İş Sözleşmeleri Yazılı Yapılmak Zorunda mıdır?

İş Sözleşmeleri Yazılı Yapılmak Zorunda mıdır?

İş sözleşmeleri, kanunda aksi belirtilmedikçe herhangi bir şekle tabi değildir; yani kural olarak sözlü veya yazılı şekilde kurulabilirler. Ancak, belirli süreli iş sözleşmeleri ile süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmeleri için kanun koyucu yazılı şekil şartı getirmiştir.

Şekil Serbestisi

Kural olarak iş sözleşmeleri için yazılılık şartı aranmaz.

Yazılılık İstisnası

Belirli süreli ve bir yıl üzeri sözleşmeler yazılı yapılmalıdır.

Bilgilendirme

Yazılı sözleşme yoksa işveren çalışma koşullarını belgelemelidir.

Hangi İş Sözleşmeleri Yazılı Yapılmalıdır?

İş hukukunda temel ilke şekil serbestisi olsa da, bazı sözleşme türleri için yazılılık geçerlilik şartıdır. Özellikle belirli süreli iş sözleşmeleri, geçici iş ilişkisine dayalı sözleşmeler, uzaktan çalışma sözleşmeleri, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli iş sözleşmeleri ve takım sözleşmeleri yazılı yapılmak zorundadır.

Süresi bir yıl ve daha fazla olan belirsiz süreli iş sözleşmelerinde de yazılı şekil şartı aranır. Bu sözleşmelerin yazılı yapılmaması, sözleşmenin varlığını ortadan kaldırmaz ancak belirli süreli sözleşmelerin belirsiz süreliye dönüşmesi gibi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Yazılı Sözleşme Yapılmadığında İşverenin Yükümlülüğü Nedir?

Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren, işçiye en geç iki ay içinde çalışma koşullarını gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Bu belge; genel ve özel çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti, ücret ödeme dönemini ve fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri içermelidir.

İş Sözleşmeleri Yazılı Yapılmak Zorunda mıdır?

Süresi bir ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu belge verme yükümlülüğü aranmaz. İşverenin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi, idari yaptırımlara konu olabileceği gibi, çalışma koşullarının ispatında işçi lehine delil değerlendirmesi yapılmasını kolaylaştırabilir.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
İş hukukunda şekil serbestisi temel kural olsa da, belirli süreli sözleşmeler ve bir yılı aşan iş ilişkileri için yazılılık bir geçerlilik şartıdır. Yazılı sözleşmenin bulunmadığı durumlarda, işverenin çalışma koşullarını yazılı olarak bildirme yükümlülüğü devreye girer. Taraflar, uyuşmazlık anında ispat güçlüğü yaşamamak adına, sözleşme şartlarını ve çalışma koşullarını içeren belgeleri muhafaza etmeli ve çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması durumunda işçinin yazılı onayını almalıdır. Bu süreçlerin takibi, hak kayıplarının önlenmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.”

İş İlişkisinde İspat ve Belge Yönetimi

Yazılı sözleşme bulunmayan durumlarda, taraflar arasındaki iş ilişkisinin varlığı ve çalışma koşulları her türlü delille ispat edilebilir. Bordrolar, banka kayıtları, işyeri giriş-çıkış kayıtları, e-posta yazışmaları ve tanık anlatımları, uyuşmazlık halinde temel ispat araçlarıdır.

İşçi, fiilen çalıştığını ve çalışma koşullarını bu belgelerle ortaya koyabilir. Yazılı sözleşmenin yokluğu, işçinin kanundan doğan haklarını kaybetmesine neden olmaz; aksine, işverenin çalışma koşullarını ispat etme yükümlülüğü daha belirgin hale gelir.

Çalışma Koşulu Değişikliği ile Fesih Farkı

İş sözleşmesinin esaslı bir şekilde değiştirilmesi, örneğin ücretin düşürülmesi veya görev tanımının köklü biçimde farklılaştırılması, işçinin yazılı onayını gerektirir. Bu süreç, sözleşmenin ilk kurulmasındaki şekil şartından farklı olarak, mevcut bir sözleşmenin içeriğinin değiştirilmesine yöneliktir.

Sözleşmenin feshi ise, yazılılık şartına bağlı olmasa da, feshin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetlenebilmesi için yazılı bildirim önem taşır. İhbar süreleri ve haklı nedenlerin tespiti, feshin yazılı bir bildirimle yapılması durumunda daha şeffaf bir şekilde değerlendirilebilir.

Rekabet Yasağı ve Gizlilik Hükümlerinin Sınırları

İş sözleşmesi içinde yer alan rekabet yasağı ve gizlilik hükümleri, işçinin ekonomik geleceğini kısıtlamamalıdır. Bu hükümlerin geçerliliği için ölçülülük ilkesi esastır; yani yasak, yer, zaman ve konu bakımından makul sınırlar içinde kalmalıdır.

Aşırı geniş kapsamlı rekabet yasakları, işçinin çalışma özgürlüğünü ihlal edebilir. Bu nedenle, sözleşmede yer alan bu tür kısıtlamaların işverenin haklı menfaatini korumakla sınırlı olması ve işçinin mesleki gelişimini engellememesi gerekir.

