Yönetim Kurulu Toplantısına Vekâleten Katılma Yasağı

Yönetim Kurulu Toplantısına Vekâleten Katılma Yasağı

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu toplantılarına vekâleten katılamazlar ve birbirlerini temsilen oy kullanamazlar. Türk Ticaret Kanunu’nun 390. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yönetim kurulu üyeliği kişisel bir görev olup, toplantıya katılım ve oy kullanma hakkı devredilemez niteliktedir. Bu nedenle, bir yönetim kurulu üyesinin mazereti olsa dahi, yerine başka bir kişiyi vekil olarak göndererek toplantıda temsil ettirmesi hukuken mümkün değildir.

Yönetim Kurulu Üyeliğinin Kişisel Niteliği ve Vekâlet Yasağı

Yönetim kurulu, anonim şirketin yönetim ve temsil organı olarak kolektif bir yapıya sahiptir. Kanun koyucu, üyelerin şirketin stratejik kararlarında bizzat yer almasını, müzakerelere katılarak görüş bildirmesini ve sorumluluklarını şahsen üstlenmesini amaçlamıştır. Bu nedenle, vekâleten katılım yasağı emredici bir kuraldır.

Üyelerin birbirlerini temsilen oy kullanması veya toplantıya üçüncü bir kişiyi vekil olarak göndermesi, kurulun karar alma iradesini sakatlar. Bu kuralın tek istisnası, esas sözleşmede düzenlenmiş olması kaydıyla elektronik ortamda katılım hakkıdır; ancak bu durum bir vekâlet değil, üyenin dijital araçlarla bizzat toplantıda hazır bulunmasıdır.

Tüzel Kişi Üyelerin Temsili ve Vekâlet Ayrımı

Yönetim kurulu üyesi bir tüzel kişi olduğunda, toplantıya katılım süreci gerçek kişi üyelerden farklı işler. Tüzel kişi üye, kendisi adına tescil ve ilan edilmiş olan gerçek kişi temsilcisi aracılığıyla toplantıya katılır. Bu kişi, tüzel kişinin iradesini açıklayan organ sıfatıyla hareket eder.

Yönetim Kurulu Toplantısına Vekâleten Katılma Yasağı

Bu temsil durumu, vekâleten katılım yasağı kapsamında değerlendirilmez. Temsilci, tüzel kişinin bir parçası olarak toplantıda yer alır ve oy kullanır. Ancak bu temsilcinin de kendi adına başka bir vekil ataması veya toplantıya başka birini göndermesi, yine vekâlet yasağına aykırılık teşkil eder.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Yönetim kurulu üyeliği, şahsi sorumluluk ve özen borcu gerektiren kişisel bir görevdir. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, genel kurul toplantılarındaki vekâlet sisteminin yönetim kurulu toplantılarına da uyarlanabileceği yanılgısıdır. Oysa yönetim kurulu toplantılarında vekâleten katılım veya oy devri kesinlikle yasaktır. Tüzel kişi temsilciliği ile vekâlet kurumunu birbirine karıştırmamak, toplantı yeter sayısının ve alınan kararların hukuki geçerliliğini korumak adına büyük önem taşır. Elektronik katılım ise bir vekâlet değil, bizzat katılımın dijital yöntemidir.”

Toplantısız Karar Alma Yöntemi (TTK m. 390/4)

Vekâleten katılım yasağı, yönetim kurulunun fiziki veya elektronik toplantı yapma zorunluluğunu pekiştirir. Ancak kanun, toplantı yapılmaksızın karar alınmasına da imkân tanımıştır. Üyelerden hiçbiri toplantı yapılmasını istemediği takdirde, bir üyenin karar önerisine diğer üyelerin yazılı onayı alınarak karar alınabilir.

Bu yöntem, vekâleten katılım yasağının bir istisnası değil, alternatif bir karar alma biçimidir. Yazılı onay sürecinde her üyenin kendi iradesini bizzat beyan etmesi gerekir. Bir üyenin, diğer üyenin yerine yazılı onay vermesi veya imza atması, yasağın ihlali anlamına gelir ve kararın geçersizliğine yol açar.

Toplantı ve Karar Nisabına Etkisi

Yönetim kurulu toplantılarında alınan kararların geçerliliği, toplantı ve karar nisaplarına uyulmasına bağlıdır. Vekâleten katılımın gerçekleştiği veya vekilin oy kullandığı durumlarda, toplantı yeter sayısı usulüne uygun oluşmamış sayılabilir.

Bu tür usulsüzlükler, alınan kararların iptali veya yokluğu riskini doğurur. Şirket kayıtlarında ve karar defterinde, toplantıya katılan üyelerin bizzat isimlerinin ve imzalarının bulunması, ispat yükü açısından kritik öneme sahiptir. Vekil imzasıyla alınan kararlar, şirketin yönetim süreçlerinde ciddi hukuki belirsizliklere neden olabilir.

