
Konsinye satışta satılmayan malın iadesi ve hasar sorumluluğu, taraflar arasındaki sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, malın mülkiyetinin konsinyatörde (gönderen) kalması ve zilyetliğin konsinyiye (alan) geçmesi temel prensibine dayanır. Bu hukuki ilişkide, sözleşme süresi sonunda satılmayan malların iadesi konsinyinin temel borcudur. Malın zilyetliğini elinde bulundurduğu süre boyunca meydana gelen hasar ve ziya riskinden ise, sözleşmede aksi belirtilmedikçe, malı özenle korumakla yükümlü olan konsinyi sorumludur.
Konsinye Satışın Hukuki Niteliği ve Sözleşme Yapısı
Türk hukukunda konsinye satış, kanunda özel olarak düzenlenmemiş olup sözleşme serbestisi kapsamında gelişmiş karma nitelikli bir ticari ilişkidir. Temel özelliği, malın mülkiyetinin üçüncü kişiye satış gerçekleşene kadar konsinyatörde kalması, konsinyinin ise malı kendi adına ancak konsinyatör hesabına satmak üzere teslim almasıdır.
Bu ilişki, uygulamada genellikle vekalet veya komisyon sözleşmesi hükümleriyle desteklenir. Tarafların sıfatı, işlemin yapıldığı tarih ve hukuki ilişkinin kaynağı, uyuşmazlık anında uygulanacak hükümlerin belirlenmesinde temel teşkil eder.
Satılmayan Malın İadesi ve Süreç Yönetimi
Sözleşme süresi dolduğunda veya taraflardan birinin fesih bildiriminde bulunması halinde, satılmayan malların iadesi konsinyinin asli yükümlülüğüdür. İade süreci, tarafların sözleşmede belirlediği usullere göre yürütülmelidir.

- Sözleşme süresinin sona ermesi veya fesih bildiriminin yapılması.
- İade edilecek malların stok kayıtları ile karşılaştırılarak sayımının yapılması.
- İade tutanağının düzenlenmesi ve taraflarca imza altına alınması.
- Malların teslimi ve iadeye ilişkin masrafların sözleşme hükümlerine göre mahsuplaşılması.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Konsinye satış ilişkilerinde en sık karşılaşılan hata, mülkiyetin devri ile zilyetliğin devrinin birbirine karıştırılmasıdır. Sözleşme metninde hasarın geçiş anı ve iade masraflarının paylaşımı açıkça düzenlenmediğinde, genel borçlar hukuku ilkeleri uygulanır. İspat yükü altındaki tarafın, teslim ve iade süreçlerini tutanaklarla belgelendirmesi ve stok kayıtlarını güncel tutması, uyuşmazlıkların çözümünde kritik bir öneme sahiptir. Sözleşme sona erdiğinde iade talebinin yazılı olarak yapılması, hukuki sürecin sağlıklı ilerlemesi için temel bir adımdır.”
Hasar Sorumluluğu ve Risk Paylaşımı
Hasar sorumluluğu, malın zilyetliğinin devri ile doğrudan ilişkilidir. Malın konsinyinin deposunda veya satış alanında bulunduğu süre zarfında, tarafların kusuru olmaksızın meydana gelen hasarlardan, aksi kararlaştırılmadığı sürece zilyetliği elinde bulunduran konsinyi sorumludur.
Konsinyi, malı bir yediemin gibi özenle korumak zorundadır. Sözleşmede hasarın geçiş anı, satışın gerçekleşmesi veya malın üçüncü kişiye teslimi gibi farklı bir ana bağlanmışsa, sorumluluk bu özel hükme göre belirlenir.
Deliller ve İspat Yükü
Uyuşmazlık durumunda ispat yükü, iddiasını dayandıran taraftadır. Her belge numaralandırılmalı, tarihi ve kaynağı doğrulanmalıdır. Aşağıdaki belgeler hukuki süreçte temel delil niteliği taşır:
- Tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen yazılı konsinye sözleşmesi.
- Malın teslimi ve iadesine ilişkin imzalı teslim listeleri ve tutanaklar.
- Stok hareketlerini ve güncel durumu gösteren ticari defter kayıtları.
- İade çağrılarını ve hasar bildirimlerini içeren yazılı ihtarlar veya e-postalar.