Sözleşme İçeriğinde Yer Alması Gereken Asgari Unsurlar

İş sözleşmesinin yazılı yapıldığı hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini netleştirmek adına sözleşmede bulunması gereken temel unsurlar mevcuttur. Sözleşme metni; işin tanımını, işin yapılacağı yeri, tarafların kimlik bilgilerini, işe başlama tarihini ve ücretin ödeme zamanını içermelidir. Bu unsurların eksikliği sözleşmeyi geçersiz kılmaz ancak uyuşmazlık anında tarafların iradelerinin tespiti noktasında belirsizlik yaratabilir.

Özellikle ücretin yan haklarla birlikte net veya brüt olarak belirtilmesi, ileride doğabilecek ücret alacağı uyuşmazlıklarını önlemek adına kritik bir kontrol noktasıdır. Ayrıca, çalışma süresinin haftalık kaç saat olduğu ve fazla çalışma ücretinin nasıl hesaplanacağı gibi detayların sözleşmeye eklenmesi, işverenin yönetim hakkı ile işçinin çalışma şartları arasındaki dengeyi korur. Sözleşmede yer almayan ancak kanun gereği zorunlu olan hususlar, doğrudan ilgili mevzuat hükümleriyle tamamlanır.

Sözleşme Değişikliklerinde Yazılı Onay Süreci

İş sözleşmesi kurulduktan sonra çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapılması, işçinin yazılı onayına bağlıdır. İşveren, işçinin çalışma saatlerini, görev tanımını veya ücret yapısını tek taraflı olarak değiştiremez; bu tür bir değişiklik teklifi işçiye yazılı olarak sunulmalıdır. İşçi, bu değişikliği altı iş günü içinde yazılı olarak kabul etmediği takdirde, değişiklik işçi açısından bağlayıcı hale gelmez.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir hata, işverenin sözleşme değişikliğini bir talimat gibi işçiye tebliğ etmesidir. Yazılı onay alınmadan yapılan esaslı değişiklikler, işçiye sözleşmeyi haklı nedenle feshetme imkanı tanıyabilir. Bu nedenle, değişiklik sürecinde işçinin açık rızasını içeren yazılı bir belge düzenlenmesi, ileride yaşanabilecek işe iade veya tazminat davalarında işveren için en önemli savunma aracıdır.

Sözleşme Türüne Göre İspat Yükü ve Belge Yönetimi

Belirli süreli iş sözleşmelerinde yazılı şekil şartına uyulmaması, sözleşmenin baştan itibaren belirsiz süreli olarak kabul edilmesine yol açar. Bu durum, işverenin belirli süreli sözleşme yapmaktaki hukuki amacını boşa çıkarabilir ve işçinin kıdem tazminatı gibi haklarının hesaplanmasında farklı sonuçlar doğurabilir. Yazılı sözleşmenin varlığı, işverenin sözleşme süresinin sonunda işçiyi işten çıkarma yetkisinin sınırlarını belirleyen temel belgedir.

İşçi, yazılı sözleşme bulunmadığı durumlarda çalışma koşullarını ispat etmek için işe giriş bildirgesi, maaş bordroları veya banka dekontları gibi dolaylı belgeleri kullanabilir. İşveren ise, sözleşmenin yazılı olmaması nedeniyle çalışma koşullarına dair ispat yükünü yerine getiremediği takdirde, işçinin iddialarının doğru kabul edilmesi riskiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle, iş ilişkisinin başlangıcında yazılı bir metin oluşturulması, her iki taraf için de hukuki öngörülebilirliği sağlayan en güvenli yöntemdir.

Rekabet Yasağı Sözleşmelerinin Geçerlilik Şartları

İş sözleşmesinden bağımsız olarak veya sözleşme içinde düzenlenen rekabet yasağı hükümleri, mutlaka yazılı şekilde yapılmalıdır. Bu yasak, işçinin işten ayrıldıktan sonra işverenin müşterileriyle iletişime geçmesini veya rakip bir firmada çalışmasını engellemeye yöneliktir. Ancak, bu yasağın geçerli olabilmesi için işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunması ve yasağın coğrafi bölge, süre ve faaliyet alanı bakımından makul sınırları aşmaması gerekir.

Sözleşmede rekabet yasağı süresinin iki yılı aşması veya yasağın tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde geniş tutulması, mahkemelerce ölçüsüz bulunarak geçersiz sayılabilir. Ayrıca, rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini tamamen kısıtlamaması için işverenin bu yasak karşılığında işçiye bir tazminat ödemesi veya işçinin mesleki gelişimini engellememesi beklenir. Yazılı olmayan veya ölçüsüz düzenlenen rekabet yasağı hükümleri, işçi üzerinde hukuki bir bağlayıcılık doğurmaz.

Sık Sorulan Sorular

Sözlü iş sözleşmesi hukuken geçersiz midir?

Hayır, kanunen yazılı şekil şartı aranmayan hallerde sözlü iş sözleşmesi geçerlidir ve taraflar arasında iş ilişkisi kurulmuş sayılır.

Deneme süresi yazılı olarak mı kararlaştırılmalıdır?

Kanunda deneme süresi için açık bir şekil şartı belirtilmemiş olsa da, ispat açısından bu sürenin yazılı bir sözleşmede açıkça yer alması tavsiye edilir.

İş sözleşmeleri damga vergisine tabi midir?

İş sözleşmeleri, damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.

Scroll to Top
WhatsApp