Ciddi ve Yakın Tehlikede Çalışmaktan Kaçınma Hakkı

Ciddi ve Yakın Tehlikede Çalışmaktan Kaçınma Hakkı

Çalışan, işyerinde yaşamını veya vücut bütünlüğünü tehdit eden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştığında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca çalışmaktan kaçınma hakkını kullanır. Bu hak, işçinin tehlike giderilene kadar iş görme borcunu yerine getirmekten imtina etmesini sağlar. Çalışan, tehlikeyi tespit ettiğinde öncelikle iş sağlığı ve güvenliği kuruluna, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise doğrudan işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmelidir. Tehlikenin aciliyeti nedeniyle kurul veya işverene başvuru imkânının bulunmadığı durumlarda, çalışan usule uymak zorunda kalmaksızın işyerini terk ederek güvenli bir yere gitme hakkına sahiptir.

Çalışmaktan Kaçınma Hakkı Süreci ve Başvuru Adımları

Çalışmaktan kaçınma hakkının hukuki sonuç doğurabilmesi için belirli bir usulün izlenmesi gerekir. İşçi, tehlikeyi fark ettiği anda durumu yazılı olarak bildirmelidir; bu bildirim, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda ispat aracı olarak kullanılacaktır.

  • Tehlikenin tespiti için iş sağlığı ve güvenliği kuruluna veya işverene yazılı başvuru yapılması.
  • Kurulun veya işverenin talebi acilen değerlendirerek kararını vermesi.
  • Kararın çalışan ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilmesi.
  • Gerekli tedbirler alınıncaya kadar iş görme borcunun askıya alınması.

Kurul veya işveren, çalışanın talebi yönünde karar verirse, işçi gerekli güvenlik önlemleri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Bu süreçte işverenin, çalışana güvenli başka bir iş teklif etmesi durumunda, çalışanın sadakat borcu gereği bu işi kabul etmesi beklenebilir.

Tehlikenin “Ciddi ve Yakın” Olarak Sınıflandırılması

Hakkın kullanılabilmesi için tehlikenin objektif kriterlere göre ciddi ve yakın olması şarttır. Ciddi tehlike, çalışanın sağlığına veya vücut bütünlüğüne zarar verme potansiyeli yüksek olan durumları ifade ederken, yakın tehlike zararın her an gerçekleşebileceği acil durumları kapsar.

Ciddi ve Yakın Tehlikede Çalışmaktan Kaçınma Hakkı

Eğer tehlike o kadar acil ve önlenemez nitelikteyse ki, kurul veya işverene başvurmak için zaman yoksa, çalışan usule uymak zorunda kalmaksızın işyerini terk ederek güvenli bir yere gitme hakkına sahiptir. Bu istisnai durumda, çalışanın işyerini terk etmesi iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi veya disiplin suçu olarak değerlendirilemez.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Çalışmaktan kaçınma hakkı, işçinin keyfi bir tercihi değil, yaşam ve vücut bütünlüğüne yönelik somut bir tehdit karşısında başvurabileceği yasal bir korumadır. Bu hakkın kullanımı, tehlikenin varlığının ispatlanabilir olmasına ve usulüne uygun bildirim yapılmasına bağlıdır. İşçinin, tehlikeyi kurul veya işverene bildirmesi, sürecin hukuki meşruiyetini sağlar. Acil ve önlenemez durumlarda ise bildirim şartı aranmaksızın işyerini terk etme imkânı tanınmıştır. Her iki durumda da işçinin ücret ve diğer hakları güvence altındadır.”

Ücret ve Diğer Hakların Korunması

Çalışmaktan kaçınma hakkını kanuna uygun şekilde kullanan çalışanın bu dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır. İşçi, tehlike giderilene kadar çalışmadığı süre için ücretinden kesinti yapılamaz veya bu durum iş sözleşmesinin feshi için geçerli bir neden oluşturamaz.

İşveren, çalışanın bu hakkını kullanması nedeniyle işçiye karşı misilleme niteliğinde işlemler yapamaz. Ancak, çalışanın bu hakkı keyfi nedenlerle veya tehlike bulunmadığı halde kullanması, iş sözleşmesinin ihlali olarak değerlendirilebilir ve işverene haklı fesih imkânı doğurabilir.

İspat Yükümlülüğü ve Belgelendirme

Hakkın kullanımında ispat yükü çalışandadır; bu nedenle sürecin her aşamasının belgelenmesi önem taşır. İş sağlığı ve güvenliği kurulu kararları, işverene yapılan yazılı başvurular ve tebliğ belgeleri dosyanın temelini oluşturur.

Tehlikeyi gösteren fotoğraf, video kayıtları, iş güvenliği uzmanı raporları veya ramak kala tutanakları, tehlikenin varlığını kanıtlamak için kullanılabilir. Dijital kayıtların kaynağı, zamanı ve bütünlüğü korunmalı; hukuka uygun elde edilen deliller, uyuşmazlık durumunda mahkeme veya arabuluculuk sürecinde temel dayanak olarak sunulmalıdır.

