Kira Uyarlama Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kira Uyarlama Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kira uyarlama davasında görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise kural olarak kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olarak belirlenmiştir. Kira ilişkisinden kaynaklanan bu uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu bir dava şartıdır. Bu aşamanın atlanması veya eksik tamamlanması, davanın esasına girilmeden usulden reddedilmesine yol açar.

Kira Uyarlama Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Ayrımı

Kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, tarafların sıfatına veya sözleşmenin türüne bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi olarak düzenlenmiştir. Bu görev kuralı kamu düzenine ilişkin olup, mahkemeler tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.

Yetkili mahkeme konusunda ise temel kural, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasıdır. Sözleşmede farklı bir yer mahkemesi kararlaştırılmış olsa dahi, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde dava açılması mümkündür. Ayrıca, HMK genel yetki kuralları çerçevesinde davalının yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılması hukuken mümkündür.

Zorunlu Arabuluculuk Dava Şartı ve Süreç

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu bir dava şartıdır. Bu süreç, tarafların mahkemeye gitmeden önce uyuşmazlığı çözümlemelerini amaçlar.

Kira Uyarlama Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
  1. Kiralanan taşınmazın bulunduğu yerdeki adliyelerde bulunan arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmalıdır.
  2. Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar anlaşamazsa, arabulucu tarafından düzenlenen “anlaşamama” son tutanağı alınmalıdır.
  3. Dava dilekçesi hazırlanırken, arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı örneği dilekçeye eklenmelidir.
  4. Dava, görevli ve yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunularak süreç başlatılmalıdır.

Arabuluculuk tutanağı olmadan açılan davalarda, mahkeme dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verir. Bu nedenle, tutanağın eksiksiz temin edilmesi sürecin en kritik aşamasıdır.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Kira uyarlama davasında en sık karşılaşılan hata, davanın kira tespit davası ile karıştırılarak arabuluculuk sürecinin ihmal edilmesidir. Uyarlama davası, sözleşme dengesini bozan olağanüstü durumun ispatına dayalı bir süreçtir ve hakim, kira tespit davasındaki yasal artış oranları ile bağlı değildir. Dava açmadan önce arabuluculuk tutanağının eksiksiz temin edilmesi ve olağanüstü durumun sözleşme dengesini dürüstlük kuralına aykırı şekilde bozduğunun somut verilerle ortaya konulması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından belirleyici bir adımdır.”

Kira Uyarlama Davasının Şartları ve İspat Yükümlülüğü

Kira uyarlama davası, Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesinde düzenlenen “aşırı ifa güçlüğü” hükmüne dayanır. Davanın kabul edilebilmesi için sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve tarafların kontrolü dışında gelişen olağanüstü bir durumun varlığı şarttır.

Bu durumun, sözleşmedeki edimler arasındaki dengeyi borçlu aleyhine dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede bozmuş olması gerekir. Sadece genel enflasyon veya ekonomik dalgalanmaların varlığı, tek başına uyarlama davasının kabulü için yeterli görülmeyebilir. Sözleşme dengesinin temelden sarsıldığının piyasa verileri, emsal kira bedelleri ve diğer ekonomik göstergelerle somut bir şekilde ispatlanması beklenir.

Kira Tespit Davası ile Uyarlama Davası Arasındaki Farklar

Kira tespit davası ile uyarlama davası hukuki dayanakları ve amaçları bakımından birbirinden farklıdır. Kira tespit davası, belirli yasal artış oranları ve 5 yıllık süre şartı çerçevesinde kira bedelinin belirlenmesini amaçlar.

Uyarlama davasında ise kanunda öngörülen 5 yıllık bir süre şartı bulunmamaktadır. Hakim, kira tespit davasındaki yasal sınırlara bağlı kalmaksızın, hakkaniyete göre sözleşme dengesini yeniden kurmaya yönelik bir değerlendirme yapar. Bu nedenle, uyarlama davası olağanüstü durumların varlığı halinde sözleşme süresi içerisinde her zaman açılabilir.

Uyarlama Talebinde Sözleşme Hükümlerinin Etkisi ve Özel Şartlar

Tarafların kira sözleşmesine ekledikleri özel uyarlama maddeleri veya ekonomik risk paylaşımına dair hükümler, mahkemenin uyarlama talebini değerlendirirken dikkate aldığı temel unsurlardır. Eğer sözleşmede tarafların ekonomik dalgalanmaları önceden öngördüğü ve bu riskleri üstlendiği açıkça belirtilmişse, uyarlama talebinin kabul edilme ihtimali oldukça düşüktür. Hakim, sözleşme serbestisi ilkesi gereği tarafların iradesine öncelik verir ve sözleşmede yer alan risk paylaşım düzenlemelerini inceleyerek, olağanüstü durumun bu riskin ötesinde olup olmadığını denetler.

