İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sonrası İlk Yapılması Gerekenler

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sonrası İlk Yapılması Gerekenler

İş kazası veya meslek hastalığı meydana geldiğinde, ilk yapılması gereken kazazedenin derhal tıbbi müdahale almasını sağlamak, olayı kolluk kuvvetlerine bildirmek ve işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yasal süresi içinde bildirimde bulunmasını takip etmektir. Bu süreçte delillerin korunması ve resmi kayıtların eksiksiz tutulması, ileride doğabilecek tazminat haklarının güvence altına alınması için gereklidir. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında, diğer iş uyuşmazlıklarının aksine arabuluculuğa başvurulması dava şartı değildir.

Acil Müdahale

Kazazedenin en yakın sağlık kuruluşuna sevki sağlanmalı ve başvuruda olayın iş kazası olduğu belirtilmelidir.

Resmi Bildirim

İşveren, kazayı kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya ise üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür.

Delil Tespiti

Olay yeri fotoğraflanmalı, kamera kayıtları yedeklenmeli ve tanık bilgileri not edilerek deliller korunmalıdır.

Acil Müdahale ve Olay Yeri Güvenliği

Kaza anında öncelik, yaralanan kişinin sağlığı ve güvenliğidir. İşyerinde mevcutsa işyeri hekimi veya sağlık personeli tarafından, yoksa yetkin kişilerce ilk yardım uygulanmalı ve 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak kazazedenin en yakın sağlık kuruluşuna sevki sağlanmalıdır.

Sağlık kuruluşuna başvururken olayın bir “iş kazası” olduğu mutlaka belirtilmelidir. Bu bildirim, kazanın SGK kayıtlarına doğru şekilde geçmesi ve ileride oluşabilecek hak kayıplarının önlenmesi için temel bir adımdır. Sağlık personeline kazanın iş yerinde veya işin yürütümü sırasında meydana geldiğinin açıkça ifade edilmesi, tıbbi raporların hukuki niteliğini doğrudan etkiler.

Kolluk Kuvvetlerine Bildirim Yükümlülüğü

İş kazası meydana geldiğinde, işveren veya işveren vekili tarafından durumun derhal o yerin yetkili kolluk kuvvetlerine (polis veya jandarma) bildirilmesi gereklidir. Kolluk kuvvetlerinin olay yerine gelerek tutanak tutması, kazanın oluş şekli ve kusur durumunun tespiti açısından en önemli resmi delillerden biridir.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sonrası İlk Yapılması Gerekenler

Tutanak düzenlenirken olaya tanıklık eden kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin eklenmesi, ileride yapılacak incelemelerde olayın aydınlatılmasına yardımcı olur. Kolluk tarafından tutulan tutanaklar, tazminat davalarında kusur oranlarının belirlenmesinde esas alınan belgeler arasında yer alır. Olay yerinde kolluk incelemesi yapılmadan temizlik veya düzenleme yapılması, delillerin karartılması riski doğurabilir.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
İş kazası sonrası süreçte en sık karşılaşılan hata, sağlık kuruluşuna başvururken olayın iş kazası olduğunun belirtilmemesidir. Bu durum, SGK kayıtlarına normal hastalık olarak geçmesine ve ileride tazminat haklarının ispatında ciddi zorluklara yol açar. Ayrıca, işverenin bildirim yapmasını beklemek yerine, yasal sürenin takibi ve delillerin korunması bizzat kazazede veya yakınları tarafından titizlikle yürütülmelidir. Kusur oranları ve maluliyet dereceleri teknik hesaplamalar gerektirdiğinden, sürecin her aşamasında uzman desteği almak hak kaybını önlemek adına kritiktir.”

SGK Bildirim Süreci ve Süre Hesabı

İşveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Bu süre, kazanın meydana geldiği günü takip eden günden itibaren başlar ve hafta sonları ile resmi tatiller iş günü hesabına dahil edilmez.

Kaza, işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmişse, üç günlük süre işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren başlar. İşveren bildirim yapmazsa, sigortalı veya hak sahipleri durumu kendi imkanlarıyla SGK’ya bildirebilirler. Bildirimin süresinde yapılmaması, işverene idari para cezası uygulanmasına ve sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinin işverenden tahsil edilmesine yol açabilir.

Delillerin Korunması ve İspat Yöntemleri

Tazminat davalarında kusur ve zarar hesabının doğru yapılabilmesi için olay yerindeki delillerin korunması gerekir. Olay yerinin fotoğrafları çekilmeli, varsa güvenlik kamerası kayıtları yedeklenmeli ve görgü tanıklarının bilgileri not edilmelidir.

Kaza sonrası olay yerinin temizlenmesi veya makinelerin yerinin değiştirilmesi, kusur oranının belirlenmesini zorlaştırır. Bu nedenle, teknik inceleme yapılana kadar olay yerinin mümkün olduğunca muhafaza edilmesi, ispat sürecini kolaylaştıran bir uygulamadır. Tanık beyanları, kaza anındaki çalışma koşullarını ve iş güvenliği önlemlerinin yeterliliğini ispatlamada önemli bir rol oynar.

