
İşveren, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca, meydana gelen bir iş kazasını kazadan sonraki 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirmekle yükümlüdür. Bu süre, kazanın işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Bildirim süresi hesaplanırken hafta sonları ve resmi tatiller iş günü sayılmadığından süreye dahil edilmez. İşverenlerin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi, idari para cezası ve sigortalıya yapılan ödemelerin rücuen tahsili gibi hukuki sonuçlar doğurabilir.
İş Kazası Bildiriminde Süre ve Usul
İş kazası bildirim yükümlülüğü, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile düzenlenmiştir. İşverenler, bildirimlerini öncelikli olarak SGK’nın e-sigorta uygulaması üzerinden elektronik ortamda yapmalıdır. Elektronik sistemin yanı sıra, bildirim formunun doldurularak doğrudan veya taahhütlü posta yoluyla ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezi’ne gönderilmesi de mümkündür.
Önemli bir ayrım olarak; iş kazası sonucu ölüm veya ağır yaralanma meydana gelmişse, işverenin kolluk kuvvetlerine derhal haber verme yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bu bildirim, SGK’ya yapılacak olan 3 iş günlük süreli bildirimden bağımsız ve daha acil bir yükümlülük teşkil eder.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Kapsamı
Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde belirtilen hallerden birinde gerçekleşmesi ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hale getirmesi gerekir. Bu haller şunlardır:

- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olaylar.
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle gerçekleşen durumlar.
- İşverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen olaylar.
- Emziren kadın sigortalının, süt izni süresinde gerçekleşen kazalar.
- İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen olaylar.
“Av. Vedat Can SÜNERİN
İş kazası bildiriminde 3 iş günlük süre, olayın gerçekleştiği veya işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren başlar. Bu sürenin kaçırılması, idari para cezalarının yanı sıra SGK tarafından yapılan ödemelerin rücuen tahsiline yol açabilir. Bildirim yükümlülüğü, işverenin elektronik ortamdaki e-sigorta sistemi üzerinden yerine getirilmelidir. Ayrıca, kaza anına ilişkin kamera kayıtları, tanık beyanları ve olay yeri tutanakları gibi delillerin eksiksiz ve zaman damgalı olarak saklanması, ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıklarda işverenin ispat yükünü hafifleten en önemli unsurdur.”
Bildirim Yapmamanın Hukuki Sonuçları
Süresi içinde bildirimde bulunmayan işverenlere idari para cezası uygulanır. Ayrıca, bildirim yapılmayan süre boyunca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri, SGK tarafından işverenden faiziyle birlikte rücuen tahsil edilebilir. Bu durum, işverenin mali sorumluluğunu doğrudan etkileyen bir yaptırımdır.
Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, yalnızca idari para cezası ile sınırlı kalmayıp, iş kazasının tespiti davası gibi süreçlerde işverenin ispat yükünü ağırlaştırabilir. Kurumun kayıtlarına zamanında girmeyen bir kaza, ileride doğabilecek tazminat taleplerinde işverenin savunma imkanlarını kısıtlayabilir.
Delil ve Belge Yönetimi
İş kazası sonrası süreçte maddi olayın ispatı için delillerin korunması kritiktir. Tutanaklar, kolluk kuvvetleri tarafından tutulan olay yeri tutanakları, dava sürecinde en önemli delillerdendir. İşyeri kamera kayıtları, giriş-çıkış kayıtları ve elektronik yazışmaların zaman damgalı ve değiştirilemez şekilde saklanması gerekir. Olay anına tanıklık eden kişilerin bilgileri bildirim formunda yer almalıdır.
Delillerin zamanla kaybolması veya değiştirilmesi, uyuşmazlık anında işverenin aleyhine sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, kaza anından itibaren tüm belgelerin tarih sırasıyla dosyalanması ve dijital verilerin orijinal hallerinin korunması, hukuki süreçlerin sağlıklı yürütülmesi için temel bir gerekliliktir.
Meslek Hastalığı Bildiriminde Süreç ve Tıbbi Belgelendirme
Meslek hastalığı bildirim yükümlülüğü, iş kazasından farklı olarak hastalığın öğrenildiği tarihten itibaren başlar. İşveren, meslek hastalığı tanısı konulduğunu öğrendiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde durumu SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Bu süreçte, yetkili sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu temel dayanak teşkil eder. İşveren, hastalığın işin niteliğinden kaynaklandığına dair şüphe duyduğu durumlarda dahi, hekim raporunu esas alarak bildirimde bulunmalıdır.
