İşe İade Davası Başvurusunda Zorunlu Arabuluculuk

İşe İade Davası Başvurusunda Zorunlu Arabuluculuk

İşe iade talebiyle dava açmak isteyen bir işçinin, arabuluculuk sürecini tamamladıktan sonra iş mahkemesinde dava açması için sahip olduğu süre, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki haftadır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; sürenin geçirilmesi halinde işe iade davası açma hakkı kaybedilir. İş sözleşmesi feshedilen işçi, feshin geçersizliği iddiasıyla dava açmadan önce arabulucuya başvurmakla yükümlüdür. Bu zorunluluk, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen bir dava şartıdır.

İşe İade Sürecinde Arabuluculuk Adımları ve Takvim

İş güvencesi kapsamında olan işçiler için fesih bildirimi sonrası süreç, katı zaman sınırlarına tabidir. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu süre, dava şartı olan arabuluculuk için başlangıç noktasıdır.

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren uyuşmazlığı en geç üç hafta içinde sonuçlandırmalıdır. Zorunlu hallerde bu süre en fazla bir hafta daha uzatılabilir. Arabuluculuk görüşmeleri sonunda anlaşmaya varılamaması halinde düzenlenen “anlaşamama” son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.

İşe İade Davası Şartları

Her işçi işe iade davası açma hakkına sahip değildir. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bu davanın açılabilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:

İşe İade Davası Başvurusunda Zorunlu Arabuluculuk
  • İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır.
  • İşçinin işyerinde en az 6 aylık kıdemi bulunmalıdır (yer altı işlerinde kıdem şartı aranmaz).
  • İşverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerinde toplam 30 veya daha fazla işçi çalışıyor olmalıdır.
  • İşçi, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili veya yardımcısı konumunda olmamalıdır.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
İşe iade sürecinde en kritik nokta, fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren başlayan bir aylık arabuluculuk başvuru süresidir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması durumunda dava hakkı kaybedilir. Ayrıca, arabuluculuk tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunluluğu, usul hukuku açısından davanın kabul edilebilirliği için temel bir şarttır. Süreç yönetilirken, işe iade talebi ile diğer işçilik alacaklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve arabuluculuk başvurusunun bu ayrımı gözeterek yapılması, ileride yaşanabilecek hak kayıplarını önlemek adına büyük önem taşır.”

Gerekli Belgeler ve İspat Yükümlülüğü

Dava dilekçesi verilirken, arabuluculuk sürecinin tüketildiğini kanıtlamak zorunludur. Arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen “anlaşamama” son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenmelidir.

Eğer bu belge dava dilekçesiyle birlikte sunulmazsa, mahkeme davacıya bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde belge sunulmazsa dava usulden reddedilir. Tebliğ tarihinin ispatı için yazılı kayıtlar ve fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihin tespiti, sürecin takibi açısından kritiktir.

Arabuluculuk Başvurusunda Yetkili Büro ve Yer Seçimi

İşe iade talebiyle arabulucuya başvururken, başvurunun hangi yerdeki büroya yapılacağı hususu 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile belirlenmiştir. İşçi, kural olarak işyerinin bulunduğu yerdeki veya işçinin son çalıştığı yerdeki adliyelerde bulunan arabuluculuk bürolarına başvurmalıdır.

Bu yerler dışında yapılan başvurular, arabuluculuk bürosu tarafından yetkisizlik gerekçesiyle reddedilebilir ve bu durum işçinin bir aylık hak düşürücü süreyi kaçırmasına yol açabilir. Başvuru formunda işyeri adresinin ve işverenin tebligat adresinin doğru belirtilmesi, sürecin tebligat eksikliği nedeniyle uzamasını engeller.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Sürelerin karıştırılması, işe iade sürecindeki en yaygın hatalardan biridir. Arabuluculuğa başvuru süresi olan bir ay ile arabuluculuk son tutanağından sonra dava açma süresi olan iki hafta birbirine karıştırılmamalıdır. Her iki süre de hak düşürücüdür.

İşe iade için yapılan başvuru, diğer işçilik alacaklarını otomatik olarak kapsamayabilir. Bu nedenle, talep edilen her bir alacak kaleminin (kıdem, ihbar tazminatı vb.) arabuluculuk başvurusunda açıkça belirtilmesi hak kaybını önlemek adına önemlidir.

İşe İade Arabuluculuk Başvuru Formunda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Arabuluculuk bürosuna sunulan başvuru formu, davanın sınırlarını ve tarafların hukuki durumunu belirleyen temel belgedir. Formda işçinin iletişim bilgileri, işverenin unvanı ve adresi ile feshin gerçekleştiği tarih gibi temel verilerin eksiksiz doldurulması gerekir. Özellikle fesih bildiriminin tebliğ tarihi, bir aylık hak düşürücü sürenin hesaplanması açısından formda mutlaka doğru beyan edilmelidir. Yanlış veya eksik beyan edilen fesih tarihi, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun başlamamasına ve ileride açılacak davada dava şartı yokluğu iddiasıyla karşılaşılmasına neden olabilir.