Yönetim Kurulu Karar Defterinde İmza ve İspat Yükümlülüğü

Yönetim kurulu toplantı tutanakları ve karar defteri, şirketin iradesini yansıtan en temel ispat araçlarıdır. Toplantıya katılan üyelerin isimlerinin ve imzalarının defterde yer alması, toplantının usulüne uygun yapıldığının ve nisabın sağlandığının kanıtıdır. Vekâleten katılım yasağının ihlal edildiği durumlarda, karar defterinde bir üyenin yerine başka bir kişinin imza atması veya bir üyenin imzasının eksik olması, kararın hukuki geçerliliğini doğrudan zedeler. Bu tür bir usulsüzlük, kararın iptali davasında en güçlü delil olarak değerlendirilir.

Uygulamada, toplantıya bizzat katılmayan üyenin imzasının başka bir üye tarafından atılması veya “vekaleten” ibaresiyle imza atılması, defterin sıhhatini bozar. Şirket yönetimi, toplantı tutanaklarını düzenlerken her üyenin kendi imzasını bizzat atmasını sağlamakla yükümlüdür. Elektronik ortamda yapılan toplantılarda ise, güvenli elektronik imza veya şirketin iç yönergesinde belirlenen teknik doğrulama yöntemleri, fiziki imzanın yerini tutar. Bu teknik süreçlerin eksikliği veya hatalı uygulanması, kararın yokluğu iddiasını güçlendiren bir risk faktörüdür.

Toplantı Nisabının Hesaplanmasında Vekâletin Etkisi

Anonim şirketlerde yönetim kurulu toplantı nisabı, esas sözleşmede aksi öngörülmemişse üye tam sayısının çoğunluğudur. Vekâleten katılım yasağı nedeniyle, toplantıya bizzat katılmayan bir üye, nisabın hesaplanmasında dikkate alınamaz. Eğer toplantı, vekilin katılımı sayesinde nisaba ulaşmışsa, bu toplantıda alınan kararların nisap eksikliği nedeniyle geçersizliği söz konusu olur. Mahkemeler, toplantı tutanağındaki katılım listesini ve imza sirkülerini karşılaştırarak, toplantı anında hazır bulunan gerçek kişi sayısını esas alır.

Nisap hesaplamasında karşılaşılan bir diğer risk, tüzel kişi temsilcisinin toplantıdan ayrılması veya temsil yetkisinin sona ermesidir. Temsilcinin toplantı esnasında yetkisinin sona ermesi durumunda, o andan itibaren toplantıdaki varlığı nisaba dahil edilemez. Şirket sekreteryası veya toplantı başkanı, toplantı süresince nisabın korunup korunmadığını denetlemekle yükümlüdür. Vekâleten katılım yasağı, bu denetimin bizzat üyeler tarafından yapılmasını zorunlu kılar; zira üye, kendi iradesini başka birine devrederek nisabı suni olarak tamamlayamaz.

Karar İptali ve Sorumluluk Davalarında Hukuki Riskler

Vekâleten katılım yasağına aykırı olarak alınan kararlar, şirketin yönetim organının iradesinin sakatlanması nedeniyle iptal edilebilir niteliktedir. Bu kararlara karşı açılacak davalarda, davacı tarafın toplantı tutanağını, katılım listesini ve karar defterini mahkemeye sunması, ispat yükünü yerine getirmesi için yeterlidir. Eğer toplantı tutanağında vekâleten katılım açıkça belirtilmişse veya imza incelemesinde imzanın üye dışındaki birine ait olduğu tespit edilirse, kararın iptali kuvvetle muhtemeldir.

Yönetim kurulu üyeleri, yasağa aykırı toplantı düzenleyerek veya vekil kabul ederek aldıkları kararlar nedeniyle şirkete karşı sorumluluk riskiyle karşılaşabilirler. Özellikle bu kararların şirketi zarara uğratması durumunda, karara katılan üyelerin “özen ve bağlılık borcu” ihlali gündeme gelir. Vekâleten katılım yasağının ihlali, sadece kararın geçersizliği ile sınırlı kalmayıp, yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarını da tetikleyebilecek bir hukuki kusur teşkil eder. Bu nedenle, toplantı süreçlerinde vekâlet yasağına uyum, şirketin kurumsal yönetim ilkeleri açısından bir zorunluluktur.

Sık Sorulan Sorular

Yönetim kurulu üyesi mazeretliyse oyunu yazılı olarak gönderebilir mi?

Hayır, yönetim kurulu üyelerinin oyunu yazılı olarak göndermesine veya başka bir üyeye devretmesine izin veren bir düzenleme yoktur. Üye toplantıya bizzat katılmalıdır.

Esas sözleşmeye vekil ile katılım mümkündür maddesi eklenebilir mi?

Hayır, TTK m. 390/2 emredici bir hüküm niteliğindedir. Esas sözleşme ile bu yasağın kaldırılması veya esnetilmesi mümkün değildir.

Vekâleten katılım ile alınan kararlar geçersiz midir?

Toplantı ve karar nisapları, vekilin katılımı olmaksızın sağlanamıyorsa, alınan kararların iptali veya yokluğu gündeme gelebilir.

Elektronik ortamda toplantıya katılmak vekâlet sayılır mı?

Hayır. Esas sözleşmede öngörülmüşse, yönetim kurulu üyelerinin elektronik ortamda toplantıya katılması, oy kullanması ve görüş bildirmesi yasal bir haktır ve vekâleten katılım yasağına aykırılık teşkil etmez.

Scroll to Top
WhatsApp