Meslek hastalığı bildiriminde, hastalığın ortaya çıkış süreci ve işyerindeki çalışma koşulları arasındaki illiyet bağını kuran belgeler önem kazanır. İşyeri ortam ölçümleri, kişisel koruyucu donanım zimmet formları ve periyodik sağlık muayene kayıtları, kurum incelemelerinde işverenin sorumluluğunu belirleyen temel delillerdir. Bu belgelerin eksikliği, hastalığın işyerinden kaynaklandığına dair karinelerin işveren aleyhine güçlenmesine yol açabilir.
İş Kazası Bildiriminde Elektronik Sistem ve Hata Payı
SGK’nın e-sigorta sistemi üzerinden yapılan bildirimlerde, sistemin teknik arızası veya erişim engeli gibi durumlar bildirim süresini doğrudan etkilemez. İşveren, sistemin çalışmadığı durumlarda bildirim yükümlülüğünü yerine getirmek için alternatif yöntem olan taahhütlü posta veya elden teslim yolunu kullanmalıdır. Elektronik sistemdeki teknik aksaklıklar, bildirim süresinin uzatılması için geçerli bir mazeret olarak kabul edilmez; bu nedenle, sürenin son gününe bırakılan bildirimler risk taşır.
Bildirim formunun doldurulması sırasında yapılan maddi hatalar, kurumun kaza incelemesini yanlış yönlendirebilir. Formda yer alan kaza saati, kaza yeri ve olayın oluş şekli gibi bilgiler, daha sonra açılacak tazminat davalarında işverenin beyanı olarak kabul edilir. Bu nedenle, formun doldurulması aşamasında işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanından alınan teknik verilerin, formdaki bilgilerle tutarlı olması gerekir. Çelişkili beyanlar, kurumun kaza incelemesini derinleştirmesine ve işverenin kusur oranının yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.
İş Kazası Sonrası Kurum İncelemesi ve İtiraz Yolları
SGK müfettişleri tarafından yapılan iş kazası incelemesi sonucunda düzenlenen rapor, olayın iş kazası olup olmadığını kesin olarak belirler. Müfettiş raporunda olayın iş kazası olmadığı yönünde bir kanaat oluşsa dahi, sigortalının veya hak sahiplerinin iş kazasının tespiti davası açma hakkı saklıdır. İşveren, müfettiş incelemesi sırasında olaya ilişkin tüm delillerini, tanık listesini ve işyeri kayıtlarını sunarak savunmasını güçlendirmelidir. İnceleme aşamasında sunulmayan bir delilin, daha sonra dava aşamasında sunulması ispat yükü bakımından zorluklar yaratabilir.
Müfettiş raporuna karşı idari aşamada doğrudan bir itiraz yolu bulunmamakla birlikte, raporun içeriğine ilişkin maddi hataların düzeltilmesi için ilgili Sosyal Güvenlik Merkezi’ne yazılı başvuruda bulunulabilir. Raporun hukuki sonuçlarına karşı ise, ancak kurumun idari işlemi kesinleştikten sonra yargı yoluna başvurulabilir. İşveren, kurumun kaza tespitine ilişkin kararlarını tebliğ aldığı tarihten itibaren, kararın dayandığı hukuki ve fiili gerekçeleri inceleyerek, hatalı olduğunu düşündüğü kısımlar için gerekli hukuki hazırlığı yapmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası bildirim süresi takvim günü müdür?
Hayır, bildirim süresi iş günü olarak hesaplanır. Cumartesi, Pazar ve resmi tatiller bu süreye dahil değildir.
İşveren kazayı geç öğrenirse süre ne zaman başlar?
İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi durumunda, 3 iş günlük süre iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
İşçi kendi başına iş kazası bildirimi yapabilir mi?
Kural olarak bildirim yükümlülüğü işverene aittir. Ancak işverenin bildirim yapmaması durumunda sigortalı veya hak sahipleri durumu SGK’ya bildirebilir.
Bildirim formu nereden temin edilir?
Bildirim formu, SGK’nın resmi internet sitesindeki form ve dilekçeler bölümünden veya e-SGK uygulama portalı üzerinden elektronik olarak temin edilebilir.
Uzaktan çalışma sırasında kaza iş kazası sayılır mı?
Uzaktan çalışma sırasında meydana gelen olayların iş kazası sayılıp sayılmayacağı, olayın işin yürütümü ile bağlantılı olup olmadığına göre değerlendirilir.
