Ortak Alana İzinsiz Müdahalenin Eski Hâle Getirilmesi

Ortak Alana İzinsiz Müdahalenin Eski Hâle Getirilmesi

Ortak alana izinsiz müdahalenin eski hâle getirilmesi; müdahale eden kat malikinin, söz konusu alanı projesine uygun, diğer maliklerin kullanımını engellemeyecek ve yapının mimari bütünlüğünü bozmayacak şekilde orijinal durumuna döndürmesi işlemidir. Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) m. 4 uyarınca ortak yer sayılan alanlarda, diğer maliklerin yazılı rızası veya oybirliği gerektiren durumlarda gerekli izinler alınmadan yapılan her türlü değişiklik hukuka aykırıdır. Bu süreçte temel amaç, ortak alanın tüm kat maliklerinin kullanımına açık kalmasını sağlamaktır.

Ortak Alan Tanımı ve Müdahale Sınırları

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 4. maddesi, ortak yerlerin kapsamını belirler. Temel, ana duvarlar, çatı, bacalar, genel giriş kapıları, koridorlar, bahçeler ve tesisatlar ortak alan kabul edilir. Bir kat malikinin, diğer maliklerin rızası veya oybirliği gerektiren durumlarda gerekli izinleri almadan bu alanlarda yaptığı her türlü değişiklik “izinsiz müdahale” olarak nitelendirilir.

Kat malikleri, ortak yerler üzerinde kullanma hakkına sahiptir ancak bu hak, diğer maliklerin haklarını ihlal edemez ve ana gayrimenkulün mimari projesine aykırı olamaz. KMK m. 19 uyarınca, bir kat maliki kendi bağımsız bölümünde yapacağı onarım veya değişikliklerde diğer maliklere zarar vermeyecekse izin alması gerekmez; ancak ortak alanlara müdahale gerektiren durumlarda kat maliklerinin rızası veya kurul kararı şarttır.

Eski Hâle Getirme Süreci ve Görevli Merci

Müdahalenin eski hâle getirilmesi talebiyle başlatılan süreçte görevli merci Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Süreç genellikle şu adımları izler:

Ortak Alana İzinsiz Müdahalenin Eski Hâle Getirilmesi
  1. Müdahalenin varlığı, yönetim planı ve mimari proje ile karşılaştırılarak tespit edilir.
  2. Kat maliki veya yönetici, müdahale eden tarafa yazılı ihtarda bulunarak eski hâle getirme talebini iletebilir.
  3. İhtar sonuçsuz kalırsa, kat malikleri veya yönetici, müdahalenin men’i ve eski hâle getirme davası açabilir.
  4. Müdahale imar mevzuatına aykırılık teşkil ediyorsa ilgili belediyeye şikayette bulunulabilir; ancak bu idari başvuru özel hukuk davasını durdurmaz.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Ortak alanlara yapılan müdahalelerde en sık karşılaşılan yanılgı, idari izinlerin veya komşu rızasının tek başına yeterli olacağı düşüncesidir. Oysa mimari projeye aykırılık, kat maliklerinin oybirliği veya nitelikli çoğunluk kararı olmaksızın giderilemez. Süreçte ispat yükü iddia sahibinde olduğundan, onaylı mimari proje ile mevcut durumun teknik karşılaştırmasının yapılması ve ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmesi, davanın seyri açısından kritik bir öneme sahiptir. Müdahale devam ettiği sürece talep hakkı saklıdır.”

İspat Yükü ve Gerekli Belgeler

Dava sürecinde ispat yükü, müdahalenin varlığını iddia eden taraftadır. Mahkemece dikkate alınan temel belgeler arasında onaylı mimari proje, yönetim planı, kat malikleri kurulu kararları, fotoğraf ve uzman raporları yer alır. Onaylı mimari proje, müdahalenin projesine aykırı olduğunu kanıtlayan en temel belgedir.

Karşı tarafta veya kurumda kalan kayıtlar kaynak ve dönem belirtilerek istenmelidir. Dijital delilin bütünlüğü, hesap ve cihaz bağlantısı korunmalı; seçilmiş ekran görüntüsüyle bağlamın kaybolması ya da hukuka aykırı veri elde edilmesi önlenmelidir. Mahkemece mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile müdahale edilen yerin projede ortak alan olup olmadığı teknik olarak raporlanır.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Hatalar

Bir kat malikinin geçmişte başka bir malike verdiği sözlü rıza, ortak alanın kalıcı olarak değiştirilmesine hukuki dayanak oluşturmaz. Belediyeden alınan tadilat ruhsatı veya yapı kayıt belgesi, kat maliklerinin özel hukuktan doğan rıza şartını ortadan kaldırmaz. Mimari proje değişikliği için oy birliği gerekebilir.

Ecrimisil talepleri, KMK kapsamında değil, genel mahkemelerde görülür. Dava, müdahale eden kişiye karşı açılmalıdır; kiracı müdahale etmişse, malik ile kiracı arasındaki sorumluluk ilişkisi dikkate alınmalıdır. Müdahale devam ettiği sürece, müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme talebi her zaman ileri sürülebilir; bu konuda hak düşürücü bir süre yoktur.

Mimari Proje ile Mevcut Durum Arasındaki Teknik Uyumsuzlukların Tespiti

Ortak alana yapılan müdahalenin eski hâle getirilmesi talebinde, uyuşmazlığın merkezinde yer alan en kritik belge tapu dairesinde veya belediyede kayıtlı olan onaylı mimari projedir. Müdahalenin varlığını ispat etmek için sadece fotoğraf veya tanık beyanı yeterli olmayıp, mevcut durumun projeye aykırılığının teknik bir raporla ortaya konulması gerekir. Mahkemece görevlendirilecek bilirkişiler, yerinde yapacakları incelemede müdahale edilen alanın projedeki fonksiyonunu ve bu değişikliğin binanın statik dengesine veya ortak kullanım alanına etkisini raporlar.

