
Franchise sözleşmesinin feshi durumunda stokların akıbeti, öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve bu hükümlerin yokluğunda dürüstlük kuralı ile sözleşmenin niteliğine göre belirlenir. Kanunda franchise sözleşmesi için stok iadesine dair özel bir hüküm bulunmadığından, stokların iadesi veya tasfiyesi, sözleşmede kararlaştırılan fesih sonrası yükümlülükler kapsamında değerlendirilir. Genel kural olarak, sözleşme sona erdiğinde franchise alanın marka ve sistemle ilişkili materyalleri kullanmayı bırakması ve bunları iade etmesi gerekir; ancak ticari nitelikteki genel stokların akıbeti, tarafların kusur durumuna ve sözleşme şartlarına göre farklılık gösterir.
Mevzuat ve Hukuki Çerçeve
Türk hukukunda franchise sözleşmesi, kanunda özel olarak düzenlenmemiş kendine özgü (sui generis) bir sözleşmedir. Uyuşmazlıklarda Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri, sürekli borç ilişkileri ve fesih kuralları temel alınır.
Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümleri, özellikle marka kullanımı ve müşteri verisi konusunda belirleyicidir. Sınai Mülkiyet Kanunu ise marka lisansının sona ermesi ve marka hakkına tecavüz durumlarında uygulanır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıklar, sözleşmenin niteliği ve tarafların tacir sıfatı göz önünde bulundurularak değerlendirilir.
Stokların Akıbeti: İade ve Tasfiye Süreci
Sözleşme sona erdiğinde stokların durumu, ürünlerin niteliğine göre şu şekilde ayrıştırılır:

- Marka ve Sistemle Özdeşleşmiş Stoklar: Franchise verenin logosunu, markasını veya özel tasarımını taşıyan ürünler, sözleşme sona erdiğinde kullanılamaz. Franchise alanın bunları iade etmesi veya imha etmesi gerekebilir.
- Genel Ticari Stoklar: Franchise verenin sistemine özgü olmayan, piyasadan temin edilebilir genel ürünler için sözleşmede bir geri alma maddesi yoksa, franchise alanın bunları elden çıkarma hakkı olabilir.
- Özel Ekipmanlar: Franchise alanın işletmesini sisteme entegre etmek için aldığı ve başka bir ticari ilişkide kullanılamayacak özel ekipmanların, hakkaniyet gereği franchise veren tarafından geri alınması veya tazmin edilmesi gerekebilir.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Franchise sözleşmesinin feshinde stokların akıbeti, sözleşme metnindeki özel hükümler ile tarafların fesih sürecindeki kusur durumlarına göre şekillenir. Otomatik bir iade yükümlülüğü varsaymak yerine, işletmeye özel ekipmanlar ile genel ticari stokları birbirinden ayırarak hareket etmek gerekir. İspat yükü, fesih bildiriminin usulüne uygun yapılmasına ve envanter kayıtlarının doğruluğuna dayanır. Sözleşme sonrası rekabet yasağı ve marka kullanımının derhal durdurulması, hukuki riskleri minimize etmek adına dikkatle yönetilmesi gereken süreçlerdir.”
Görevli Merci ve Dava Şartları
Tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu bir dava şartıdır.
Fesih bildirimleri, sözleşmede aksi belirtilmedikçe dürüstlük kuralına uygun makul süre içinde yapılmalıdır. Belirsiz süreli sözleşmelerde bildirim sürelerine uyulması, tazminat sorumluluğu doğmaması için kritiktir. Müzakere süreçleri, kanuni dava sürelerini kendiliğinden durdurmaz.
İspat ve Belge Düzeni
Uyuşmazlık durumunda ispat omurgasını oluşturan belgeler, sürecin denetlenebilirliğini sağlar:
- Sözleşme ve operasyon el kitabı ile stok iadesine dair özel maddelerin tespiti.
- Fesih tarihindeki stok listesi, faturalar ve teslim tutanaklarını içeren envanter kayıtları.
- Noter kanalıyla gönderilen, fesih gerekçesini ve stokların akıbetine ilişkin talebi içeren fesih ihtarnamesi.
- Marka kullanımının devam ettiğine veya stokların iade edilmediğine dair fotoğraf veya tespit tutanağı gibi ihlal kayıtları.
Uygulamada Sık Karıştırılan Noktalar
Sözleşme bittiğinde tüm stokların otomatik olarak franchise verene iade edileceği varsayılmamalıdır; sözleşmede hüküm yoksa iade borcu her zaman mutlak değildir. Franchise alanın sözleşmeyi haksız feshetmesi durumunda, franchise verenin stokları geri alma borcu genellikle ortadan kalkar.
Sözleşme sonrası rekabet yasağı, Anayasa’nın çalışma hürriyeti kapsamında makul süre ve kapsamla sınırlıdır. Aşırı geniş tutulan yasaklar geçersiz sayılabilir. Bu nedenle, fesih anında tarafların yükümlülüklerini netleştiren bir tasfiye protokolü imzalanması, ileride doğabilecek tazminat risklerini azaltır.
