
Hacizli bir aracın yediemin otoparkında muhafaza edilmesi sürecinde oluşan otopark ücretinin, aracın satış bedelini aşması durumunda uygulanacak temel kural, bu bedelin aracın satış bedelinin %25’ini geçemeyeceğidir. Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarda tutulan mahcuz mallar için geçerli olan bu sınırlama, borçlunun veya ilgili tarafın fahiş ücret taleplerine karşı korunmasını amaçlar. Bu sınırı aşan taleplerle karşılaşıldığında, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurulması hukuki bir gerekliliktir.
Haciz ve Muhafaza İşlemi Nedir?
Haciz, borçlunun vadesi gelmiş borcunu ödememesi üzerine alacaklının talebiyle icra dairesi aracılığıyla borçlunun malvarlığına hukuken el konulması işlemidir. Muhafazalı haciz ise, haczedilen malın sadece hukuken kısıtlanmasıyla yetinilmeyip, fiilen borçlunun elinden alınarak icra dairesi veya lisanslı bir yediemin deposuna teslim edilmesidir.
Bu işlem, malın korunmasını ve satış sürecinde hazır bulundurulmasını sağlar. Muhafaza süreci, aracın ekonomik değerinin korunması ve satış aşamasına kadar güvenli bir alanda tutulması için yürütülür. İşlem sırasında aracın mevcut durumu, hasar kaydı ve teknik özellikleri bir tutanakla kayıt altına alınarak yediemine teslim edilir.
Otopark Ücreti ve Hukuki Sınırlar
Yediemin otopark ücretlerinin araç değerini aşması, uygulamada sıkça karşılaşılan bir mağduriyet kaynağıdır. Trafik görevlilerince aracın otoparka çekilmesi, araç maliki ile otopark işletmecisi arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi kurmaz; bu durum daha ziyade icra hukuku çerçevesinde bir muhafaza ilişkisidir.

Mevzuat gereği, otopark ücreti olarak ödenecek bedel, aracın satış bedelinin %25’i ile sınırlandırılmıştır. Bu sınırın üzerindeki talepler hukuka aykırı kabul edilir. Ayrıca, yedieminlik hizmeti veren işletmenin aracın satışını sağlamak için gerekli girişimlerde bulunmaması ve aracın uzun süre otoparkta kalarak değer kaybetmesine neden olması durumunda, otopark işletmecisinin müterafik kusurlu olduğu kabul edilebilir.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
Hacizli araçların yediemin otoparklarında uzun süre kalması, otopark ücretinin aracın ekonomik değerini aşması gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu noktada, otopark ücretinin satış bedelinin yüzde yirmi beşini geçemeyeceği kuralı, borçlunun korunması adına kritik bir sınırdır. İcra mahkemesine yapılacak şikayetlerde, bu sınırın aşılıp aşılmadığı ve otopark işletmecisinin satış sürecindeki tutumu titizlikle incelenmelidir. Süreçlerin takibi ve yasal hakların zamanında kullanılması, mali kayıpların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.”
İhtiyati Haciz Şartları Nelerdir?
İhtiyati haciz, alacaklının alacağını güvence altına almak için icra takibi öncesinde veya sırasında mahkeme kararıyla borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Bu tedbirin uygulanabilmesi için alacağın para borcuna ilişkin olması ve herhangi bir rehinle güvence altına alınmamış olması gerekir.
Borcun vadesinin gelmiş olması temel kuraldır; ancak vadesi gelmemiş alacaklar için de özel durumlar saklıdır. Borçlunun mal kaçırma ihtimali veya borçlunun yerinin ve mallarının belirsizliği gibi durumlar, ihtiyati haciz kararı için gerekçe oluşturabilir. Bu işlem, kesin haciz öncesinde alacaklıya bir koruma kalkanı sağlar.
Muhafazalı Haciz İşlemi Nasıl Yapılır?
- Alacaklı tarafından icra dairesine haciz ve muhafaza talebinde bulunulur.
- İcra memuru, borçlunun adresine giderek haciz işlemini gerçekleştirir.
- Haczedilen araç, icra dairesi tarafından belirlenen lisanslı bir yediemin otoparkına teslim edilir.
- Araç için bir muhafaza tutanağı düzenlenir ve aracın o anki durumu detaylıca kaydedilir.
- Satış süreci başlayana kadar araç yediemin otoparkında muhafaza edilir.
Yediemin Ücreti ve Satış Bedeli Arasındaki Oransal Sınırın Uygulanması
Yediemin otopark ücretlerinin aracın satış bedelini aşması durumunda, %25’lik üst sınırın hesaplanmasında aracın icra dairesi tarafından belirlenen güncel muhammen bedeli esas alınır. Bu oran, sadece otopark ücretini değil, aracın çekilmesi ve muhafazası için yapılan zorunlu masrafların toplamını kapsar. Eğer otopark işletmecisi, aracın satışını engelleyecek veya geciktirecek şekilde bir tutum sergilemişse, bu durumun tutanaklarla ispatlanması halinde, mahkemece belirlenecek ücrette hakkaniyete uygun bir indirim yapılması mümkündür.
