Aile İçi Şiddet ve Koruma Tedbirleri Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?

Aile İçi Şiddet ve Koruma Tedbirleri Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?

Aile içi şiddet veya şiddet tehlikesi altında olan kişiler; en yakın kolluk birimine (polis merkezi veya jandarma karakolu), Aile Mahkemesi hâkimliğine, Cumhuriyet Başsavcılığına, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine (ŞÖNİM) veya mülki amirliğe (valilik/kaymakamlık) başvurarak koruma tedbiri talep edebilirler. Acil ve hayati tehlike arz eden durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi aranabilir veya KADES uygulaması üzerinden tek tuşla ihbar yapılabilir. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep etmek için karmaşık bir dava süreci gerekmez; mağdurun beyanı esas alınır ve tüm başvurular harçtan muaftır.

Başvuru Mercileri

Kolluk, Aile Mahkemesi, Savcılık, ŞÖNİM veya mülki amirliklere sözlü veya yazılı başvuru yapılabilir.

Beyan Esası

Şiddetin varlığına dair darp raporu veya somut delil sunma zorunluluğu yoktur; mağdurun beyanı yeterlidir.

Ücret Durumu

6284 sayılı Kanun kapsamındaki tüm koruma başvuruları harçtan muaftır ve tamamen ücretsizdir.

Başvuru Süreci ve İzlenmesi Gereken Adımlar

Koruma tedbiri başvurusu, şiddet mağdurunun bulunduğu konuma göre en yakın yetkili merciye sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Başvuru sırasında herhangi bir delil veya belge sunma zorunluluğu bulunmadığından, süreç oldukça hızlı işler. Başvurulan merci, durumun aciliyetini değerlendirerek koruyucu veya önleyici tedbirlerden uygun olanı ivedilikle karara bağlar.

Karar verildikten sonra kolluk kuvvetleri tarafından derhal uygulamaya konulur. Mağdurun, kolluk birimlerine yaptığı başvurularda tutanak tutulmasını talep etmesi ve tutanağın bir örneğini alması, ileride yaşanabilecek ihlallerin ispatı açısından kritik bir öneme sahiptir. Kolluk birimleri, tedbir kararının tebliğ edilmesini beklemeden, mağdurun can güvenliğini korumak adına acil müdahale yetkisini kullanabilir.

Koruyucu ve Önleyici Tedbirler Nelerdir?

Koruyucu tedbirler, şiddet mağdurunun güvenliğini sağlamaya yöneliktir. Barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, kreş imkânı, kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi gibi tedbirleri içerir ve mülki amir veya hâkim tarafından verilebilir. Bu tedbirler, mağdurun yaşamını sürdürebilmesi ve şiddet ortamından uzaklaşabilmesi için gerekli olan temel destekleri kapsar.

Aile İçi Şiddet ve Koruma Tedbirleri Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?

Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayanın davranışlarını kısıtlamaya yöneliktir. Müşterek konuttan uzaklaştırılması, mağdura yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi ve silahını teslim etmesi gibi tedbirleri kapsar. Bu tedbirler kural olarak hâkim tarafından verilir ve şiddet uygulayan kişinin mağdur üzerindeki baskısını kırmayı hedefler.

“Av. Vedat Can SÜNERİN
Koruma tedbiri başvurularında en kritik nokta, şiddetin ispatı için vakit kaybetmemektir. Kanun, mağdurun beyanını esas alarak hızlı koruma sağlamayı hedefler. Başvurunun kolluk, savcılık veya mahkeme gibi farklı mercilere yapılabilmesi, mağdurun bulunduğu konuma göre en hızlı korumaya ulaşmasını sağlar. Tedbir kararı alındıktan sonra kararın içeriğine titizlikle uyulması ve herhangi bir ihlal durumunda derhal kolluk birimlerine bildirimde bulunulması, sürecin etkinliği açısından büyük önem arz eder.”

Süre ve İtiraz Yolu Nasıl İşler?

Tedbir kararları ilk defasında en çok 6 ay için verilebilir. Tehlike devam ediyorsa, süre dolmadan önce uzatma talebinde bulunulabilir. Hakkında tedbir kararı verilen kişi, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren aile mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz süreci, tedbirin uygulanmasını durdurmaz; yani karar, itiraz sonuçlanana kadar yürürlükte kalmaya devam eder.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Hatalar

Mağdurların “elimde darp raporu yok” diyerek başvurudan çekinmesi en büyük hatadır; kanun delil aramaz. Tedbir kararına itiraz etmenin, kararın uygulanmasını durdurduğu sanılmaktadır; ancak itiraz süreci devam ederken tedbir yürürlükte kalır. Tedbir kararına aykırı davranan kişi hakkında kolluğa veya savcılığa derhal bildirimde bulunulmalıdır; her ihlal ayrı bir zorlama hapsi sebebidir.

