Arabuluculuk Gizliliği ve Beyanların Delil Olarak Kullanılması

Arabuluculuk Gizliliği ve Beyanların Delil Olarak Kullanılması

Arabuluculuk sürecinde tarafların sunduğu bilgi, belge ve beyanlar, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) kapsamında mutlak bir gizlilik ve delil yasağı altındadır. Arabuluculuk görüşmeleri sırasında tarafların uyuşmazlığı çözmek amacıyla ileri sürdüğü teklifler, kabuller, çözüm önerileri ve sadece bu süreç için hazırlanan belgeler, daha sonra açılacak bir hukuk davasında veya tahkimde delil olarak ileri sürülemez ve bunlar hakkında tanıklık yapılamaz. Mahkemeler, bu kapsamdaki beyanları delil olarak sunulmuş olsa dahi hükme esas alamaz. Bu kuralın temel amacı, tarafların çekinmeden müzakere edebileceği güvenli bir ortam oluşturmaktır.

Arabuluculukta Gizlilik İlkesinin Hukuki Sınırları

Arabuluculukta gizlilik, sürecin işlevsel temelidir. HUAK m. 4 ve m. 5 uyarınca, gizlilik yükümlülüğü arabulucu, taraflar, avukatlar ve sürece katılan diğer kişiler için bağlayıcıdır. Bu yükümlülük, arabuluculuk faaliyeti başlamadan önce paylaşılan bilgileri de kapsar ve faaliyet sona erdikten sonra da devam eder.

Gizlilik kapsamına giren unsurlar arasında arabuluculuk daveti, tarafların katılma isteği, uyuşmazlığın çözümü için sunulan görüş ve teklifler, vakıa veya iddia kabulleri ve sadece arabuluculuk faaliyeti için hazırlanan belgeler yer alır. Gizlilik yükümlülüğüne aykırı hareket ederek bir kişinin hukuken korunan menfaatine zarar verenler, şikayet üzerine altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir.

Delil Yasağının İstisnaları

Gizlilik ilkesi mutlak olmakla birlikte, kanunun öngördüğü sınırlı istisnalar mevcuttur. Taraflar, belirli bilgi veya belgelerin gizlilik kapsamı dışında tutulması konusunda açıkça anlaşabilirler. Ayrıca, bilgilerin açıklanmasının bir kanun hükmü tarafından emredildiği hallerde gizlilik kuralı esnetilebilir.

Arabuluculuk Gizliliği ve Beyanların Delil Olarak Kullanılması

Bir diğer önemli istisna ise anlaşma belgesinin icrasıdır. Arabuluculuk süreci sonunda varılan anlaşma belgesinin uygulanması ve icra edilebilirlik şerhi alınması için gerekli olan kısımlar, gizlilik yasağının dışındadır. Bu kısımlar, anlaşmanın hukuki sonuç doğurabilmesi için mahkeme veya icra daireleri nezdinde kullanılabilir.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Arabuluculuk sürecinde gizlilik, tarafların müzakere masasında özgürce çözüm üretebilmelerini sağlayan temel bir ilkedir. Uygulamada en sık yapılan hata, arabuluculuk görüşmesinde sunulan her belgenin yasak delil kapsamına girdiğini düşünmektir. Oysa arabuluculuk sürecinden bağımsız olarak zaten mevcut olan ticari belgeler, faturalar veya sözleşmeler, görüşmede sunulmuş olsalar dahi sonraki davalarda delil olarak kullanılabilir. Yasak olan, yalnızca arabuluculuk sürecine özgü üretilen beyanlar, teklifler ve arabulucu notlarıdır. Bu ayrımı gözetmek, dava stratejisi açısından kritik bir öneme sahiptir.”

Bağımsız Deliller ile Arabuluculuk Belgelerinin Ayrımı

Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, arabuluculuk sürecinden bağımsız olarak zaten var olan delillerin de gizlilik kapsamında olduğunu varsaymaktır. Arabuluculuk sürecinde sunulmuş olması, o belgenin delil olma niteliğini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Örneğin, taraflar arasındaki ticari sözleşme, fatura veya e-posta yazışmaları, arabuluculuk görüşmesinde sunulsa dahi, daha sonraki bir davada delil olarak kullanılabilir. Yasak olan, sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgelerdir. Arabulucunun tuttuğu notlar veya tarafların sadece uzlaşma amacıyla hazırladığı taslaklar ise delil yasağı kapsamındadır.

Dava Şartı ve İhtiyari Arabuluculukta Gizlilik

Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı (zorunlu) arabuluculuk ile ihtiyari arabuluculuk arasında gizlilik ilkesinin uygulanması bakımından bir fark yoktur. Her iki türde de HUAK m. 4 ve m. 5 hükümleri aynen geçerlidir. Dava şartı olması, gizlilik yükümlülüğünü azaltmaz veya değiştirmez.

Arabuluculuk faaliyetinin nasıl sona erdiğini gösteren “son tutanak”, gizlilik yasağı kapsamında değildir. Bu belge, dava şartının yerine getirilip getirilmediğini ispatlamak için mahkemeye sunulması zorunlu olan bir belgedir. Son tutanağın içeriği, tarafların anlaşıp anlaşamadığını gösterir ancak görüşmelerin detaylarını içermez.

