
İlamlı icra takibinde borçluya gönderilen icra emrinin tebliğinden itibaren borcun ödenmesi veya icranın geri bırakılması için 7 günlük yasal süre bulunmaktadır. Bu süre, tebligatın borçluya usulüne uygun olarak ulaştığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
İlamlı İcra Takibi Süreci Nasıl İşler?
İlamlı icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme ilamı veya İcra ve İflas Kanunu’nda ilam niteliğinde sayılan bir belge bulunması durumunda başlatılan takip yoludur. Alacaklı, elindeki belge ile herhangi bir icra dairesine başvurarak takip talebinde bulunur. İcra müdürü, takip talebini ve dayanak belgeyi inceleyerek borçluya bir icra emri gönderir.
İcra emri, borçlunun borcunu 7 gün içinde ödemesi veya icranın geri bırakılmasını talep etmesi gerektiğini ihtar eder. Bu süreçte tebligatın usulüne uygun yapılması, takibin borçlu açısından sonuç doğurması için temel şarttır.
Tebligatın Önemi ve Sürelerin Hesabı
İcra emri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre borçluya ulaştırılır. Elektronik tebligat zorunluluğu bulunan kişiler için tebligat, UETS üzerinden yapılır ve elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda yapılmış sayılır.

İcra hukukunda süreler kesindir ve tebliğ tarihini takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Tebliğ günü hesaba katılmaz. Borçlunun bu 7 günlük süreyi kaçırması, haciz ve satış gibi cebri icra işlemlerinin başlamasına neden olabilir.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
İlamlı icra takibinde borçlunun genel bir itiraz hakkı bulunmadığını göz önünde bulundurmak gerekir. Borçlu, borcun ödendiği veya zamanaşımına uğradığı gibi iddialarını yalnızca icra mahkemesi nezdinde icranın geri bırakılması talebiyle ileri sürebilir. İcra dairesine yapılan basit itirazlar takibi durdurmaz. Bu nedenle, tebligatın usulüne uygunluğu ve 7 günlük yasal sürenin takibi, hak kaybına uğramamak adına dikkatle yönetilmesi gereken süreçlerdir.”
İtiraz ile Şikâyet Arasındaki Temel Farklar
İlamlı icra takibinde borçlunun ilamsız takipten farklı olarak genel bir “borca itiraz” hakkı bulunmaz. Borçlu, icra emrinin tebliğinden önceki dönemde borcun ödendiğini, ertelendiğini veya zamanaşımına uğradığını iddia ediyorsa, 7 gün içinde icra mahkemesine başvurarak “icranın geri bırakılmasını” talep edebilir.
Şikâyet ise icra dairesinin yaptığı işlemlerin kanuna aykırı olması veya olaya uygun düşmemesi durumunda başvurulan bir yoldur. İcra emrinin ilama aykırı olması veya yetkisiz icra dairesinde takip başlatılması gibi durumlarda şikâyet yoluna gidilebilir. Şikâyet, kural olarak 7 günlük süreye tabidir; ancak kamu düzenine aykırı işlemlerde süre aranmayabilir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Borçlunun, ilamlı takibe karşı icra dairesine basit bir dilekçe ile “borca itiraz” etmesi; bu başvuru sonuç doğurmaz ve reddedilir.
- 7 günlük sürenin, tebligatın yapıldığı gün dahil edilerek yanlış hesaplanması.
- İcranın geri bırakılması taleplerinde, iddianın noterden veya resmi makamlardan alınmış belgelerle ispatlanmaması.
- İcra emri ile birlikte ilamın gönderilmediği gerekçesiyle şikâyet yoluna başvurulması; kanun icra emriyle ilamın birlikte gönderilmesini zorunlu tutmaz.
İcranın Geri Bırakılması Talebinde İspat Yükü ve Belge Niteliği
İlamlı icra takibinde borçlunun icranın geri bırakılmasını talep edebilmesi için, borcun tebliğ tarihinden sonraki bir dönemde ödendiğini veya ertelendiğini ispat etmesi gerekir. Bu ispat, yalnızca noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmış belgeler, mahkeme ilamları veya yetkili makamların resmi kayıtları ile mümkündür. Adi yazılı belgeler, icra mahkemesi nezdinde borcun sona erdiğini kanıtlamak için tek başına yeterli kabul edilmez. Borçlu, bu belgeleri icra mahkemesine sunarak takibin durdurulmasını talep etmelidir.