Tedbir Kararlarının Uygulanmasında Kolluk Birimlerinin Yetki Sınırları

Kolluk birimleri, şiddet tehlikesi bildirimini aldığı andan itibaren gecikmeksizin gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. Şiddet mağduru, karakola veya jandarma birimine başvurduğunda, görevli memurlar olayı tutanak altına alarak durumu derhal mülki amire veya hâkime bildirmek zorundadır. Kolluk, tedbir kararının tebliğ edilmesini beklemeden, mağdurun can güvenliğini korumak adına acil müdahale yetkisini kullanabilir. Bu süreçte mağdurun beyanı, olayın gerçekleştiğine dair yeterli şüphe oluşturduğu sürece, kolluk birimlerinin koruyucu tedbirleri derhal devreye sokması yasal bir zorunluluktur.

Uygulamada kolluk birimlerinin, tedbir kararının içeriğine göre şiddet uygulayan kişiye tebligat yapması ve kararın gereklerini hatırlatması beklenir. Eğer şiddet uygulayan kişi, tedbir kararına rağmen mağdurun konutuna veya iş yerine yaklaşmaya çalışırsa, kolluk birimleri bu durumu derhal savcılığa bildirmekle yükümlüdür. Mağdurun, kolluk birimlerine yaptığı başvurularda tutanak tutulmasını talep etmesi ve tutanağın bir örneğini alması, ileride yaşanabilecek ihlallerin ispatı açısından kritik bir öneme sahiptir. Kolluk birimleri, tedbirin etkinliğini sağlamak amacıyla mülki amir tarafından verilen kararları da derhal icra etmekle görevlidir.

Müşterek Konut ve Adres Gizliliği Uygulamaları

Şiddet mağduru için en önemli koruyucu tedbirlerden biri, kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi veya mağdurun güvenli bir barınma yerine yerleştirilmesidir. Eğer mağdur, şiddet uygulayan kişiyle aynı konutta yaşıyorsa, hâkim veya mülki amir tarafından verilen uzaklaştırma kararı ile şiddet uygulayanın konuttan derhal çıkarılması sağlanır. Bu süreçte mağdurun konutta kalmaya devam etmesi, mülkiyet hakkından bağımsız olarak mağdurun güvenliği ilkesine dayanır. Adres gizliliği kararı alındığında, mağdurun yeni ikamet adresi veya iş yeri bilgileri, şiddet uygulayan kişiyle paylaşılamaz ve resmi kayıtlarda özel bir koruma altına alınır.

Adres gizliliği tedbiri, mağdurun şiddet uygulayan kişi tarafından bulunmasını engellemek için tüm kamu kurumlarında geçerli olur. Mağdur, bu tedbirin uygulanması için başvuru sırasında adresinin gizli tutulmasını açıkça talep etmelidir. Eğer mağdurun barınma ihtiyacı varsa, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) aracılığıyla konukevlerine yerleştirilmesi sağlanabilir. Bu merkezler, mağdurun sadece barınma değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal destek ihtiyaçlarını da karşılamaya yönelik birimlerdir. Adres gizliliği kararı, mağdurun yeni bir hayata başlaması sürecinde şiddet uygulayanın takibinden kurtulması için en etkili araçlardan biridir.

Tedbir Kararının İhlali ve Zorlama Hapsi Süreci

Tedbir kararına aykırı davranılması durumunda, mağdurun veya kolluk birimlerinin durumu derhal savcılığa bildirmesi, hukuki sürecin başlaması için yeterlidir. Zorlama hapsi, tedbir kararının ihlal edildiğinin tespiti üzerine hâkim tarafından verilen ve disiplin niteliği taşıyan bir yaptırımdır. Bu hapis cezası, şiddet uygulayanın tedbir kararına uymasını sağlamak amacıyla uygulanır ve ceza infaz kurumunda çekilir. İhlalin her tekrarı, yeni bir zorlama hapsi kararı verilmesine imkân tanır; bu nedenle her ihlal olayı ayrı bir tutanakla kayıt altına alınmalıdır.

Zorlama hapsi kararı verilebilmesi için şiddet uygulayan kişinin savunmasının alınması gerekmez; ihlalin gerçekleştiğine dair tutanak veya delil yeterlidir. Bu yaptırım, şiddet uygulayanın tedbir kararlarını ciddiye almasını sağlamak için tasarlanmıştır. Mağdur, tedbir kararının ihlal edildiğini fark ettiği anda 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden kolluğa haber vererek ihlalin tutanak altına alınmasını sağlamalıdır. Tutanak, savcılığın zorlama hapsi talebinde bulunması için en temel belgedir. Zorlama hapsi, tedbir kararının uygulanmasını sağlamaya yönelik bir araç olduğundan, bu cezanın infazı tedbirin kendisini ortadan kaldırmaz; tedbir süresi boyunca geçerliliğini korur.

Sıkça Sorulan Sorular

Koruma kararı için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, koruma kararı başvurusu için avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak sürecin doğru yönetilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi için hukuki destek alınması önerilir.

Tedbir kararı sicile işler mi?

Hayır, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları bir ceza mahkûmiyeti değildir; bu nedenle adli sicil kaydına işlenmez.

Tedbir kararına uyulmazsa ne olur?

Tedbir kararına aykırı davranan kişi hakkında, ihlalin niteliğine göre 3 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir.

Erkekler de koruma talep edebilir mi?

Evet, 6284 sayılı Kanun cinsiyet ayrımı gözetmeksizin şiddet mağduru olan veya şiddet tehlikesi altında bulunan herkesi korur.

Scroll to Top
WhatsApp