Uyuşmazlık Çözümü ve Görevli Mahkemeler
Uyuşmazlık durumunda görevli mahkeme, tarafların tacir sıfatına ve uyuşmazlığın ticari bir işten kaynaklanıp kaynaklanmadığına göre belirlenir. Tarafların her ikisinin de tacir olduğu durumlarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir.
Eğer taraflardan biri tüketici ise, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu durumda uyuşmazlık değerine göre Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri görevli olur. Başvuru yollarının kesişmesi durumunda, her yolun amacı ve diğerine etkisi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Konsinye Stok Yönetiminde Sayım ve Mutabakat Yükümlülüğü
Konsinye satış ilişkisinde stokların doğruluğu, hem mülkiyetin korunması hem de hasar sorumluluğunun tespiti açısından kritik bir kontrol noktasıdır. Taraflar, sözleşmede belirlenen periyotlarda veya satış dönemlerinin sonunda fiziksel sayım yaparak stok mutabakatı sağlamalıdır. Sayım sırasında tespit edilen eksiklikler, malın satıldığına mı yoksa zayi olduğuna mı delalet ettiği noktasında ispat yükünü doğrudan etkiler.
Fiziksel sayım tutanakları, her iki tarafın yetkili temsilcisi tarafından imzalanmalı ve tarih belirtilmelidir. Eğer konsinyi, sayım taleplerine rağmen stokları denetime açmazsa veya tutanak imzalamaktan kaçınırsa, bu durum sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Bu aşamada, konsinyatörün noter kanalıyla ihtar çekerek stok tespiti talep etmesi, ileride açılabilecek tazminat davalarında delil bütünlüğünü korumak adına zorunlu bir ön işlemdir.
Satış Bedelinin Tahsili ve Komisyon Mahsubu
Konsinye satışta malın satılması, konsinyatörün alacak hakkını doğururken, konsinyinin de kararlaştırılan komisyon bedelini talep etme hakkını ortaya çıkarır. Satış bedelinin konsinyi tarafından tahsil edilmesi, malın mülkiyetinin üçüncü kişiye geçişini tamamlar. Ancak konsinyinin, tahsil ettiği bedeli konsinyatöre aktarmaması veya komisyon oranları üzerinde uyuşmazlık çıkması, ticari defter kayıtlarının incelenmesini gerektirir.
Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi, konsinye satışın doğası gereği karmaşıklaşabilir. Konsinyi, satış bedelinden kendi komisyonunu mahsup ederken, sözleşmede belirtilen oranlara ve ödeme vadelerine sadık kalmalıdır. Eğer konsinyi, satılan malın bedelini kendi şahsi malvarlığına karıştırırsa, bu durum güvene dayalı ticari ilişkinin ihlali olarak değerlendirilir. Bu tür bir durumda, konsinyatörün alacak davası açma hakkı saklı kalmakla birlikte, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması ispat açısından belirleyici rol oynar.
Fesih Sonrası İade Sürecinde Hasar ve Ziya Riski
Sözleşmenin feshi veya süresinin dolması, konsinyinin iade borcunu derhal muaccel hale getirir. İade sürecinde malların nakliyesi sırasında oluşabilecek hasarların sorumluluğu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, malın zilyetliğini devralan tarafa aittir. İade edilecek malların paketlenmesi, yüklenmesi ve taşınması sırasında gösterilmesi gereken özen, konsinyinin sözleşme süresince sahip olduğu koruma yükümlülüğünün bir devamıdır.
İade edilen malların teslim alındığı sırada konsinyatör tarafından yapılacak “çekince kaydı” ile kabul, hasar sorumluluğunun tespiti için hayati önem taşır. Eğer mallar teslim alınırken hasarlı olduğu tutanakla tespit edilmezse, daha sonra ileri sürülecek hasar iddialarının ispatı oldukça güçleşir. Bu nedenle, iade sürecinde malların durumunu gösteren fotoğraf, video veya bağımsız bir eksper raporu gibi delillerin dosyaya eklenmesi, uyuşmazlık anında tarafların sorumluluk sınırlarını netleştirir.
