• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Vedat Can Sünerin
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905398192442
  • https://www.twitter.com/@Vdtcnsnrn
  • https://www.instagram.com/avvtcnsnrnn
    • Sünerin Hukuk & Danışmanlık
    • Av. Vedat Can SÜNERİN

Adres: Panayır Mah. İstanbul Cd. No:387 Biçen Plaza Kat:4 No:24 Osmangazi-BURSA

İletişim: 0224 503 65 76 - 0539 819 24 42

Ayrılık Davası

Ayrılık Davası

Ayrılık davası evliliklerinde sarsılma yaşayan ve evlilik birliğinin devam edemeyeceğini düşünen ancak boşanmak istemeyen eşlerin; belli bir süreliğine ayrı yaşama talebiyle başvurdukları bir dava türüdür.

Aile kurumunun korunmasına yönelik olan ayrılık davasında, taraflara belirli bir süre zaman tanıyarak, evliliklerinde düzen sağlayabilmek için fırsat verilmektedir. Ayrılık konusu, Türk Medeni Kanunu’nun 167. Maddesi ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemelere göre ayrılık davasının açılabilmesi için,  eşlerin boşanma davası açabilme hakkının bulunması gerekmektedir. Evlilik birliği içerisinde boşanma sebeplerinden birisinin bulunması hallinde (aldatma, onur kırıcı davranış, haysiyetsiz yaşam tarzı, terk, hayata kast, suç işleme vs) ayrılık davası da açılabilmektedir.


Ayrılık sebeplerinin ispatlanması neticesinde ayrılığa karar verilebilmektedir. Ayrılık süresiz olmayıp, ayrılık süresinin sınırları Türk Medeni Kanununda belirtilmiştir. Ayrılık kararının alınması sonrasında hakim; eşlere bir yıl ile üç yıl arasında evliliklerini toparlamaları için zaman tanımaktadır. Mahkeme kararıyla verilen zamanın bitiminde tekrar evlilik birliği kurulamamış, taraflarda ortak irade oluşmamışsa, eşler boşanma davası açabilmektedir.

Boşanma talebi ile açılan bir davada eldeki somut delil ve veriler incelendiğinde hakimde; sağlıklı bir evlilik birliğinin tekrar kurulabileceği yönünde kanaat oluşursa, hakim ayrılık talebi olmasa bile ayrılık kararı verebilmektedir. Burada hakime verilen takdiri yetki sınırsız olmayıp, davadaki somut veriler dayanak alınarak karar alınmalıdır. Ayrılık kararı sonrası eşlere tanınan süre kararın kesinleşme tarihinden itibaren başlamaktadır. Boşanma talebi ile dava açılması ancak ayrılık kararı verilmesinden sonra ayrılık sürecinde; eşlerden birinin boşanma sebebi olabilecek davranışlardan birini gerçekleştirmesi halinde tekrardan bu sebebe dayanılarak boşanma davası açılabilmektedir. Ayrılık sürecinde eşin sebep davranışı delil olarak kullanılabilecektir. Nitekim ayrılık sürecinde, boşanmanın aksine eşler arasında sadakat yükümlülüğü devam etmektedir.


Ayrılık davası sürecinde mahkeme re’sen nafaka, velayet ve ailenin korunmasına yönelik tedbirleri almakla yükümlüdür. Müşterek çocuğun bulunması halinde hakim; tarafların sosyal ve ekonomik koşullarını gözeterek ayrılık süresince çocuğun velayetini güvence altına alır. Ayrılık süreci evliliğin sona ermesi anlamına gelmediği için, eşlerin aktif ve pasifleri mahkemeden ayrıca bir karar alınmadıkça ortak kabul edilmektedir. Mal rejimi ile ilgili bir sözleşme bulunuyorsa ayrılık sürecinde de bu sözleşme uygulanır. Ancak mal rejimi sözleşmesinin sonradan iptal edilmesi halinde ayrılık sürecindeki aktif ve pasifler açısından da edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.

Ayrılık davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi olup; yetkili mahkeme eşlerden birisinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.