişikliğin alacaklılara zarar verme amacı taşıdığına kanaat getirirse, sözleşmenin alacaklılara karşı hüküm ifade etmemesine karar verebilir.
Ayrıca, eşlerden birinin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmalar, mal rejiminin tasfiyesi sırasında dikkate alınır. Bu tür işlemler, mal rejiminin tasfiyesi davasında eklenecek değerler olarak hesaplamaya dahil edilebilir. Eşlerin mal ayrılığı rejimini seçmiş olmaları, bu tür kötü niyetli kazandırmaların denkleştirme veya alacak davasına konu edilmesini engellemez. Tasfiye aşamasında, malvarlığı değerlerinin korunması ve hakkaniyetin sağlanması için eşlerin birbirlerine karşı olan sorumlulukları, genel hukuk ilkeleri çerçevesinde belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Mal ayrılığı sözleşmesi vekâletname ile yapılabilir mi?
Hayır, sözleşme şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan eşlerin noterde bizzat bulunması ve imzalaması zorunludur.
Sözleşme yapılmazsa hangi rejim uygulanır?
Eşler herhangi bir sözleşme yapmazsa, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden uygulanır.
Mal ayrılığı sözleşmesi alacaklılardan mal kaçırmak için kullanılabilir mi?
Hayır, alacaklıların haklarını ihlal eden veya mal kaçırma kastıyla yapılan işlemler, İcra ve İflas Kanunu uyarınca tasarrufun iptali davasına konu olabilir.
Evlendikten sonra mal ayrılığı sözleşmesi yapılabilir mi?
Evet, eşler evlilik birliği devam ederken de noterde mal rejimi sözleşmesi yaparak mal rejimlerini değiştirebilirler.
Aile konutu şerhi mal ayrılığı sözleşmesi ile kaldırılabilir mi?
Hayır, aile konutu koruması emredici bir hüküm olup mal rejimi sözleşmesi ile ortadan kaldırılamaz.