Arabuluculuk Görüşmelerinde Dijital Kayıt ve İletişim Güvenliği

Arabuluculuk görüşmelerinin çevrim içi platformlar üzerinden yürütülmesi durumunda, oturumun kaydedilmesi veya ekran görüntüsü alınması gizlilik ilkesinin ağır bir ihlali olarak kabul edilir. Taraflar, arabulucunun yazılı izni olmaksızın görüşme esnasında ses veya görüntü kaydı alamazlar; bu tür kayıtlar hukuka aykırı delil niteliği taşır ve mahkemelerce dosyadan çıkarılmasına karar verilir. Dijital ortamda paylaşılan belgelerin ise yalnızca arabuluculuk süreciyle sınırlı olduğu, tarafların birbirlerine gönderdikleri e-posta veya mesajlarda açıkça belirtilmelidir.

Uygulamada, tarafların görüşme sırasında kullandıkları dijital araçların güvenliği ve verilerin saklanması arabulucunun sorumluluğundadır. Arabulucu, görüşme sonunda dijital ortamda oluşturulan geçici dosyaları, tarafların anlaşmaya varması veya sürecin sona ermesiyle birlikte imha etmekle yükümlüdür. Taraflar, görüşme sırasında paylaştıkları dijital verilerin, arabuluculuk faaliyeti dışında başka bir amaçla kullanılmayacağına dair bir gizlilik taahhüdü imzalamalıdır. Bu taahhüt, özellikle ticari sırların korunması gereken uyuşmazlıklarda, verilerin kötü niyetli kullanımını önlemek için kritik bir koruma kalkanı sağlar.

Arabuluculuk Beyanlarının Hükme Etkisi ve Mahkeme Denetimi

Mahkemeler, tarafların arabuluculuk sürecindeki beyanlarını delil olarak sunmaları durumunda, bu beyanların gizlilik kapsamında olup olmadığını resen incelemekle yükümlüdür. Eğer sunulan bir belge, arabuluculuk görüşmesi sırasında tarafların uzlaşma amacıyla sunduğu bir teklif veya kabul beyanı ise, mahkeme bu belgeyi dosyadan ayırarak hükme esas alamaz. Tarafların bu belgeye itiraz etmemiş olması, belgenin hukuka uygun delil haline geldiği anlamına gelmez; zira gizlilik kuralı kamu düzeniyle yakından ilgili bir koruma sağlar.

Uygulamada karşılaşılan bir diğer risk ise, tarafların arabuluculuk sürecinde kabul ettikleri bir vakıayı, dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde ikrar olarak ileri sürmeleridir. Arabuluculuk sürecinde yapılan bir ikrar, o süreçle sınırlı bir “uzlaşma ikrarı” niteliğindedir ve dava aşamasında bağlayıcı bir delil olarak kullanılamaz. Mahkeme, tarafların arabuluculuk sürecindeki beyanlarını, davanın esasına ilişkin bir kabul veya feragat olarak değerlendiremez. Bu nedenle, dava dilekçesi hazırlanırken arabuluculuk sürecinde geçen diyaloglara değil, sürecin dışında kalan bağımsız vakıalara ve belgelere dayanılması hukuki bir zorunluluktur.

Arabuluculuk Sürecinde Üçüncü Kişilerin Gizlilik Yükümlülüğü

Arabuluculuk görüşmelerine tarafların avukatları dışında uzmanlar, tercümanlar veya tarafların temsilcileri katıldığında, bu kişiler de gizlilik yükümlülüğüne tabidir. Arabulucu, sürece dahil olan her üçüncü kişiye gizlilik kurallarını hatırlatmalı ve gerekirse yazılı bir gizlilik sözleşmesi imzalatmalıdır. Bu kişilerin süreçte öğrendikleri bilgileri, tarafların izni olmaksızın üçüncü şahıslarla paylaşmaları, gizlilik ihlali kapsamında değerlendirilir ve hukuki sorumluluk doğurur.

Özellikle ticari uyuşmazlıklarda, tarafların mali müşavirleri veya teknik danışmanları sürece dahil olduğunda, bu kişilerin sunduğu raporlar veya yaptıkları açıklamalar da arabuluculuk gizliliği kapsamına girer. Eğer bu uzmanlar, arabuluculuk sürecinden bağımsız olarak hazırladıkları bir raporu sunuyorlarsa, bu raporun arabuluculuk görüşmesi öncesinde veya dışında da mevcut olduğunu ispatlamaları gerekir. Aksi takdirde, görüşme sırasında sunulan uzman görüşleri, arabuluculuk faaliyeti için üretilmiş belge sayılarak delil yasağına tabi tutulur. Bu ayrım, özellikle teknik inceleme gerektiren ticari davalarda, delillerin dosyaya kabulü açısından belirleyici bir rol oynar.

Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculukta söylenenler mahkemede delil olur mu?

Hayır, kural olarak arabuluculuk görüşmelerindeki beyanlar, teklifler ve kabuller sonraki davada delil olarak kullanılamaz.

Arabuluculuk son tutanağı delil olarak sunulabilir mi?

Evet, son tutanak arabuluculuk sürecinin sonucunu belgelediği için dava şartının yerine getirildiğini ispat amacıyla mahkemeye sunulabilir.

Gizlilik ihlal edilirse ne olur?

Gizlilik yükümlülüğüne aykırı hareket edenler, şikayet üzerine altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir.

Arabuluculukta sunulan bir sözleşme daha sonra davada kullanılabilir mi?

Evet, arabuluculuktan bağımsız olarak var olan deliller, sadece arabuluculukta sunuldukları için delil olma niteliklerini kaybetmezler.

Scroll to Top
WhatsApp