Konsinye Stok Yönetiminde Sayım ve Mutabakat Yükümlülüğü
Konsinye satış ilişkisinde stokların doğruluğu, hem mülkiyetin korunması hem de hasar sorumluluğunun tespiti açısından kritik bir kontrol noktasıdır. Taraflar, sözleşmede belirlenen periyotlarda veya satış dönemlerinin sonunda fiziksel sayım yaparak stok mutabakatı sağlamalıdır. Sayım sırasında tespit edilen eksiklikler, malın satıldığına mı yoksa zayi olduğuna mı delalet ettiği noktasında ispat yükünü doğrudan etkiler.
Fiziksel sayım tutanakları, her iki tarafın yetkili temsilcisi tarafından imzalanmalı ve tarih belirtilmelidir. Eğer konsinyi, sayım taleplerine rağmen stokları denetime açmazsa veya tutanak imzalamaktan kaçınırsa, bu durum sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Bu aşamada, konsinyatörün noter kanalıyla ihtar çekerek stok tespiti talep etmesi, ileride açılabilecek tazminat davalarında delil bütünlüğünü korumak adına zorunlu bir ön işlemdir.
Satış Bedelinin Tahsili ve Komisyon Mahsubu
Konsinye satışta malın satılması, konsinyatörün alacak hakkını doğururken, konsinyinin de kararlaştırılan komisyon bedelini talep etme hakkını ortaya çıkarır. Satış bedelinin konsinyi tarafından tahsil edilmesi, malın mülkiyetinin üçüncü kişiye geçişini tamamlar. Ancak konsinyinin, tahsil ettiği bedeli konsinyatöre aktarmaması veya komisyon oranları üzerinde uyuşmazlık çıkması, ticari defter kayıtlarının incelenmesini gerektirir.
Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi, konsinye satışın doğası gereği karmaşıklaşabilir. Konsinyi, satış bedelinden kendi komisyonunu mahsup ederken, sözleşmede belirtilen oranlara ve ödeme vadelerine sadık kalmalıdır. Eğer konsinyi, satılan malın bedelini kendi şahsi malvarlığına karıştırırsa, bu durum güvene dayalı ticari ilişkinin ihlali olarak değerlendirilir. Bu tür bir durumda, konsinyatörün alacak davası açma hakkı saklı kalmakla birlikte, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması ispat açısından belirleyici rol oynar.
Fesih Sonrası İade Sürecinde Hasar ve Ziya Riski
Sözleşmenin feshi veya süresinin dolması, konsinyinin iade borcunu derhal muaccel hale getirir. İade sürecinde malların nakliyesi sırasında oluşabilecek hasarların sorumluluğu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, malın zilyetliğini devralan tarafa aittir. İade edilecek malların paketlenmesi, yüklenmesi ve taşınması sırasında gösterilmesi gereken özen, konsinyinin sözleşme süresince sahip olduğu koruma yükümlülüğünün bir devamıdır.
İade edilen malların teslim alındığı sırada konsinyatör tarafından yapılacak “çekince kaydı” ile kabul, hasar sorumluluğunun tespiti için hayati önem taşır. Eğer mallar teslim alınırken hasarlı olduğu tutanakla tespit edilmezse, daha sonra ileri sürülecek hasar iddialarının ispatı oldukça güçleşir. Bu nedenle, iade sürecinde malların durumunu gösteren fotoğraf, video veya bağımsız bir eksper raporu gibi delillerin dosyaya eklenmesi, uyuşmazlık anında tarafların sorumluluk sınırlarını netleştirir.
Sık Sorulan Sorular
Konsinye satışta malın hasar görmesi durumunda sigorta sorumluluğu kime aittir?
Sözleşmede aksi belirtilmedikçe, malın zilyetliğini elinde bulunduran konsinyi, malı koruma borcu gereği gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Sigorta masraflarının ve sorumluluğunun kime ait olduğu sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.
Sözleşme süresi bittiğinde konsinyi malları iade etmezse ne olur?
Konsinyi, sözleşme sona ermesine rağmen malları iade etmezse haksız zilyet durumuna düşer. Bu durumda konsinyatör, malların iadesi için dava açabilir veya sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat taleplerinde bulunabilir.
Konsinye satışta fatura ne zaman düzenlenir?
Vergi mevzuatı uyarınca, konsinye olarak gönderilen mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi zorunludur. Kesin satış gerçekleştiğinde ise, konsinyi tarafından nihai alıcıya, konsinyatör tarafından da konsinyiye fatura düzenlenmesi gerekir.