İcranın geri bırakılması talebi, takibi kendiliğinden durdurmaz. Borçlunun, icra mahkemesinden takibin durdurulmasına dair bir karar alması veya teminat yatırarak icra müdürlüğünden süre talep etmesi gerekir. Eğer borçlu, borcun ödendiğine dair resmi belgeyi sunmasına rağmen icra mahkemesi tarafından bir durdurma kararı verilmemişse, alacaklı haciz işlemlerine devam edebilir. Bu nedenle, ispat belgelerinin sunulması ile birlikte takibin durdurulması talebinin eş zamanlı olarak icra mahkemesine iletilmesi, cebri icra riskini azaltan temel bir adımdır.
İcra Emrinin İçeriği ve İlamla Uyumu
İcra emri, alacaklının elindeki ilamın hüküm fıkrasını aynen yansıtmak zorundadır. İcra müdürü, ilamda yer almayan bir alacak kalemini veya ilamın kapsamını aşan bir yükümlülüğü icra emrine ekleyemez. Eğer icra emri, mahkeme ilamının hüküm kısmına aykırı düzenlenmişse, borçlu bu durumu icra mahkemesine şikâyet yoluyla bildirebilir. Şikâyet, icra emrinin iptali veya düzeltilmesi sonucunu doğurur; ancak bu durum borcun esasına yönelik bir itiraz niteliği taşımaz.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer husus, ilamda yer alan faiz başlangıç tarihi ile icra emrinde belirtilen tarihin uyumsuzluğudur. İlamda faizin başlangıcı açıkça belirtilmişse, icra müdürlüğü bu tarihe bağlı kalmakla yükümlüdür. Borçlu, faiz oranının veya başlangıç tarihinin ilama aykırı olduğunu tespit ederse, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde şikâyet yoluna başvurmalıdır. Bu süre geçtikten sonra, icra emrindeki hesaplama hatalarına karşı şikâyet hakkı kural olarak ortadan kalkar ve icra emri kesinleşir.
Haciz ve Satış Süreçlerinde İlamlı Takibin Etkisi
İlamlı icra takibinde 7 günlük ödeme süresinin dolmasıyla birlikte, borçlunun malvarlığı üzerine haciz konulması için alacaklının ayrıca bir talepte bulunması gerekir. Haciz aşaması, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını kapsar. İlamlı takipte, ilamın kesinleşmiş olması haciz işlemi için şart değildir; ancak taşınmazın satışı veya borçlunun üçüncü kişilerdeki haklarının paraya çevrilmesi gibi bazı özel durumlarda ilamın kesinleşmesi gerekebilir. Borçlu, haciz işlemlerine karşı icra dairesinin yaptığı işlemin kanuna aykırı olduğunu iddia ediyorsa, şikâyet yoluna başvurarak haczin kaldırılmasını isteyebilir.
Satış süreci, hacizden sonraki aşamadır ve alacaklının satış talebinde bulunmasıyla başlar. İlamlı icra takibinde satışın durdurulması, ancak icranın geri bırakılması kararının alınması veya borcun tamamen ödenmesi ile mümkündür. Borçlu, satış aşamasında icra dairesinin satış ilanına veya kıymet takdirine ilişkin işlemlerinde bir usulsüzlük tespit ederse, bu işlemlere karşı şikâyet hakkını kullanabilir. Satışın gerçekleşmesi, borcun ilamda belirtilen miktarı karşılamıyorsa, alacaklının kalan bakiye için borçlunun diğer malvarlığı değerlerine yönelme hakkı saklı kalır.
Sıkça Sorulan Sorular
İlamlı icra takibinde yetki itirazı yapılabilir mi?
İlamlı icra takibinde yer bakımından yetki düzenlemesi bulunmadığından, alacaklı dilediği icra dairesinde takip başlatabilir ve borçlunun yetki itirazı hakkı yoktur.
Tehir-i icra nedir?
Borçlunun, kararı istinaf veya temyiz etmesi durumunda, icra mahkemesinden veya ilgili mahkemeden teminat göstererek takibin sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını istemesidir.
Usulsüz tebligat durumunda ne yapılmalı?
Tebligatın usulsüz olduğunu öğrenen borçlu, öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet başvurusunda bulunmalıdır.