Uygulamada, otopark işletmecisinin sunduğu fatura veya masraf cetveli ile icra dosyasındaki kayıtların uyumu, şikâyet sürecinin başarısı için kritik bir kontrol noktasıdır. İşletmeci, aracın otoparka giriş tarihinden satış tarihine kadar geçen süreyi belgelemekle yükümlüdür. Eğer araç, satış talebine rağmen uzun süre otoparkta bekletilmişse, bu gecikmeden kaynaklanan ek otopark ücretlerinin borçluya yansıtılması hukuka aykırı kabul edilir. Borçlu, bu tür durumlarda icra dairesine başvurarak masraf cetvelinin yeniden düzenlenmesini talep edebilir.
Muhafaza Sürecinde İspat Yükü ve Belge Yönetimi
Hacizli aracın otoparkta kaldığı süre boyunca oluşan masrafların doğruluğunu ispat yükü, öncelikle otopark işletmecisine aittir. İşletmeci, aracın giriş ve çıkış tarihlerini, günlük otopark ücret tarifesini ve bu tarifeye dayanak teşkil eden resmî kurum onaylarını dosyaya sunmalıdır. Borçlu veya alacaklı, bu masrafların fahiş olduğunu iddia ediyorsa, icra dairesi nezdinde masraf cetveline itiraz ederek, otoparkın bağlı olduğu meslek odasının belirlediği rayiç bedellerle karşılaştırma yapılmasını isteyebilir.
Dijital kayıtların veya otopark giriş-çıkış fişlerinin eksikliği, işletmecinin ücret talebini zayıflatan bir unsurdur. Özellikle aracın satış sürecinin durdurulduğu veya ertelendiği dönemlerde, otopark ücretinin işlemeye devam edip etmeyeceği hususu, icra mahkemesinin inceleme alanına girer. Taraflar, aracın otoparkta kaldığı süre zarfında oluşan hasarlar veya değer kayıpları için de ayrı bir tazminat süreci başlatabilirler; ancak bu durum, otopark ücretine ilişkin şikâyet yolundan bağımsız bir hukuki süreçtir.
Satış ve Tasfiye Sürecinde Karşılaşılan Hukuki Engeller
Aracın satış bedelinin otopark ücretini karşılamaya yetmediği durumlarda, icra dairesi öncelikle satış masraflarını ve yediemin ücretini rüçhanlı alacak olarak tahsil eder. Ancak, otopark ücretinin %25 sınırını aşması halinde, bu sınırın üzerindeki kısım için işletmeci, alacağını genel hükümlere göre borçludan talep etmek zorunda kalabilir. Bu durum, icra dosyasının kapanmasını engellemez; zira icra dairesi, satış bedelinden kanuni sınırlar dahilinde ödeme yapmakla yükümlüdür.
Satışın gerçekleşmediği veya aracın uzun süre otoparkta çürümeye terk edildiği durumlarda, icra memurunun aracı tasfiye etme veya otoparktan çıkarma yetkisi, dosyanın durumuna göre değişiklik gösterir. Eğer araç, ekonomik değerini tamamen yitirmişse, otopark işletmecisi icra dairesine başvurarak aracın otoparktan tahliyesini talep edebilir. Bu aşamada, otopark ücretinin ödenmemesi, aracın otoparkta rehin tutulmasına hukuki bir dayanak oluşturmaz; zira yediemin, icra dairesinin bir yardımcısı sıfatıyla hareket etmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Otopark ücreti araç değerini aşarsa ne yapmalıyım?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurarak, ücretin %25 sınırını aştığını ve fahiş olduğunu belirterek itiraz edebilirsiniz.
Hacizli aracımı otoparktan nasıl alabilirim?
Borçlu, icra dairesine başvurarak yediemin ücretini ödemek suretiyle aracını teslim alabilir. Ancak borç devam ediyorsa, araç tekrar haczedilebilir.
İhtiyati haciz ile kesin haciz arasındaki fark nedir?
İhtiyati haciz, alacağı güvence altına alan geçici bir tedbirdir. Kesin haciz ise, takip kesinleştikten sonra malın paraya çevrilmesi aşamasına geçilmesini sağlayan nihai işlemdir.
Otopark ücretinden kim sorumludur?
Asıl sorumluluk araç sahibine aittir. Ancak otopark işletmecisi, aracın satışını geciktirerek ücretin artmasına neden olmuşsa, bu durum ücretin belirlenmesinde indirim sebebi olabilir.