Arabuluculuk İstisnası ve Dava Süreci

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabulucuya başvurulması zorunlu değildir. Taraflar bu uyuşmazlıklar için doğrudan iş mahkemelerinde dava açabilirler.

İş mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise kazanın meydana geldiği yer, işçinin yerleşim yeri veya davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesidir. Bu davalarda kusur oranları, maluliyet derecesi ve tazminat miktarları teknik hesaplamalar gerektirdiğinden, sürecin her aşamasında uzman desteği almak hak kaybını önlemek adına kritiktir.

İş Kazası Sonrası Geçici İş Göremezlik Ödeneği ve Haklar

İş kazası geçiren sigortalı, istirahatli olduğu süre boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanma hakkına sahiptir. Bu ödenek, işçinin kaza nedeniyle çalışamadığı günlerde gelir kaybını telafi etmeyi amaçlar ve iş kazasının SGK kayıtlarına usulüne uygun şekilde işlenmiş olması şartına bağlıdır. Sağlık raporunun düzenlendiği tarihten itibaren ödenek süreci başlar; ancak işverenin kaza bildirimini süresinde yapmaması veya kazayı gizlemesi, ödenek işlemlerinde gecikmelere ve bürokratik engellere neden olabilir.

Sigortalı, geçici iş göremezlik ödeneğini alabilmek için e-Devlet üzerinden veya doğrudan SGK müdürlükleri aracılığıyla durumunu takip edebilir. İş kazası sonucu oluşan maluliyetin tespiti ise, tedavi süreci tamamlandıktan sonra Kurum sağlık kurulu tarafından yapılan inceleme ile belirlenir. Maluliyet oranının belirlenmesi, ileride açılacak maddi tazminat davalarında hesaplanacak tazminat miktarının temelini oluşturduğundan, sağlık kurulu kararlarına karşı yasal itiraz haklarının süresi içinde kullanılması büyük önem taşır.

Meslek Hastalığı Tespitinde İzlenecek Prosedür

Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hallerini ifade eder. İş kazasından farklı olarak meslek hastalığında kaza anı gibi ani bir olay bulunmadığından, hastalığın iş ile illiyet bağının kurulması ispatın en zorlu aşamasıdır. Sigortalının, hastalığın teşhis edildiği tarihten itibaren yasal süresi içinde durumu SGK’ya bildirmesi ve gerekli tıbbi belgeleri sunması gerekir.

Meslek hastalığının tespiti için yetkili hastanelerden alınacak sağlık kurulu raporları, Kurum tarafından incelenerek kesinleşir. İşveren, meslek hastalığına yol açan çalışma koşullarını iyileştirmekle yükümlü olup, bu yükümlülüğün ihlali işverenin kusur sorumluluğunu doğurur. Hastalığın mesleki kaynaklı olduğunun tespiti halinde, sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir veya şartları oluşmuşsa maluliyet aylığı tahsis edilebilir. Bu süreçte, işçinin çalışma geçmişi, maruz kaldığı kimyasal veya fiziksel etkenler ve işyeri ortam ölçüm raporları, ispat sürecinde en güçlü deliller olarak kabul edilir.

İş Kazası ve Meslek Hastalığında Rücu Davaları

Sosyal Güvenlik Kurumu, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemeleri, işverenin kusuru oranında işverene rücu edebilir. Rücu davası, Kurumun uğradığı zararın işverenden tahsil edilmesi amacıyla açılan bir dava türü olup, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığının ispatı üzerine kuruludur. İşveren, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını veya işçinin ağır kusuru bulunduğunu ispat ederek rücu miktarını düşürebilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.

Rücu davalarında mahkeme, işyerindeki denetim raporlarını, iş güvenliği uzmanı kayıtlarını ve kaza anındaki çalışma talimatlarını esas alır. İşverenin, iş kazası sonrası SGK’ya yaptığı bildirimde olayı nasıl tanımladığı, rücu davasının seyrini doğrudan etkileyen bir beyan niteliğindedir. Bu nedenle, kaza sonrası tutulan tutanakların ve SGK bildirim formlarının, olayın gerçek oluş şekliyle çelişmemesi hukuki bir zorunluluktur. Rücu davaları, işverenin mali sorumluluğunu doğrudan etkilediğinden, işverenlerin iş güvenliği mevzuatına uyum süreçlerini titizlikle yönetmeleri gerekir.

Sık Sorulan Sorular

İş kazası bildirimi yapılmazsa ne olur?

Bildirim süresinde yapılmazsa işverene idari para cezası uygulanır. Ayrıca, bildirimin yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilebilir.

İş kazası tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır, iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır; doğrudan dava açılabilir.

İş kazası bildirimi nasıl yapılır?

Bildirimler, SGK’nın e-bildirim sistemi üzerinden elektronik ortamda yapılır.

Kendi adına çalışanlar iş kazası bildirimi yapar mı?

Evet, 4/b kapsamındaki sigortalılar, iş kazasını kendileri bildirmekle yükümlüdür.

Scroll to Top
WhatsApp