Başvuru formunda talep kısmının net bir şekilde ifade edilmesi, arabuluculuk görüşmelerinin verimliliği açısından önemlidir. İşçi, yalnızca işe iade talebinde bulunabileceği gibi, feshin geçersizliği ile birlikte boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı gibi yan haklarını da aynı başvuru formunda talep edebilir. Ancak, işe iade talebi ile diğer işçilik alacaklarının (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti gibi) hukuki nitelikleri farklı olduğundan, bu taleplerin formda ayrı ayrı belirtilmesi, arabuluculuk sürecinin kapsamını belirlemek açısından hukuki bir gerekliliktir.

Arabuluculuk Görüşmelerinde Temsil ve Vekaletname Zorunluluğu

İşçi, arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabileceği gibi, bir avukat aracılığıyla da temsil edilebilir. Eğer işçi görüşmelere avukatı ile katılacaksa, vekaletnamede arabuluculuk sürecine ilişkin özel yetkilerin bulunması şarttır. Vekaletnamede arabuluculuk görüşmelerine katılma, anlaşma imzalama veya tutanak düzenleme gibi yetkilerin açıkça yer almaması durumunda, arabulucu avukatın işlem yapmasına izin vermeyebilir. Bu durum, görüşmelerin ertelenmesine veya işçinin süreci bizzat yönetmek zorunda kalmasına yol açarak zaman kaybına neden olabilir.

İşveren tarafının da arabuluculuk görüşmelerine katılımı, sürecin anlaşma ile sonuçlanabilmesi için zorunludur. İşveren, görüşmelere bizzat katılabileceği gibi, şirket yetkilisi veya yetkili bir vekil aracılığıyla da temsil edilebilir. Görüşmelere katılım sağlamayan veya geçerli bir mazeret bildirmeyen taraf, arabuluculuk son tutanağında bu durumu belirtebilir. Anlaşma sağlanamaması durumunda, tarafların görüşmelere katılım durumu, dava aşamasında yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden mahkemece değerlendirilebilecek bir husustur.

Arabuluculuk Sonrası Dava Dilekçesinde Usul Kuralları

Arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması durumunda, iş mahkemesinde açılacak dava dilekçesi, arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde sunulmalıdır. Dava dilekçesinde, arabuluculuk bürosu tarafından verilen dosya numarası ve arabuluculuk son tutanağının tarih ve sayısı açıkça belirtilmelidir. Bu bilgiler, mahkemenin dava şartı denetimini hızlı bir şekilde yapabilmesi için gereklidir. Dava dilekçesine eklenmesi gereken “anlaşamama” son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylı örneği, davanın kabul edilebilirliği için en temel delildir.

Dava dilekçesinde, feshin geçersizliği iddiasının dayanakları somut bir şekilde açıklanmalıdır. İşveren tarafından yapılan feshin geçerli bir nedene dayanmadığı veya işçinin iş güvencesi kapsamında olduğu hususları, dilekçede hukuki gerekçeleriyle sunulmalıdır. İspat yükü, kural olarak feshin geçerli bir nedene dayandığını kanıtlama yükümlülüğü olan işverene aittir. Ancak işçi, iş güvencesi şartlarını taşıdığını ve iş sözleşmesinin feshedildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle, fesih bildiriminin tebliğine ilişkin belgeler, işe giriş-çıkış kayıtları ve işyeri personel sayısı gibi delillerin dava dilekçesi ekinde sunulması, davanın seyri açısından önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Arabuluculuk son tutanağı imzalanmadan dava açılabilir mi?

Hayır, arabuluculuk süreci tamamlanmadan (anlaşamama tutanağı düzenlenmeden) doğrudan dava açılması, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine yol açar.

İşe iade davası adli tatilde açılabilir mi?

İş mahkemelerinde görülen işe iade davaları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca adli tatilde de görülebilir. Bu nedenle sürenin adli tatile denk gelmesi, süreyi kendiliğinden uzatmaz.

Arabuluculuk süreci 4 haftayı geçerse ne olur?

Kanunda öngörülen 3+1 haftalık süre arabulucunun görev süresidir. Bu sürenin dolması ancak tutanağın henüz düzenlenmemiş olması, işçinin dava açma süresini başlatmaz; dava açma süresi tutanağın fiilen düzenlendiği tarihte başlar.

Fesih bildirimi tebliğ edilmediyse süre nasıl başlar?

Fesih bildirimi tebliğ edilmediyse, işçinin fesih tarihini kesin olarak belirleyebileceği işlem yaptığı tarih veya eylemli feshin gerçekleştiği tarih esas alınır.

Scroll to Top
WhatsApp