
Banka teminat mektubunun iadesi ve risk kaydının kapatılması, temel borç ilişkisinin sona ermesine rağmen muhatabın mektubu iade etmemesi veya bankanın risk kaydını sürdürmesi durumunda gündeme gelen hukuki bir süreçtir. Bu durumda lehtar, öncelikle muhataba ihtarname göndererek mektubun iadesini talep etmeli; sonuç alınamazsa Asliye Ticaret Mahkemesi’nde teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve iadesi davası açarak banka nezdindeki risk kaydının kapatılmasını sağlamalıdır.
Teminat Mektubunun İadesi ve Hukuki Dayanak
Banka teminat mektubu, Türk hukukunda üçüncü kişinin fiilini üstlenme niteliğinde bir garanti sözleşmesidir. Teminat altına alınan temel borç ilişkisi sona erdiğinde, mektubun varlığını sürdürmesi için hukuki bir neden kalmaz. Muhatabın mektubu iade etmemesi, lehtarın banka nezdindeki kredi limitlerinin gereksiz yere bloke olmasına ve komisyon ödemeye devam etmesine yol açar.
Banka, mektup iade edilmediği veya muhataptan ibra yazısı alınmadığı sürece, riskin gerçekleşme ihtimaline karşı mektup tutarını nazım hesaplarda tutmaya devam eder. En hızlı çözüm, muhatabın mektubu bankaya iade etmesi veya bankaya hitaben teminat mektubundan doğan tüm haklarından feragat ettiğini belirten bir ibra yazısı vermesidir.
Risk Kaydının Kapatılması İçin İzlenecek Süreç
Muhatabın iadeye yanaşmadığı durumlarda yargı yoluna başvurulması zorunlu hale gelir. Süreç şu adımlarla ilerler:

- Temel borç ilişkisinin sona erdiğinin belgelerle tespiti.
- Muhataba noter kanalıyla iade ihtarnamesi gönderilmesi.
- Asliye Ticaret Mahkemesi’nde hükümsüzlük ve iade davası açılması.
- Mahkeme kararının bankaya sunularak risk kaydının kapatılmasının talep edilmesi.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Banka teminat mektupları, temel borç ilişkisinden bağımsız bir garanti sözleşmesi niteliği taşır. Bu nedenle, sözleşme sona erse dahi mektup iade edilmediği sürece bankanın risk kaydını tutması hukuken mümkündür. Uygulamada en sık yapılan hata, bankaya karşı doğrudan dava açmaktır; oysa davanın mektubu elinde bulunduran muhataba karşı açılması ve bankanın ödeme yapmasını engellemek için ihtiyati tedbir talep edilmesi, risk kaydının kapatılması sürecinde kritik bir öneme sahiptir.”
Görevli Merci ve İspat Yükü
Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Lehtar, temel borç ilişkisinin sona erdiğini (işin teslimi, sözleşmenin feshi, kesin kabul tutanağı vb.) belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
Dava dosyasında sözleşme metni, işin bittiğine dair tutanaklar, muhataba gönderilen ihtarname, banka yazışmaları ve komisyon dekontları temel delillerdir. Her belge numaralandırılmalı, tarihi ve kaynağı doğrulanmalı ve hangi hukuki unsuru ispatladığı açıkça gösterilmelidir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Hatalar
Teminat mektubunun vadesinin dolmuş olması, bankanın risk kaydını otomatik olarak kapatacağı anlamına gelmez; mektup iade edilmedikçe banka sorumluluğu devam edebilir. Dava, bankaya değil, mektubu elinde bulunduran muhataba karşı açılmalıdır. Banka, davanın sonucuna göre işlem yapacak olan taraftır.
Mektubun haksız yere paraya çevrilme riski varsa, dava ile birlikte ihtiyati tedbir talep edilerek bankanın ödeme yapması geçici olarak durdurulabilir. Tedbir kararı almadan sürecin uzatılması, telafisi güç zararlara yol açabilir.
Teminat Mektubu Metnindeki Özel Şartların Risk Kaydına Etkisi
Banka teminat mektupları, metinlerinde yer alan özel hükümler ve garanti türleri bakımından farklılık gösterir; bu durum risk kaydının kapatılma usulünü doğrudan etkiler. Özellikle ‘ilk talepte ödeme’ (on demand) kaydı içeren mektuplarda, bankanın ödeme yükümlülüğü temel borç ilişkisinden bağımsız bir nitelik kazanır. Bu tür mektuplarda, temel sözleşmenin sona ermiş olması bankayı kendiliğinden risk kaydını kapatmaya zorlamaz. Banka, muhatabın mektup süresi içerisinde yapacağı bir tazmin talebini, temel borç ilişkisinin durumuna bakmaksızın yerine getirmekle yükümlü olabilir. Bu nedenle, risk kaydının kapatılması için sadece temel sözleşmenin sona ermesi değil, mektubun metninde belirtilen özel iade şartlarının veya ibra koşullarının da yerine getirilmesi gerekir.