Uygulamada, projenin güncel durumu yansıtmadığı iddiaları ile sıkça karşılaşılmaktadır. Eğer binanın yapımından sonra kat malikleri kurulu tarafından oybirliğiyle alınmış ve tapuya şerh edilmiş bir değişiklik kararı yoksa, projenin aksine yapılan her türlü yapısal müdahale hukuka aykırı kabul edilir. Bu noktada, müdahale eden tarafın “projenin fiili kullanıma uygun olmadığı” yönündeki savunması, usulüne uygun bir proje tadilatı yapılmadığı sürece hukuki bir koruma sağlamaz. Kat maliklerinin kendi aralarında yaptıkları sözlü anlaşmalar, projenin resmî niteliğini değiştirmeyeceğinden, bu tür iddialar ispat yükünü ortadan kaldırmaz.

Kat Malikleri Kurulu Kararlarının Bağlayıcılığı ve İptal Süreçleri

Ortak alanlara müdahale konusunda kat malikleri kurulu tarafından alınan kararlar, uyuşmazlığın çözümünde hem bir dayanak hem de bir engel teşkil edebilir. Eğer kurul, izinsiz müdahaleyi onaylayan veya müdahale eden malike hak tanıyan bir karar almışsa, bu kararın iptali için dava açılması gerekebilir. Kararın alındığı tarihten itibaren belirli süreler içerisinde iptal davası açılmadığı takdirde, söz konusu karar kat malikleri için bağlayıcı hale gelir. Ancak, mimari projeye aykırı olan ve oybirliği gerektiren konularda salt çoğunlukla alınan kararlar, hukuka aykırı oldukları gerekçesiyle her zaman dava konusu edilebilir.

Kurul kararlarının denetiminde, kararın alındığı toplantının çağrı usulüne uygunluğu ve nisap şartları büyük önem taşır. Müdahalenin eski hâle getirilmesi için yöneticiye veya kat maliklerine tanınan yetki, kurul kararıyla somutlaştırılmalıdır. Eğer müdahale, binanın taşıyıcı sistemine zarar veriyorsa veya güvenlik riskleri oluşturuyorsa, kurulun aksine bir kararı olsa dahi bu durum hukuka aykırılık teşkil eder. Bu tür durumlarda, mahkeme kararı ile müdahalenin derhal durdurulması ve eski hâle getirilmesi talep edilebilir; zira mülkiyet hakkının kullanımı, diğer maliklerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak şekilde genişletilemez.

Müdahalenin Giderilmesinde İcra ve İnfaz Aşaması

Mahkeme tarafından verilen eski hâle getirme kararı, müdahale eden tarafça kendiliğinden yerine getirilmediği takdirde icra dairesi aracılığıyla infaz edilir. Kararın kesinleşmesini müteakip, müdahale eden tarafa belirli bir süre tanınır ve bu süre zarfında işlem yapılmazsa, mahkeme kararı uyarınca müdahale edilen alanın eski hâline getirilmesi için gerekli masraflar müdahale edenden tahsil edilir. İcra sürecinde, teknik bir işin yapılması gerektiğinde, mahkeme kararı ile belirlenen yöntem ve standartlara uyulması zorunludur.

İnfaz aşamasında karşılaşılan en büyük risk, eski hâle getirme işleminin binanın diğer bölümlerine zarar verme ihtimalidir. Bu nedenle, icra memuru eşliğinde yapılacak işlemlerde uzman görüşü alınması ve işlemin teknik bir ekip tarafından gerçekleştirilmesi, ileride doğabilecek tazminat sorumluluklarını önlemek adına önemlidir. Müdahale eden tarafın, eski hâle getirme masraflarını karşılamaktan kaçınması durumunda, bu masraflar icra yoluyla tahsil edilirken, ilgili malikin bağımsız bölümü üzerinde yasal takip süreçleri işletilebilir. Kararın infazı, sadece müdahalenin kaldırılmasını değil, aynı zamanda ortak alanın tüm malikler tarafından tekrar kullanılabilir hale getirilmesini de kapsar.

Avukat Notu: Ortak alan uyuşmazlıklarında, müdahalenin niteliği (kalıcı yapı, eklenti veya basit bir eşya bırakma) davanın seyrini ve ispat yöntemlerini doğrudan etkiler. Teknik bilirkişi raporları, projenin güncel durumu ve kat malikleri kurulu kararlarının hukuki denetimi, sürecin başarıyla sonuçlanması için temel kontrol noktalarıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ortak alana yapılan müdahale için mutlaka dava mı açılmalıdır?

Hayır, öncelikle kat malikleri kurulu kararı ile müdahale eden malike süre verilerek eski hâle getirmesi istenebilir. Uzlaşma sağlanamazsa dava yoluna gidilir.

Müdahale eden malik, “herkes yapıyor” diyerek savunma yapabilir mi?

Hayır, diğer maliklerin benzer müdahaleleri, mevcut müdahalenin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz.

Eski hâle getirme masraflarını kim karşılar?

Müdahale eden kat maliki, eski hâle getirme işleminin tüm masraflarından sorumludur.

Balkonumu kapatmak için komşulardan izin almalı mıyım?

Evet, dış görünüşü değiştiren veya mimari projeye aykırı olan her türlü kapatma işlemi için KMK m. 19 uyarınca kat maliklerinin 4/5 yazılı rızası gereklidir.

Scroll to Top
WhatsApp