• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Vedat Can Sünerin
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Vdtcnsnrn
  • https://www.instagram.com/avvtcnsnrnn
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA

İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42

Aile Konutu

Aile Konutu

Kanunda tanımı verilmeyen aile konutu, eşlerin, evlilik birliğini sürdürme ve oturma ihtiyacını karşılama amacıyla edindikleri ve aynı zamanda üçüncü kişilere karşı, evlilik birliğinin mekansal konumu olarak gösterdikleri yeri ifade etmektedir. Bir yerin aile konutu olduğundan bahsedebilmek için, öncelikle konut olarak kullanılmaya elverişli bir yer olması gerekir. Bu nedenle, örneğin, bir arazi üzerine kurulmuş bir çadırın aile konutu olarak kabul edilmesi mümkün değildir.


Belirtmek gerekir ki; eşlerin birden çok konutu olsa bile, bunlardan ancak biri aile konutu niteliğine sahiptir. Birden çok aile konutu olamaz. Bu sebeple, eşlerin birden çok konutu olsa bile, aile konutuna ilişkin korumadan bunlardan sadece biri yararlanabilir. Konutlardan hangisinin aile konutu olduğunu tespit etmek için eşlerin iradesine bakmak gerekir. Bu nedenle, eşler, evlilik birliğinin merkezi olarak hangi konutu benimsemiş ve üçüncü kişilere, doğrudan veya dolaylı olarak hangi konutu göstermişlerse, o konutu aile konutu olarak kabul etmek gerekir.

Türk Medeni Kanunu m.194, aile konutunun edinilme biçimini dikkate alarak, bu konuda eşleri koruyucu hükümler getirmiş ve eşlerin aile konutu ile ilgili işlemlerini sınırlamıştır. Hüküm emredici nitelikte olup, taraflarca aksi kararlaştırılamaz. İlgili hüküm uyarınca; “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.


Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.

Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.” denilmektedir. Buna göre, şayet aile konutu eşlerden birinin mülkiyetinde ise, mülkiyet hakkı bulunmasına rağmen, o eş, diğer eşin rızası olmadan, bu konutu devredemez veya onun üzerindeki haklarını sınırlayamaz. Ancak diğer eşin rızasıyla yapılabilir. Bu rızanın açık olması gerekmekte olup, örtülü rıza geçerli değildir. Yapılan işleme eş rıza göstermezse, işlem hem onu yapan eş için hem de işlemin diğer tarafı için geçerli olmaz, yani kesin olarak hükümsüzdür.


Aile Konutu Şerhi

Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi düzenlenen aile konut şerhi, şayet aile konutu niteliğindeki taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi yoksa, işlem tarafı olan kişi, TMK m.1023 çerçevesinde ayni hak kazanır. Buna göre, malik olmayan eşin korunması açısından en elverişli yol, kanun koyucunun imkan tanıdığı tapu kütüğüne aile konutu şerhinin konulmasıdır. Bu şerh sayesinde, malik olan eşle işlem yapan kişinin iyi niyeti ortadan kalkacak ve o ayni hak kazanamayacaktır.

Malik olmayan eş; güncel nüfus kayıt örneği, aile konutunda eşlerin yaşamlarını birlikte sürdürdüklerini gösteren muhtarlık evrakı ve nüfus cüzdanı ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü’ne müracaat ederek aile konut şerhi konulmasını isteyebilir. Aile konutuna mahkeme nezdinde de şerh konulabilmektedir. Bunun için eşlerin evlilik birliklerini devam ettiriyor olmaları ve eşlerden birinin istemde bulunması gerekmektedir. Aile konutuna konulan şerh, şerhin kaldırılmasının talep edilmesi veya  eşlerden birinin ölümü neticesinde kaldırılabilmektedir. Boşanma nedeniyle aile konutu şerhinin kaldırılması talep edilecekse, boşanma davasında verilen kararda bu hususun açıkça belirtilmesi gerekmektedir.


Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.