Fesih Sonrası Stok Tasfiyesinde Envanter ve Değerleme Yöntemleri
Sözleşmenin sona ermesiyle birlikte, franchise alanın elinde bulunan stokların tasfiyesi, taraflar arasında bir mutabakat zaptı veya tasfiye protokolü ile yönetilmelidir. Bu süreçte, stokların maliyet bedeli, piyasa değeri veya sözleşmede öngörülen geri alım fiyatı üzerinden bir değerleme yapılması, uyuşmazlıkların yargıya taşınmadan çözülmesini kolaylaştırır. Özellikle bozulabilir nitelikteki ürünlerin veya son kullanma tarihi yaklaşan stokların, franchise verenin onayına sunularak imha edilmesi veya indirimli satışa konu edilmesi, franchise alanın zararı azaltma yükümlülüğü kapsamında değerlendirilir.
Envanter listesi hazırlanırken, ürünlerin sisteme giriş tarihleri, fatura numaraları ve franchise verenin onaylı tedarikçilerinden alınıp alınmadığı mutlaka belgelenmelidir. Franchise veren, stokların kendi standartlarına uygunluğunu denetleme hakkını saklı tutar; bu nedenle, stokların uygunsuzluğu iddiasıyla geri alımdan kaçınılması durumunda, franchise alanın ürünlerin orijinal ve standartlara uygun olduğunu ispat etmesi gerekir. İspat yükü, ürünlerin tedarik zinciri içerisindeki hareketlerini gösteren irsaliye ve fatura kayıtları ile yerine getirilir.
Sözleşme Dışı Stokların ve Özel Ekipmanların Hukuki Statüsü
Franchise sistemine dahil olmayan ancak franchise alanın işletme faaliyetlerini sürdürmek için edindiği genel ticari stoklar, sözleşmenin sona ermesiyle birlikte franchise verenin tasarruf alanından çıkar. Bu ürünlerin franchise veren tarafından geri alınması zorunlu olmadığı gibi, franchise alanın bu ürünleri başka bir ticari faaliyette kullanması veya üçüncü kişilere satması, sözleşmede aksi bir rekabet yasağı hükmü bulunmadığı sürece kural olarak serbesttir. Ancak, ürünlerin üzerinde franchise verenin ticari markasının veya ayırt edici işaretlerinin bulunması, bu ürünlerin piyasaya sürülmesini marka hakkına tecavüz riski nedeniyle kısıtlar.
Özel ekipmanlar söz konusu olduğunda, franchise verenin sistemine özgü olarak üretilmiş veya modifiye edilmiş cihazların akıbeti, sözleşmenin fesih nedenine göre farklılık gösterir. Eğer fesih, franchise alanın kusurlu davranışı nedeniyle gerçekleşmişse, franchise veren bu ekipmanları geri alma yükümlülüğünden kaçınabilir veya ekipmanların sökülmesi ve taşınmasıyla ilgili maliyetleri franchise alana yansıtabilir. Ekipmanların mülkiyetinin kime ait olduğu, sözleşmedeki kiralama veya satış hükümlerine göre belirlenir; mülkiyetin franchise verende kaldığı durumlarda, ekipmanların iade edilmemesi zilyetliğin haksız devamı niteliğindedir.
Fesih Bildirimi ve Stok Yönetiminde Zaman Aşımı Riskleri
Fesih bildiriminin yapıldığı tarih ile stokların fiilen teslim edilmesi veya tasfiye edilmesi arasında geçen süre, taraflar arasındaki borç ilişkisinin devamı niteliğindedir. Bu dönemde stokların korunması, depolanması ve bozulmaması için gerekli özenin gösterilmesi, franchise alanın sorumluluğundadır. Eğer franchise veren, stokları geri alacağını beyan etmesine rağmen makul süre içerisinde teslim almazsa, franchise alanın stokları yediemin deposuna tevdi etme veya mahkeme kanalıyla tespit yaptırarak tasfiye etme hakkı doğabilir. Bu süreçte, stokların değer kaybına uğraması durumunda, franchise alanın uğradığı zararı tazmin etme hakkı, sözleşmenin fesih şartlarına ve tarafların kusur oranlarına bağlıdır.
Uygulamada, stokların iadesi ile ilgili uyuşmazlıkların, sözleşmenin sona ermesinden itibaren genel zaman aşımı süreleri içerisinde dava konusu edilmesi gerekir. Ancak, stokların iadesine ilişkin taleplerin, sözleşmenin feshi ile ilgili tazminat taleplerinden ayrı bir hukuki temele dayandığı unutulmamalıdır. Özellikle, franchise verenin stokları geri almayı reddetmesi durumunda, franchise alanın bu stokları elden çıkarmak için yaptığı masrafları ve uğradığı zararı, sebepsiz zenginleşme veya sözleşmeye aykırılık hükümleri çerçevesinde talep etmesi mümkündür. Her iki durumda da, stokların mevcut durumu ve değerine ilişkin bağımsız bir bilirkişi incelemesi, davanın seyri açısından en güçlü delil niteliğindedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sözleşme bittiğinde elimdeki markalı ürünleri satabilir miyim?
Hayır, sözleşme sona erdikten sonra markalı ürünlerin satışı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eder.
Franchise veren stokları geri almak zorunda mı?
Sözleşmede açık bir hüküm yoksa, genel kural olarak zorunlu değildir. Ancak işletmeye özel, başka yerde kullanılamayacak ekipmanlar için hakkaniyet gereği iade veya tazminat tartışılabilir.
Fesih bildirimini nasıl yapmalıyım?
İspat kolaylığı açısından noter kanalıyla veya iadeli taahhütlü mektupla, sözleşmede belirtilen süre ve şekil şartlarına uygun yapılmalıdır.