Çalışmaktan Kaçınma Hakkının Kullanımında İspat ve Belge Yönetimi

Çalışmaktan kaçınma hakkının hukuki güvencesinden yararlanabilmek için, tehlikenin varlığını ve bu tehlikeye karşı işverene yapılan bildirimleri somutlaştırmak gerekir. İşçi, tehlikeyi fark ettiği anda tuttuğu notlar, iş arkadaşlarıyla paylaştığı yazışmalar veya iş güvenliği uzmanına ilettiği sözlü uyarıların tarih ve saatini içeren bir kronoloji oluşturmalıdır. Bu kronoloji, uyuşmazlık anında tehlikenin ‘ciddi ve yakın’ olduğunu ispatlamak için temel dayanak teşkil eder.

İşyerinde bir iş sağlığı ve güvenliği kurulu bulunuyorsa, kurulun aldığı kararların veya toplantı tutanaklarının bir suretini temin etmek, çalışanın haklılığını destekleyen en güçlü resmi belgedir. Eğer işveren veya kurul, tehlikeyi gidermeye yönelik somut bir adım atmıyorsa, çalışanın bu durumu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne bildirmesi, idari denetim sürecini başlatabilir. İdari denetim raporları, işçinin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanırken dayandığı tehlikenin gerçekliğini teyit eden objektif bir delil niteliği taşır.

Tehlikenin Giderilmesinde İşverenin Yükümlülükleri ve Sınırları

İşveren, çalışanın çalışmaktan kaçınma talebini aldığı andan itibaren tehlikeyi gidermekle yükümlüdür ve bu süreçte işçiyi başka bir işe zorlayamaz. İşverenin, tehlike devam ederken işçiyi aynı veya benzer riskli bir alanda çalışmaya zorlaması, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkını doğurabilir. İşveren, tehlikeyi gidermek için gerekli teknik önlemleri alana kadar işçinin iş görme borcunu yerine getirmemesini bir disiplin suçu olarak nitelendiremez.

İşverenin tehlikeyi giderme yükümlülüğü, yalnızca işçinin bildirdiği riskle sınırlı değildir; işveren, işyerinin genelinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun bir çalışma ortamı sağlamakla sorumludur. Eğer işveren, tehlikeyi gidermek yerine işçiyi işten çıkarma veya ücret kesintisi gibi misilleme yöntemlerine başvurursa, bu durum işçinin tazminat haklarını ve işe iade taleplerini güçlendiren bir hukuki ihlal teşkil eder. İşveren, tehlikenin giderildiğini iddia ediyorsa, bu durumu iş güvenliği uzmanı veya ilgili teknik personel tarafından imzalanmış bir raporla kanıtlamak zorundadır.

Çalışmaktan Kaçınma Hakkı ile Diğer Fesih Nedenlerinin Ayrımı

Çalışmaktan kaçınma hakkı, iş sözleşmesinin askıda kalmasını sağlayan geçici bir koruma mekanizmasıdır ve doğrudan iş sözleşmesinin feshi anlamına gelmez. İşçi, tehlike giderilene kadar iş görme borcunu yerine getirmez ancak iş sözleşmesi devam eder. Bu durum, işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca haklı nedenle feshetme hakkından farklı bir hukuki yoldur; zira fesih, sözleşmeyi sona erdirirken, çalışmaktan kaçınma hakkı sözleşmenin devamı süresince güvenli çalışma ortamı talep etmeyi hedefler.

Uygulamada, tehlikenin uzun süre giderilmemesi veya işverenin gerekli önlemleri almaktan kaçınması durumunda, işçi çalışmaktan kaçınma hakkını kullandıktan sonra sözleşmeyi haklı nedenle feshetme yoluna gidebilir. Bu iki süreç birbirini takip edebilir ancak hukuki nitelikleri farklıdır; çalışmaktan kaçınma hakkı kullanılırken işçi işyerinde bulunmaya devam edebilir veya güvenli bir alana çekilebilir. Fesih durumunda ise işçi, iş sözleşmesini sona erdirerek kıdem tazminatı ve diğer haklarını talep etme aşamasına geçer. Her iki durumda da tehlikenin varlığını ispat eden belgelerin, fesih bildiriminde veya çalışmaktan kaçınma bildiriminde açıkça belirtilmesi, hak kaybını önlemek adına kritik bir öneme sahiptir.

Uygulama Notu: Çalışmaktan kaçınma hakkı, işçinin işyerindeki tehlikeyi bildirmesiyle başlayan ve işverenin önlem almasıyla sona eren bir süreçtir. İspat için yazılı bildirimlerin teslim alındığına dair kanıtlar (evrak kayıt numarası, e-posta çıktısı vb.) saklanmalı; tehlikenin devam ettiği süre boyunca işverenin tutumu ve alınan önlemler düzenli olarak not edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Çalışan ciddi ve yakın tehlikede aşağıdaki haklardan hangisini kullanır?

Çalışan, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca çalışmaktan kaçınma hakkını kullanır.

İşveren çalışmaktan kaçınan işçiyi işten çıkarabilir mi?

Hayır, kanuna uygun şekilde bu hakkını kullanan işçinin iş sözleşmesi bu nedenle feshedilemez.

Tehlike anında işverene ulaşamazsam ne yapmalıyım?

Tehlike önlenemez ve acilse, usule uymayı beklemeden işyerini terk ederek güvenli bir yere gitme hakkınız bulunmaktadır.

Bu süreçte ücretim kesilir mi?

Hayır, çalışmaktan kaçınılan dönemde ücret ve diğer haklar saklıdır.

Scroll to Top
WhatsApp