Sözleşmede yer alan “kira artış oranı” veya “enflasyon endeksli artış” gibi hükümler, uyarlama davası açılmasına engel teşkil etmez; ancak bu hükümlerin varlığı, tarafların ekonomik değişimleri sözleşme aşamasında öngördüklerine dair bir karine oluşturabilir. Bu durumda davacı taraf, sözleşme kurulurken öngörülemeyen durumun, sözleşmedeki artış oranlarının dahi karşılayamayacağı kadar ağır bir ifa güçlüğü yarattığını ispatlamakla yükümlüdür. Sözleşme dengesinin bozulduğuna dair iddialar, yalnızca genel ekonomik verilerle değil, kiralanan taşınmazın özel kullanım amacı ve sözleşme dönemiyle ilişkilendirilerek sunulmalıdır.

Bilirkişi İncelemesi ve Ekonomik Verilerin Analizi

Kira uyarlama davalarında mahkeme, sözleşme dengesinin bozulup bozulmadığını tespit etmek amacıyla genellikle uzman bilirkişilerden rapor alır. Bilirkişi incelemesi, taşınmazın bulunduğu bölgedeki emsal kira bedelleri, bölgenin ticari veya konut potansiyeli, sözleşme tarihindeki ekonomik koşullar ile dava tarihindeki verilerin karşılaştırılması üzerinden yürütülür. Mahkeme, bu teknik verileri değerlendirirken tarafların sunduğu mali tabloları, işletme giderlerini ve piyasa rayiçlerini esas alarak hakkaniyete uygun bir dengeleme yapar.

Bilirkişi raporuna itiraz süreci, davanın sonucunu doğrudan etkileyen bir aşamadır ve tarafların raporun tebliğinden itibaren yasal süre içerisinde teknik ve hukuki itirazlarını sunmaları gerekir. İtirazlar, bilirkişinin kullandığı emsal verilerin güncelliği, taşınmazın niteliğinin doğru değerlendirilip değerlendirilmediği veya ekonomik göstergelerin yanlış yorumlanması gibi somut gerekçelere dayanmalıdır. Mahkeme, bilirkişi raporu ile bağlı olmamakla birlikte, raporun gerekçeli ve denetlenebilir olması durumunda bu verileri hükme esas alır. Bu aşamada, tarafların kendi sundukları deliller ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkileri gidermeye yönelik ek rapor veya heyet incelemesi talep etme hakları saklıdır.

Dava Sürecinde İhtiyati Tedbir Talebi ve Uygulama Sınırları

Kira uyarlama davası devam ederken, kira bedelinin dava sonuna kadar uyarlanmış tutar üzerinden ödenmesi veya tahliye riskinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir talep edilmesi uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak, kira uyarlama davalarında ihtiyati tedbir kararı verilmesi oldukça istisnai bir durumdur; zira bu talep, davanın esasına ilişkin bir hüküm niteliği taşıyabilir. Mahkemeler, kural olarak kira bedelinin ödenmemesi durumunda doğacak tahliye riskini, davanın konusu olan uyarlama talebiyle doğrudan ilişkilendirerek tedbir kararı vermekten kaçınırlar.

İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için, davacının dava süresince kira bedelini ödememesi durumunda telafisi imkansız zararların doğacağını ve davanın kazanılma ihtimalinin yüksek olduğunu somut delillerle ortaya koyması gerekir. Uygulamada, mahkemeler genellikle kira bedelinin mevcut sözleşme üzerinden ödenmeye devam edilmesini, uyarlama kararının kesinleşmesiyle birlikte aradaki farkın mahsup edilmesini veya iadesini uygun görürler. Bu nedenle, uyarlama davası açan kiracının, dava süresince kira bedellerini ihtirazi kayıtla ödemeye devam etmesi, temerrüt nedeniyle oluşabilecek tahliye riskini bertaraf etmek adına en güvenli yöntemdir.

Sık Sorulan Sorular

Kira uyarlama davası açmak için 5 yıl beklemek gerekir mi?

Hayır, kira uyarlama davası için kanunda öngörülen 5 yıllık bir süre şartı bulunmamaktadır; şartlar oluştuğunda her zaman açılabilir.

Arabuluculuk tutanağı olmadan dava açılabilir mi?

Hayır, arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir; aksi takdirde dava usulden reddedilir.

Kira uyarlama davası ne kadar sürer?

Davanın süresi mahkemenin iş yüküne, bilirkişi incelemesine ve tarafların itirazlarına göre değişiklik gösterir; kesin bir süre vermek mümkün değildir.

Hangi deliller sunulmalıdır?

Kira sözleşmesi, arabuluculuk son tutanağı, piyasa verileri, emsal kira bedelleri ve ekonomik göstergeler gibi olağanüstü durumu kanıtlayan belgeler sunulmalıdır.

Scroll to Top
WhatsApp