Mektup metninde yer alan ‘vade’ ve ‘geçerlilik süresi’ kavramları, risk kaydının banka sistemindeki ömrünü belirleyen en kritik unsurlardır. Süreli mektuplarda vade dolduğunda banka, risk kaydını pasif duruma getirebilir; ancak süresiz veya otomatik uzayan (evergreen) mektuplarda risk kaydı, muhatabın yazılı onayı veya mahkeme kararı olmaksızın sistemde süresiz olarak kalabilir. Uygulamada, mektup metnindeki ‘kesin kabul’ veya ‘işin teslimi’ gibi şartların gerçekleştiğini gösteren belgelerin bankaya sunulması, risk kaydının kapatılması için yeterli bir idari işlem teşkil edebilir. Ancak banka, bu belgelerin doğruluğunu teyit etmek adına muhataba bildirimde bulunma hakkını saklı tutar.
İhtiyati Tedbir Taleplerinde İspat ve Aciliyet Kriterleri
Teminat mektubunun haksız yere paraya çevrilmesini engellemek amacıyla açılan davalarda, ihtiyati tedbir kararı alınması sürecin en kritik aşamasını oluşturur. Mahkemeden tedbir kararı talep edilirken, sadece mektubun iade edilmediği iddiası yeterli görülmeyebilir; lehtarın, muhatabın mektubu haksız yere paraya çevirme niyetini veya somut bir tehdit oluşturduğunu ispatlaması gerekir. Bu ispat, genellikle muhatap ile yapılan yazışmalar, sözleşmenin feshedildiğine dair bildirimler veya muhatabın mektubu paraya çevireceğine dair sözlü veya yazılı beyanları ile desteklenmelidir. Tedbir kararı, bankanın ödeme yapmasını durdurarak lehtarın teminat mektubu tutarı kadar bir nakit kaybına uğramasını engeller.
İhtiyati tedbirin kabulü için mahkemeler, ‘yaklaşık ispat’ kuralını uygular ve lehtarın mektup tutarının belirli bir oranında teminat yatırmasını talep edebilir. Bu teminat, tedbirin haksız çıkması durumunda muhatabın uğrayabileceği zararları karşılamak amacıyla alınır. Tedbir kararı alındığında, bu kararın derhal bankaya tebliğ edilmesi gerekir; aksi takdirde banka, tedbirden haberdar olmadığı sürece mektubu paraya çevirme yükümlülüğünü yerine getirebilir. Tedbirin uygulanması, risk kaydının kapatılması davası sonuçlanana kadar mektubun ‘bloke’ statüsünde kalmasını sağlar ve lehtarın kredi limitleri üzerindeki baskıyı geçici olarak dondurur.
Banka Nezdindeki Komisyon ve Limit Yönetimi
Teminat mektubunun iade edilmemesi, lehtarın banka nezdindeki kredi limitlerinin mektup tutarı kadar dolu kalmasına ve her dönem komisyon ödemeye devam etmesine neden olur. Bankalar, mektup iade edilmediği sürece, riskin gerçekleşme ihtimalini nazım hesaplarda takip etmekle yükümlüdür ve bu takip süreci için lehtardan düzenli komisyon tahsil eder. Lehtar, temel borç ilişkisinin sona erdiğini bankaya bildirse dahi, banka genellikle muhatabın yazılı onayını almadan komisyon tahsilatını durdurmaz. Bu durum, lehtarın ticari faaliyetlerinde kullanabileceği kredi limitlerinin gereksiz yere kısıtlanmasına ve ek maliyetlere yol açar.
Komisyon ödemelerinin durdurulması ve risk kaydının kapatılması için lehtarın, bankaya karşı ‘hukuki durumun değiştiğini’ kanıtlayan belgeleri sunması gerekir. Eğer muhatap iadeye yanaşmıyorsa, mahkemeden alınan ‘ihtiyati tedbir’ veya ‘hükümsüzlük’ kararı, bankanın risk kaydını kapatması için en geçerli hukuki dayanak haline gelir. Banka, mahkeme kararının kesinleşmesini beklemeden, kararın icra edilebilirliği üzerinden risk kaydını kapatabilir. Ancak, bankanın iç prosedürleri gereği, kararın tebliğinden sonra belirli bir inceleme süresi tanınabilir. Bu süreçte lehtarın, banka ile olan yazışmalarını kayıt altına alması ve komisyon iadesi taleplerini bu yazışmalarla desteklemesi, ileride doğabilecek alacak talepleri için önem arz eder.
Sıkça Sorulan Sorular
Teminat mektubunun vadesi doldu, banka risk kaydını kapatır mı?
Otomatik olarak kapatmayabilir. Mektup iade edilmediği sürece banka, riskin vade içinde gerçekleştiği iddiasıyla muhatabın başvurma ihtimaline karşı kaydı tutmaya devam edebilir.
Muhatap mektubu iade etmiyor, ne yapmalıyım?
Öncelikle noter kanalıyla ihtarname göndererek mektubun iadesini talep edin. Sonuç alamazsanız, Asliye Ticaret Mahkemesi’nde hükümsüzlük davası açmanız gerekir.
Haksız yere paraya çevrilirse ne olur?
Bu durum hakkın kötüye kullanılması teşkil eder. İhtiyati tedbir kararı aldırarak ödemeyi durdurabilir ve tazminat davası açabilirsiniz.
